şükela:  tümü | bugün
  • hatay yakınlarindaki bir daga siginan ermeni bir ailenin dramini anlatan franz werfell eseridir. bir suru fotografla teorisi desteklenmistir.onyargili yaklasmamak,bir ermeninin mumkun olabildigince objektif bakis acisindan olaylari degerlendirmesine sahit olmak icin okunacak faydali bir eserdir.
  • kitap 15 ocak 1935'te turkiye'de yasaklanmi$ti. ancak kitap ayni zamanda almanya'da da yayinlanmi$ ve donemin di$i$leri bakani feridun cemal erkin'e kitapla ilgili bakanliktan kitabin sati$inin tamamen meni istenen bir telgraf gelmi$ti. sanirim bundan sonrasini feridun cemal erkin'in anilarinda da belirttigi gibi devam ettirsem iyi olacak:

    "franz werfel adinca cek bir yazarin musa dağında kirk gun ba$ligi altinda, ermeni olaylarini hikaye eden bir eser yayimlandigi duyuldu. bakanliktan aldigim bir telgrafta bu kitabin satisinin men'i ve toplattirilmasinin saglanmasi isteniyordu. hariciye'de ministerialdirektor (genel mudur) hans dieckhof'a giderek bu yolda te$ebbuste bulundum. hariciye'nin, istegimiz yonunda harekete gececegi vaadiyle birlikte, benim de, bu i$lerin dogrudan dogruya yetkili propaganda bakani joseph goebbels nezdinde muracaatimin uygun olacagi onerisini aldim. randevu ile propaganda bakanina gittim. bu zat (goebbels) olaganustu zeka sahibi, soz ustadi bir politikaci idi. beni dinledi ve derhal gereginin yapilacagini vaad etti. uc gun sonra soz konusu kitabin butun almanya'da toplattirildigi buyukelcilige bildirildi. tekrar propaganda bakanligina giderek bakana tesekkur ettim. bakan $u cevabi verdi: "turkiye ile dostlugumuza en ufak bir golge du$memesine o kadar ozenliyiz ki, bu hususta her$eyi yapmaya haziriz".
  • olayların geçtiği coğrafya ve yoketmeye gelenlerle onlara başkaldıranların kimler olduğu bilinmeden okunduğunda en taraflı taraftarları da derinden etkileyebilecek edebi güce ve akıcılığa sahip tuğla roman. ama tuğla olmasına rağmen,uyku geldiğinde gözkapaklarına kibrit çöpü ile takviye yaparak kısa sürede okunan ve bitirilen kitap, tehcir uygulamasında sıra kendilerine gelince bunun sonları olacağını gören yoğunoluk köyleri ermenilerinin, çoluk çocuk musa dağ’a çıkıp direnmelerini anlatmaktadır.

    tabii hikayesi öğrenilip, temel referansının blue book olduğu anlaşılınca, bilmeden okuyup beğenenler derhal titreyip kendilerine dönecekler ve bu kitabın aslında beş para etmez bir propaganda paçavrası olduğunu hemen anlayacaklardır. (bkz: musa dağı)
  • öncelikle (bkz: #7590851)
    alman dış politikasının ve resmi tarih yazımının ermeni soykırımına olan ilgisini değerlendirirsek niçin almanya'da toplatıldığını daha iyi tartışabileceğimiz kitaptır. (bkz: #2127636)
    nazi almanyası'nın yahudi asıllı franz werfel'in siyasi görüşleri bu kadar ortada olan bir kitabını yasaklatması gayet doğaldır. ancak ilerleyen -ve yahudi soykırımını takip eden- yıllarda soykırım fikirlerinden ve ırkçı fikirlerinden bir anda "arınan" almanya; türkiye'yi "normaldışı" bir konumda sayıp, üzerine modern zamanların ilk soykırımını yıkmıştır. almanya tarafından destekli araştırmalarla, yahudi soykırımının kökeni 1915'e dayandırılmaya çalışılmıştır. (bkz: ermeni göndermesi)
    almanya'nın en önemli ermeni araştırmacısı sayılan prof. tessa hoffman'ın, die armenier und armenien kitabında ilk gaz odalarının 1915'te kurulduğunu, o sıralarda müttefik olduğumuz için doğu anadolu'da bulunan alman subayların bunları görerek nazi almanyası'nda kurulmasına ön ayak olduğunu söylediği iddia edilmiştir.
    http://www2.davidson.edu/…ue1/treatment_germany.htm
    http://www.1001kitap.com/…man23almanyaveermeni.html
    bu kitap sayesinde franz werfel'in üzerinden hem yahudi soykırımına hem de ermeni soykırımına gönderme yapılmakta, ikisi arasında bir bağlantı olabileceği gösterilebilmektedir.
    http://www.hurriyetim.com.tr/…-m@nvid~260422,00.asp
    http://www.pusula.com/virgul/sayfalar/1/3.htm
  • sylvester stallone sözde ermeni soykırımını anlatan bu kitabı beyaz perdeye uyarlama planları yapmaktadır...

    http://www.milliyet.com.tr/…6/12/19/dunya/adun.html
  • werfel adlı bir yazarin, ermenilerin jon turklerle savasini ve fransız gemileriyle kaçışlarını anlatan romanmış. okumadım. okuyanlar hitler'in kavgam kitabina benzetmişler romanı.

    sylvestyer stallone abimiz de bu romanin filminde oynayacakmis.

    arnold schwarzenegger denilen teksasli vali ve aktör eskisinin "ermeni soykırımını tanıyorum" açıklaması gibi, rambo kardeşimiz de ermeni soykırımı ayağına bize yamuk yapacak gibi gorunuyor. sanırız ki o da amerikada siyasete başlayacağı için ermeni lobisine yatırım yapiyor gibi bir hisse kapildim nedense
  • musa dağında 40 gün adıyla türkçeye çevrilmiş olması gereken kitap.
  • thomas bernhard'ın soğukluk'ta* yazdığına göre gravenhof'ta tedavi gördüğü sırada ailesi tarafından getirilen fakat kendisinin hiç ilgisini çekmeyen, ayrıca o sırada taşıyamayacağı kadar ağır ve kalın bulduğu werfell kitabı.
  • ayşe hür bugün taraf'taki yazısını buna ayırmış.

    "1911’de ilk kitabı yayımlanan franz werfel’in 1920’li yıllarda yazdığı eserlerinin ortak noktası hepsinin ahlakçı bir bakış açısıyla kaleme alınmış olmasıydı. (1945’te ölünceye kadar da yazdıkları da aynı öze sahipti.) werfel’i bu kitabı yazmaya götüren ise 1929’da, viyanalı ünlü besteci gustave mahler’in dul eşi alma mahler ile birlikte suriye’ye yaptığı gezide yaşadığı bir olaydı. werfel, şam’daki bir halı atölyesini gezerken yakında karısı olacak alma’ya “yunan tipi çehreler ve büyümüş koyu renk gözbebekleri... ne garip çocuklar bunlar!...” demişti. atölyenin sahibi de “bu garip yaratıklar mı? türkler tarafından öldürülen ermenilerin çocukları... onları sokaklardan topladım, eğer barınacak yer ve iş vermezsem açlıktan ölürler. kimse onlarla ilgilenmiyor...” diye cevap vermişti. alma mahler “oradan ayrıldığımızda artık hiçbir şey bize önemli ya da güzel görünmüyordu” diye anlatacaktı çiftin o anki duygularını.

    şimdi biliyoruz ki, werfel’i romanı yazmaya götüren sadece şam’daki ermeni yetimlerine duyduğu şefkat ve borçluluk duygusu değildi. musa dağ’da kırk gün bir anlamda, werfel’in adım adım geldiğini hissettiği yahudi soykırımı’nı önlemek için attığı umutsuz bir çığlıktı. nitekim romanda avrupalı yahudilerin yaşadıklarını sembolize eden olaylar vardı. romanı okuyan 200 kadar yahudi musa dağ’ı ziyaret etmişlerdi. werfel’in romanı epey ses çıkarmasına rağmen alman halkı da tarihten ders almayarak nazizm’i iktidara taşıyacaktı. sonrası korkunç bir trajediydi. ancak yazımızın konusu bu değil. o halde devam edelim."

    yazının tamamı şurada:http://www.izmirizmir.net/…agda-kirk-gun-y2132.html
  • "‘musa dağda kırk gün’ kitabının abd’de filmleştirme çabaları sırasında, türkiye büyük bir diplomatik çaba içerisine giriyor. diğer yandan da, burada kalan ermeniler buna tepki göstermeye zorlanıyor. en sonunda, ermeniler çareyi kitabı kamuoyuna duyurarak yakmakta buluyorlar. bu da, devlet aklının burada kalan ermeniler ve rumları rehine olarak göreceğinin bir kanıtı." ömer turan, ‘devletin aklı, kendi suçlarına kolektif ortaklar bulmasıyla işliyor’, agos gazetesi, 8.5.2105.