şükela:  tümü | bugün
  • elias canetti'nin dilimize "insanın taşrası" olarak çevrilmiş, 1942-1972 yılları arasında aldığı notları içeren kitabıdır.

    “bu notların güçlüğü, kişisel olmalarından kaynaklanıyor. insan, özellikle kişisel olandan uzaklaşmak istiyor; sanki daha sonra artık değişemeyeceğinden korkarcasına, kişisel olanı kâğıda dökmekten korkuyor. gerçekte ise insan bir kez yazdıktan sonra rahat bıraktığı takdirde, her şey pek çok yoldan değişime uğramayı sürdürüyor. ruhun yollarını gösteren şey, yeniden okumak.”
  • canetti kitle ve iktidar'ı yazdığı dönemde kendine başka bir edebiyat metni yazmayı yasaklayıp oluşabilecek bunalımdan kaçış yolu olarak notlar'ı yazmış. çevirmeni ahmet cemal farklı düşünmüş tabii.
  • yanınızda not defteri ve kalem olmadan okumamanız gereken kitap. okurken, bunun farklı bir tür olduğunu unutmayın. zaten canetti'nin kafa yoluna kapılıp gideceksiniz. kişisel yorumum, 1946 sonrası yazdıkları daha kaliteli geldiği yönünde.
  • hayatınızdaki aforizma eksiğini uzun süreliğine kapatabilir bu kitap. önsözde ahmet cemalin tanımıyla iki dünya savaşı görmüş kuşağın insanlığın halini kendine dert edinmiş kesiminin bir üyesidir canetti. insanlığa dair düşünmeye ve üretmeye hiç ara vermemiş yazar. serbest bir düşünce akışından çıkardığı cümlelerine katılmasanız bile hepsinin muazzam bir bilgelikten geldiğini farkedebiliyorsunuz.

    buyrun bir alıntı da ben yapayım kitaptan, okumanın önemine dair:

    "uzun zaman okunmadığında, ruhun delikleri genişliyor, her şey bu delikten geçip gidiyor ve en kaba tanelere varıncaya kadar her şey, sanki hiç olmamış gibi oluyor. yaşanmış olan, ancak okunmuş olanla toparlanabiliyor ve insan bu okunmuş olan olmaksızın hiçbir şey yaşamış olamıyor."