şükela:  tümü | bugün
  • osm. [dîgergûn] başka, başkalaşmış, farklı, farklılaşmış, bozuk, bozuklaşmış.
    ilki fuzûli'den ikincisi hacı arif bey'den olmak üzere iki örnek verelim:

    hüsni-siret, sureti-halın dîgergûn olmadan.
    cehd kıl kim, görmeye hurşidi-rühsarin zeval
    nur feyzinden hilali-kedrin efzun olmadan.
    &
    ey dil ne bitmez bu ah ü vahın
    oldu dîgergûn hal-î tebâhın
    insâfi yokmu bilmem o mâhın
    feryad elinden baht-ı siyahın