*

şükela:  tümü | bugün
  • the love of nerthus, die liebe nerşus' ve die liebe nerpus olarak da ortamlarda bulunabilen, burzum'un 99 yılına ait hlidskjálf albümünde bulunan mistik bir parçasıdır.

    kendimize yük ve hedef seçtiğimiz nice gereksiz metanın olmadığı zamanlarda, yemyeşil ve bolluk içerisindeki kuzey köylerinde, düzen gereği bizdeki imece usulüne benzer, her şey beraberce gerçekleştirilirmiş.

    eriyen karların ortaya çıkardığı narin yeşillik iyice görünür olduğunda, avdan dönen yaşlılar baharı müjdeleme vaktinin gelip gelmediği konusunu tartışırlar ve karara varılan günün şafağında buluşur, sessiz bir telaşa düşerler.

    ne zaman ve nasıl başladığı bilinmeyen bu gelenekleri uyarınca, her ailenin en yaşlısı, aileyle özdeşleşmiş olan enstrümanlarını alıp, köyün iskelesine yakın büyük alanda hazırlıklar yaparlar.

    ahşap ve metalin ustalıkla elleçlenmesi ile ardından insansı duyguların vuruşlarıyla, nefesiyle titreştirilmesi, köyün etrafında cennetsi seslerin yankılanması ile son bulur.

    bu hazırlıklardan haberi olmayan köy halkının yaşı tutanları, baharın müjdelendiğini anlayarak kendi müzik aletlerini kapıp yaşlılara katılmak üzere iskelenin yoluna koyulur. olaya anlam veremeyen küçükler de şaşkın gözlerle onları izler.

    geleneğin en güzel yanı, farklı enstrümanlarla çalının aynı melodinin, hiç durmadan tam 5 gün ve 5 gece çalınmasıdır.

    müziği icra edenler sanki aynı frekansta bir transta gibidirler ve sürekli olarak bir rotasyon söz konusudur.

    ava gitmesi, yemek yapması, tarlaya gitmesi gerekenler; işi olan herkes usulca çalmayı bırakıp gruptan ayrılır ve onların yerine sürekli olarak yenileri katılır.

    farklı ton ve tınılarda ama simultane ve güçlü bir şekilde gökyüzünü dolduran bu melodi günlerce susmaz ve baharın gelişi de daha güzel müjdelenemezdi.

    işte her defasında böyle bir bahar, böyle kommün bir güzellik gelir aklıma bu şarkıyı dinlediğimde.

    entry girmeye karar verdikten sonra rastladığım varg abimizin hikayesi ise şöyleymiş bu şarkı için:

    "happy men and women follow a trail in the woods. the follow a wagon led by a priest, towards a holy lake. wonderful colours, dancing happy people, the scene is nature's love. dancing along are the thralls, the sacrifice to mother earth, this sunny day, dancing along towards a holy lake. hail to mother earth, the thralls are shouting. hail and joy, before they are strangled and lowered into the lake, happy and smiling, willingly giving their lives to strengthen nature. such is true love, and it's strength!"

    reis ile benzer şeyler hissetmiş olmam da ayrı bir güzellik tabi.
  • hikayesi fazla alakasız olsa da burzum'un beni zaferle, tatlı tatlı evine dönmekte olan, asil bir savaşçı moduna sokan şarkısıdır. hani olur ya romanlarda savaşçı, şövalye veya her neyse uzun bir sefere çıkar, dünya kadar macera atlatır, defalarca kez ölümden döner ve hedefine ulaştıktan sonra heyecan ile at sürdüğü yollardan zaferin yaşattığı keyifle, dimdik bir şekilde geri, evine gider. işte tam o atmosferi tattıran bir şarkı bu da.