şükela:  tümü | bugün
  • unlu avusturyali yazar joseph roth'un 1939 yilinda yazdigi anlati.
  • joseph roth'un aynı adlı romanından uyarlanan ve başrolünde rutger hauer gibi bir efsanenin döktürdüğü film. rutger hauer, paris'te köprü altlarında yaşayan evsiz ve dindar bir ayyaşı, andreas kartak'ı canlandırır. kartak hemen hemen her gününü aynı şekilde geçirmekteyken bir gün yanına hali vakti yerinde biri gelir ve zaten onu aramaktadır.

    --- spoiler ---
    yabancı, kartak'a bol miktarda para verir, ondan tek istediği parası olduğu zaman borcunu herhangi bir kiliseye bağış yaparak ödemesidir. kartak'ın tüm yaşamı değişir, her para harcadığında ve kazandığında nefesinizi tutarsınız, bu iş nasıl sonlanacak diye. enfes bir sonu vardır.

    --- spoiler ---

    roman zaten çok güzeldir ama rutger hauer olmasa bu kadar güzel bir film olur muydu, bilmem. çok basit gibi görünen bir karakteri alıp derinleştirdikçe derinleştiriyor, sadece nüanslarla. hele bir kafede müşteri olduğu bir sahne var ki, oyunculuk dersi gibi. kendisine saygımız sonsuz.
  • kitap, almanca'dan vedat çorlu imzasıyla dilimize çevrilmiştir.

    dost'un edebiyat serisinden çıkan bu kısacık metin, keskin bir gözlem ve ince bir içselleştirmeyle benzerlerine rio'nun izbe-kenar mahallelerinde karşılaşabileceğimiz foto-reel bir kahramanı bizimle tanıştırır.

    alışılageldik nehir-köprü-köprü altı-ayyaş formatının dışına taşan kugu ve anlatı(m), insanın kendi iç ben'inin çeperlerinde dolaşan bir sülietle-varoluş sarkacının flu bir yansıması olur. herman hesse ve thomas bernhard metinlerinden alıştığımız tada yakın duran bu 'efsane' anlatımı, sinema-senaryo diline de uyarlanarak avusturya edebiyatı içinde özel konum kazanmıştır.

    kitap, "1934 yılının bir bahar akşamı, yaşını başını almış bir beyefendi seine'in üzerindeki köprülerden birinin taş basamaklarından aşağıya, kıyaya iniyordu" diye başlayan ortalama bir betimleme cümlesiyle açılıyor. ancak daha ilk bölümlerde, "gazeteler insanı sıcak tutar, bunu bütün evsizler bilir", "insanın perişanlığını kendi gözleriyle görmesi hoş bir şey değil" gibi pek çok tezli cümleyle bizi kendine bağlar.
  • insanların, mucizelere, çabucak ve kolayca alışmaları üzerine, kısa, büyük bir roman (sadece 51 sayfa).

    joseph roth'un bu romanının türkçe adı: aziz ayyaşın efsanesi, dost kitabevi, mayıs 2000;
    çeviren: vedat çorlu
  • paranın borcunu ödeyemeyecek kadar değersiz olduğunu bilen andreas, ne mutlu sana, hiçbir şeye kadir değilsin.

    harcar gibi okuyun.
  • kitap, karakter hikayesi gibi görünse de baştan sona bir insan hikayesidir. andreas kartak, bizzat biz; rahibe teresa, bizim uğruna yaşadığımız ve öleceğimiz değerlerimizdir.
  • aziz ayyaşın efsanesi, sadece 52 sayfalık bir mucizeler silsilesi. çok kısa, çok öz. gereksiz yere uzatılsaydı, 520 sayfa da olabilirdi. ben bu kadar saçma bir hikayeyi bu kadar kısa sürede okuduğum için mutluyum. teşekkür ederim joseph roth.

    bakınız: metroda okumak üzere kindle'a atılan küçük kitaplar.