şükela:  tümü | bugün
  • dostoyevskinin yeraltindan notlarina bir gonderme oldugu iddia edilebilirse de, aslen franz kafka nin babasinin ona bir mektupta edebiyata olan egilimini kastederek

    "sen bir boceksin, parazitsin ailenin sirtinda"

    demesinden esinlenerek yazilmis bir eserdir. karanlik, depresif bir havasi olan eser bazilarina gore antihristiyan degerler bildirimini, bazilarina gore kafkanin gizli escinselligini, bazilarina gore ise (ki ben bu gruba dahilim) kimlik sebebiyle aile tarafindan reddedilisi anlatmaktadir.

    ilgili referanslarim kafkanin babasina yazip da yollamadigi mektup, babasinin ona yazdigi mektuplar, ilk gunaha yapilan bi gondermeyi iceren elma ile cezalandirilma, gregor un sut icmemeye baslamasi gibi detaylardir.

    ayrica yine gregor samsanin ruh hastasi oldugu, kendini bocek (ya da kimlerine gore bir tur parazit) sanmasi soz konusudur. boyle dusunerek okundugunda da "vay anasini?" denilebilmektedir.

    edit: bir kitap da böyle okunup, okunandan anlaşılan bu şekil ifade edilebiliyormuş. kendinden isildememek, kendinden utanmamayı öğrenmek mümkün mü? değilse sıçtık.
  • franz kafka'nin yasadigi topluma sekil veren sanayi devrimi'ne karsi bir tepkidir donusum. sadece calisma saatleri ve de urettigiyle degerlendirilen yiginlarca insanin insanliklarini kaybedislerinden baska bir sey degildir bir bakima burda franz kafka ustune basa basa anlattigi sey. insanlarin birer uretim araclari haline geldigi ve uretim araclarindan daha fazla deger goremedikleri duzenin onlarin ne hale geldiklerini gosterir bir eserdir. kitaptaki en ilginc karakter zannimca gregor'dan korkmayan hizmetcidir. nacizane yorumuma gore kendisi olabilecek en degersiz bocekten baska bir sey degildir ve de aslinda cok uzun zaman once bir bocege donusmesine ragmen ondaki ilgincligi yaratan sey bundan rahatsiz olmamasidir.
    gregor'un ailesinin sorunu da kendilerini degerlendirirken tum deger yargilarini gregor tabanli olusturmalari ve kendi degerlerini ogullarinin sosyal statusuyle olcmeleridir. kendileri sanki bir deger bareminde ogullarinin ustundeki basamaktadirlar ve ona bagli olarak hareket etmektedirler. gregor'un degeri dustukce onlar da degersizlesmektedirler ki insanlarin "asil degisen gregor degil ailesi" yorumunu yapmalari da ailenin gregor insanlarin gozundeki en degersiz yaratik olan pis bir bocege donusmesinden sonra kendileri de degersizlesmektedirler.
    kitaptaki cerceve imgesi sadece iki yerde* gecmesine ragmen gregor'un zaten sahip oldugu tek insancil niteliginin merkezi olmasi acisindan onemlidir. bu cerceve gregor'un tek ozel yasantisi kendisine ayirdigi zamanin bir simgesidir. babasinin patronu geldiginde hemen oglunun bu kendine ozel tek ugrasini ortaya surmesi "gelin gregor'un yaptigi cercevelere bakin" demesi oglunun insanligina ne kadar deger(!) verdiginin gostergesi ve de franz kafka ile babasi arasindaki muhtesem(!) iliskinin bir egretilemesidir belki de...*
  • işin ilginç yanı , kimse kafka'nın bu kitabında bir kez olsun, bu adamcağız neden böceğe dönüştü diye sormaz , merak etmez, derhal kabullenilir.
  • bence bu oyku icin dikkat edilmesi gereken sey samsa'nin bocege donusmesi degil ailenin bu "donusum"u normal bir olaymiscasina karsilamasidir. tepkisizlikleridir hayrete dusuren ve insani dusunduren.
  • kitapla ilgili başka bir ayrıntı ise şöyledir:

    gregor samsa bunaltıcı düşlerden uyanıp kendisini bir böcek olarak bulmadan önce ailesi ve çevresi tarafından sayılan ve sevilen birisidir.ama böcek olduktan sonra iyi sayılabilicek işinden olmuş,ailesine para getiremez olmuştur.ailesi kendisi sayesinde devam ettirdiği hayat standardının altına inmek zorunda kalmıştır.aynı zamanda işinde gayet başarılı bir geçmişe sahip olmasına rağmen müdürü böcek gregor'u görünce kaçmış,onu gözden çıkarmıştır,çünkü gregor pazarlamacıdır,ve bir böceğin insan ilişkilerinin önemli rol oynadığı pazarlama alanında başarı elde etme şansı sıfırdır.ama kendisi böcek olmadan önce evde asla kendisi kadar önemli olmamış,işe yaramaz gözüyle bakılan,keman çalması bile çok görülen kız kardeşi grete böcek olan gregor'un bakımını üstlenmiş,daha da önemlisi serpilip güzelleşerek aileye zengin damat getirme ihtimalini doğurmuştur.böylece grete ailenin gözünde aşırı değerlenmiş,gregor'un tahtına oturmuştur.burda dikkat çeken husus ise,kapitalizmde işe yaramanın,farklı olmamanın ne kadar önemli olduğudur.gregor'un ailesine,kız kardeşine beslediği o saf sevginin hiç bir önemi yoktur,çünkü o artık bir böcektir.görünce tiksindiğimiz,niye yaratıldığını merak ettiğimiz zavallı bir böcek.
  • kafka okumaya baslamak icin ya da kitap okuma aliskanligi edinmek icin iyi bir baslangic olmaz bu kitap. cunku bu sekilde, ''70 sayfaymis. iyi ben bunu okuyayim bari. hem kafka okumus olurum'' diye dusunerek okunursa, kitabin sonunda soracaginiz soru ''iyi de simdi bu adam neden bocege donustu'' olur -ki, bu da kitabi okumak icin harcadiginiz vaktin bosa gittigini gosterir. kitabi bitirdiginiz zaman sitemin birey-toplum-aile iliskilerini ne hale getirdigini, sanayi devriminin ''insan'' hayatina yaptigi yadsinamaz katkilari, baba otoritesinin birey uzerindeki etkilerini sorguluyorsaniz, kafaniz gregor samsa'daymis demektir. aksi halde tekrar, tekrar ve tekrar okumanizda fayda var.

    --- spoiler ---

    bir kere gregor samsa neden bocege donustugu ile hic ilgilenmiyor. bocek hali ile yatakta saga dogru donmeye calisirken kafasindan gecenler sunlar:

    ''aman tanrim! diye dusundu. ne zahmetli bir meslek bir secmisim kendime. her gunum yollarda geciyor. bu is firmadaki islerden daha yorucu. ustelik bir de bu basbelasi yolculuklarda yasananlar: aktarma trenlerini kacirmamak icin cekilen sikintilar, kotu ve duzensiz yenen berbat yemekler[...] hepsinin cani cehenneme!''

    bu sizlanmalarin yaninda, yataktan bir turlu kalkamadigi halde, aklina gelen tek seyin ''ise gec kalmak'' oldugunu goruyoruz. yani gregor samsa insan hali ile zaten bir bocek hayati yasiyor. eglence yok, sosyallik yok, insanlarla iliskiler berbat duzeyde; surekli calismak, kosusturmak, ailesine ve kendisine bakmak, yasamaya calismak... bunlar zaten bir bocekte gorulebilecek turden seyler. gregorun eski donusumden once bir insan oldugunu iddia etmek oldukca guc.

    beri yandan, vucuduna alisip duvarlarda ve tavanda gezerken, tavandan sarkmanin ne kadar ''eglenceli'' oldugunu fark ettigini goruyoruz. gregor samsa tavandan sarkarken, hayatinda ilk kez ''egleniyor'' insanken tadamadigi bu duyguyu, donusumunden sonra tadmaya basliyor. hatta eski haline nazire yaptigi iki konu da, keman sesi ve kurklu venus resmi. samsa sadece keman sesine tepki veriyor ve sahiplenme duygusunun yok olmasindan endise ettigi icin de, duvardaki resmi kacirmaya calisiyor. buradan, aslinda samsa'nin donusumunden sonra bocek hayatini terk edip, insani duygularla yasamaya basladigini soylemek, ''bir yerde'' mumkun.

    bir de ''degisen aslinda samsa degil, kiz kardesi'' mevzusu var ki, konu ne zaman donusumden acilsa, bu cumle sik sik tekrarlanir arkadas ortamlarinda. sahsi olarak ben buna katilmiyorum. greta'nin en basta gregor'a farkli bir sekilde yaklastigi, bu sekilde kendini degerli hissettigi ve gregor'dan umut kesilince bambaska bir halet-i ruhiyeye burunup, gregor'dan ilk kurtulmak isteyen kisi oldugu dogru. bu bir donusumdur. ancak burada soyle bir sorun var ki, gregor'un babasi, greta'dan daha buyuk bir degisim yasiyor:

    ''eskiden is seyehatinden donen gregor'un uzerinde robdosambrla koltukta karsilayan, dogrulup kalkmaya takati olmayip yalnizca kollarini havaya kaldirarak dondugune sevindigini belli eden[...] eski paltosuna sarilmis, bastonunu hep sakinarak yere bastirip ilerlemeye calisan ve bir sey soylemek istedi mi neredeyse oldugu yerde durup yanindakileri cevresine toplayan adam miydi bu? oysa simdi dimdik karisinda duruyordu.[...] firca gibi kaslarin altinda kara gozleri zinde ve uyanik bakiyordu. normalde hep daginik duran ak saclari tepede alabildigine ozenle ikiye ayrilmis, yukardan asagiya taranmisti[...]

    eger ''asil donusum yasayan greta'' dersek, ben de ''asil donusum yasayan gregor'un babasidir'' derim, evde donusum yasamayan tek kisi olarak anne kalir ve oyku bambaska bir hal alir. sonuc olarak greta ve babasi dark side'a gecmis, gregor ise dark side'a gecti sanilan ama aslinda dark side'dan kurtulan kisi olmustur bu oykude.

    [oykudeki ''elma ile cezalandirma'', ''kurklu venus'', ''buyuyup serpilen kiz kardesin zengin koca bulma umudu'' gibi detaylara ayrica dikkat edilmelmesi elzemdir.

    --- spoiler ---
  • franz kafka'nın yapıtı...kitabın ana karakteri gregor samsa üç şeye karşı çıkar: baba otoritesinin baskısına, duygusal yaşamın yokolmasına, ekonomik sömürüye.bunlar kitabın özünü oluşturan üç temel kavramdır ..
  • ilk cumlesi uzerine bu kadar yaygara koparilan bir roman daha bilmiyorum. daha guzel ilk cumleler var (bence en sahanesi anna karenina'ninki, "tum mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluguysa degisiktir". olmadi boyle, unhappy in its own way. gerisini okumaya zorluyor resmen); daha unlu de ilk cumleler var (call me ishmael *. kisa ve oz) ama boyle tartismalisi yok galiba. almancaya ozgu, turkceye birak ingilizceye de cevirilemeyen kelimeler yuzunden. aslen dev bir bocek degil de igrenilecek/korkunc/buyuk bir pislik olarak bulmus kendini samsa.

    neyse, sonucta isin ozu adam illa bir hamambocegi olarak uyanmiyor yani, istenmeyen ve izole edilmis bir hale geliyor o kadar. artik deliriyor mu, aydinlaniyor mu okuyana kalmis. eserin hala populer olmasinin nedeni zaten her okuyanin metaforlari kendince yorumlayabilmesi.

    bir de tabii merak. yani niye donustu bocege, ne yapti, onu bilmek istiyor insan. bu sadece basit bir kronoloji sorunu degil. yani ornegin -laf unlu girislerden acilmisken- yuzyillik yanlizlikin basi da "yillar sonra kursuna dizildiginde, babasiyla bilmem ne yaptigi gunu hatirlayacakti" gibi bir foreshadowingle acilir. filmin son sahnesi gosterilir, sonra basa donulur, o son sahneye gelis anlatilir. kafka da filmin sonunu gosteriyor o baglamda ama basa sarmiyor veya memento olup geriye gitmiyor. sonundan baslayip sonunun ardina devam ediyor. o yuzden neden bocege dondu sorusu muamma olarak kaldigindan okuyani killandiriyor bu ama birakamiyorsun da.

    yillar once okuyup bazi notlar almisim. iste adam bocek gibi, yere yakin, kafka da otorite-birey karsilasmalarinda sahneyi oyle bir ayarlar ki otorite yuksekten konusur. bir yerden mi duydum, kitaptan mi cikardim hic hatirlamiyorum. sonra, o haliyle hala eski hayatina, kovulmak uzere oldugu pazarlamacilik isine sarilmasi, yataktan kalkip ise gitmeye calismasi da acinilacak bir durum. meslegin secimi de onemli, ressam degil profesor degil marangoz degil. bocek olmus hala millete baskasinin malini satma derdinde.kendini o derece kaptirmis bu duzene.

    soyle de bakilabilir. bu duzene kendini kaptirmis, fazla kafayi yormadan essekler gibi calisan samsa ailesini besliyordu. butun aile buna muhtac. delirip toplumdaki bu rolunden cikinca, ve aile fertleri zorlamayla kendi baslarinin caresine bakmaya baslayinca, bir sureligine bunu besliyorlar (bu onlara muhtac bu sefer) fakat kisa surede bikip ondan kurtulmayi dusunuyorlar. bireyin cikis yolu olmadan her halukarda harcanmasi mi bu nedir?

    hikaye boyunca en cok degisim geciren karakter samsa degil kizkardesi. sefkati bikkinliga, nefrete donusuyor.

    samsanin bocek bedeni cururken, icinde ilk defa bir hesaplasmaya giderek gecmisindeki suclari, hatalari farkediyor. aydinlanma benzetmesi bu noktada biraz gecerlilik kazaniyor ama bir yandan da su var: yapacak birseyi yok pek. yani adam eski suclarinin cezasini bu sekilde cekiyor da degil, bunu hakedecek birsey yapmamis, sucunu bilmiyor tam, tovbe ve kurtulus yolu olmadigindan cezasini cekerek arinma gibi bir luksu de yok. bu surecten gecemedigi icin introspection'i guduk kaliyor biraz, tam aydinlanma falan olmuyor yani.

    ortada kisisel sorumluluklar, yapilan hatalar, bunun sonucunda alinacak dersler, ruhani arinma, tekamul, ilerleme gibi seyler yok; sen daha neyle suclandigini anlamadan toplum seni manasizca harciyor iste gibi bir sonuc da cikarilabilir. ben cikardim mesela, cok da memnunum
  • frranz kafka nin en meshur kitabidir.ilk cumlesi "als gregor samsa eines morgens aus unruhigen träumen erwachte, fand er sich in seinem bett zu einem ungeheueren ungeziefer verwandelt." cevirmenler tarafindan cok tartisilir.sebebi bu cümlenin sadece almancaya ait ogeler icermesidir ki bu ve bunun gibi cumleler kafka tarafindan sevilerek yazilmistir.bu sebepten dolayi genellikle hayal urunu yada gercekle bir baglantisi olmayan cümlelerle cevrilmistir.kafkanin yarattigi o korkunc hava malesef almancada tam anlasilabilmektedir bu sebeple kitabin almanca okunmalsi tavsiye edilir.
    kelimenin sözlük anlami donusumdur,degisim ve metamorfoz gibi örnekleride vardir ki bunlar kesinlikle türkce karsiligi degildir.metamorfoz basligi kafkanin bu eserine yapilabilecek en buyuk hakaretlerden biridir cunku ortada bir donusum vardir ve bu kelimeyle imkansiz anlatilir."metamorfoz bir sürectir ve dönüsen bir hayvandir"diyen kafka kitabinin salt "böcek" temasi etrafinda anlasilmasini istememistir bu nedenle yayincisina ricada bulunarak kitabin kapagina asla bir böcek resmi konulmamasini istemistir.ünlü alman elestirmenler ve edebiyatcilar bu sebeple bazi basimevlerini cok ciddi sekilde elistirmislerdir basilan kitap uzerinde bir "böcek" resmi oldugu icin.kitaptada,gregor samsa nin donusumunden sonra boyutlari ve gorunusu cok az bilgi verilmistir.verwandlung da esas tema insan olgusu oldugu icin kafka bu benzetmelerden ve sapmalardan ozellikle kacmistir
  • sinirlerimi allak bullak eden franz kafka kitabı. daha önce okuduğumu unutup "bu gregor samsa* bana bir yerden tanıdık geliyor ama hadi bakalım" (sanki almanya' da yaşıyorum anasını satiim) diye okuduğumu hatırlayıp meğer üzerimde kötü etkiler bıraktığı için bilinç altıma itmiş olduğumu anlayıp gene de okumaya devam ettim. tek bir sahifeyi sinirlenmeden çevirdiğimi hatırlamıyorum. inceleyelim;

    --- spoiler ---
    gregor samsa böcek olmasına oluyor, uyandığında hiç şaşırmıyor, zaten mazlum çocuk, vur kafasına al ekmeğini, ailesi de sağolsun şimdiye kadar ona hep bu muameleyi yapmış. kendisini yatakta böceğe dönüşmüş halde gördüğü zaman bile "ben şimdi kız kardeşimi nasıl konservatuara göndereceğim, bu halde çalışıp nasıl aileme bakacağım, olsun ben gene de bu halimle de çalışır onların borçlarını öderim" diye düşünmesine rağmen ailesi onu bu halde görüp korkuyor -ki gayet normal korkması onu anladık- ama onun böcek olduğu zaman diliminde onun oğulları ve kardeşi olduğunu tahmin ettikleri halde ona tam bir böcek muamelesi yapıyor, kapıları kapatıyor, ondan utanıyor, adam gibi besleyemiyorlar bile. düşündükleri tek şey artık nasıl geçinecekleri. kız kardeşi grete, kazık kadar kız olmuş, gregory sabahın 4' ünde kalkıp işe giderken ve eşek gibi çalışıp borçları öderken, "ulan acaba ben de çalışsam mı?" diye düşünmüyor ne zaman ki abisinin başına bu talihsiz olay geliyor ondan sonra çalışmaya başlıyor ki zaten abisine tam bir bok böceği muamelesi yapmaya başladığı zaman da bana göre bu zamana denk geliyor. babası desen yine evladı onlara bakarken her şey güllük gülistanlık "gregor' cum kahvaltı hazır" derken gregor böcek olup odasından çıkma gafletinde bulunduğunda tepesine elmayı fırlatıp caanım çocuğun kabuğuna elmayı saplamasını ve onun canını yakıp bu yüzden onu depresyona sokmakten çekinmiyor. haa bu arada da bunlar borç içinde yaşayıp gregor onlara bakarken hem mutfakta hem de ev işlerine yardım için iki adet hizmetçi bulundurmayı (hem annesi hem de kız kardeşinin eli ayağı tutarken hem de) ihmal etmiyor, hizmetçileri gerek gregor' un böcek halinden korktukları gerekse ekonomik sıkıntılar nedeniyle işten çıkarttıkları zaman yine gregor' a kin bağlıyorlar ve gregor en sonunda açlıktan ve kötü yaşama koşullarından hayata veda ettiğinde bu dingiller ailesi "ohhh sonunda kurtulduk" diyorlar ve üzülmüyorlar bile.
    --- spoiler ---

    her şeye rağmen okuyanı harika kurgulara sürükleyen eşsiz bir roman.
hesabın var mı? giriş yap