şükela:  tümü | bugün
  • metis yayınlarından büyük gerileme adıyla yeni çıkan önemli bir kitap. kitabın alt başlığı "zamanımızın ruh hali üstüne uluslararası bir tartışma".

    kitabın tanıtımı şöyle:

    "dünyanın birçok yerinde neden sağ popülizm neredeyse eşzamanlı olarak yükseliyor? bu yükselişin arkasındaki sosyolojik ve ekonomik nedenler ne? “radikal piyasacı” küreselleşmenin açmazlarına verilecek tek cevap sağ popülizm mi? küresel iklim değişikliğinin küresel göç üzerindeki etkisi ne? mevcut yönetimlerin bu sorunlar karşısında aldığı tutumlar kimi korumaya yönelik? yabancı ve göçmen düşmanlığını, giderek ırkçılığı körükleyen ekonomik ve sosyal politikaların dışına nasıl çıkılabilir? alt sınıflarla orta sınıfların talepleri hangi noktalarda buluşup hangi noktalarda ayrılıyor? bütün bunlardan kimlik siyasetine sıkışıp kalmış olmamız mı sorumlu? “büyük gerileme” karşısında neler yapılabilir?
    12 dilde aynı zamanda yayımlanmakta olan kitaba almanya, fransa, ingiltere, abd, hindistan gibi ülkelerden katkıda bulunan on beş yazar bu ve benzeri küresel soruların cevaplarını arıyor."

    sorunlarımızda yalnız değiliz. çözümlerini de tek başına yaratmamız pek olası görünmüyor. kurtuluş yok tek başına...
  • son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biri "büyük gerileme" olmalı. yukarıda da bahsedildiği gibi yükselen sağ popülizm ve demokratik gerileme çok konuşuldu. bu kitapta bunun ekonomik ve sosyolojik temelleri araştırılıyor. konular farklı perspektiflerden (sosyolog, filozof, antropolog vs.) güncel bir şekilde ele alınıyor, yaşanan değişim polanyici mekaniği ile savlanıyor. bauman ve zizek gibi tanıdık isimlerin yanında, benim en beğendiğim bölümler ıvan krastev'in "çoğunlukçu gelecekler", paul mason'un "özgürlük korkusunu aşmak" ve pankaj mishra'nın "hınç çağında siyaset: aydınlanma'nın karanlık mirası" oldu. ek olarak, yapılan atıflardan bir an önce thomas piketty, ulrich beck ve paul krugman okumam gerektiğine ikna oldum. her ne kadar kitap ufuk açıcı olsa da, bu yazarları okumanın kavrayışı derinleştireceğini düşünüyorum.
  • arjun appadurai, zygmunt bauman, donatella della porta, nancy fraser, eva illouz, ivan krastev, bruno latour, paul mason, pankaj mishra, robert misik, oliver nachtwey, cesar rendueles, wolfgang streeck, david van reybrouck ve slavoj zizek'in katkılarıyla heinrich geiselberger tarafından hazırlanmış 15 harika bölümü içeren kitap.

    yukarıda tanıtım yazısı verilmiş. yazıların ana hattı ise önsözün şu kısmında oldukça net:

    "bugüne kadar hep "küreselleşme"nin risklerinden bahsedildi, ama bu derlemedeki makalelerin çoğu, küreselleşmenin radikal piyasacı bir biçiminin söz konusu olduğunu, dolayısıyla neoliberalizm’in risklerinden de bahsetmenin bir o kadar yerinde olduğunu vurguluyor. bu bakımdan, derlenen yazılar, neoliberal demokrasilerin –ernst-wolfgang böckenförde’nin sözlerini biraz değiştirerek aktaracak olursak– nasıl kendilerinin güvenceye alamadıkları önkoşullardan (belli bir düşünce çoğulculuğu sunan medya; sendikalar, partiler veya dernekler gibi, insanların kişisel etkililiklerini az çok deneyimleyebildikleri ara cemiyetler; farklı çevrelerin çıkarlarını birbirine eklemlemeyi başaran gerçek sol partiler ve eğitimin “insan sermayesi” hazırlamaya ve pisa sorularının ezberlenmesine indirgenmediği bir eğitim sistemi) beslendikleri sorusuna dair incelemeler olarak da okunabilir."

    ---spoiler---

    "durmaksızın yalan söyleyen ve vergi kaçıran birine oy veren zengin ve fakir tüm insanlar, bir kez daha insan arzularının bireysel çıkar mantığından bağımsız hareket ettiğini, hatta bireysel çıkarları zedeleyebileceğini kanıtladı. gerçekten de kendimizi, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında, saldırgan bir hoşnutsuzluğa kapılmış kitlelerin, asap bozucu derecede uzatılmış rasyonel siyaset ve ekonomi deneyi sonrası radikal alternatiflere yöneldiği, ürkütücü ölçüde aşina olan bir konjonktürde bulduk."
    hınç çağında siyaset/p.mishra

    ---spoiler---