şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: altruist)
  • hasan karakaya bugünkü yazısında "diğergam" ile ilgili şöyle bir yorum yapmış:

    "melezleşmemiş, daha doğrusu "aslını" yitirmemiş türkçe'de, "diğergâm" deniliyor... "başkalarını düşünme, bencil olmama" anlamına geliyor... "türkçe" denildiğinde "kurdeşen" olmuşçasına kaşıntısı tutanlar ise, bunun yerine "empati" tabirini kullanıyor...
    tabiî, "diğergâm" olmakla "empati" yapmak, birbirinden farklı kavramlar!..
    diğergâm'da, "bencil" olmama, "başkalarını düşünme" var!.. "empati" ise, "kendini, başkalarının yerine koymak" demek!..
    şimdi, "diğergâm"ı kullansak, birçokları "o da ne?" diyecek... o halde, biz "empati"yi kullanalım... ki, "amerikan türkçesi"(!) kullanmayı marifet bilenler de, ne demek istediğimizi iyi kavrayabilsin!..

    http://www.vakit.com.tr/detail.asp?id=12047
  • farsçadır.
  • one tree hill'de peyton'ın brooke için rujla aynaya yazdığı sevgi dolu mesajda yer alan selfless kelimesi için altyazı çevirmenlerinin uygun gördüğü kelime..yeminle duygulandım empatik kelimesini falan seçmedikleri için..gerçi diğergâm olarak yazsalardı daha güzel olurdu ama neyse..bu da böyle bir anımdır..
  • son günlerde şahan gökbakar'ın oynadığı turkcell reklamlarında bir kelime var. "sencil olmak". şahan gökbakar'ın oynadığı, "tosun", yiğeninin nişanlısı olan, "yabancı damat" a "bencil olmayacaksın, sencil olacaksın" diyor. buradaki sencil sözünü duyunca aklıma geldi, diğerkamlık. sencil olmak eşittir diğerkamlık.
  • empati'den farklı bir şey bence. daha kâmil bir varoluş haline işaret ediyor. empati'yi küçümsemek için söylemiyorum zinhar, fakat burada onu aşan bir hal mevzubahis. kendisinden gayrısını sadece anlayan değil, onun derdiyle dertlenen, onun acısını içinde hisseden. "kendi"sinden çıkarak diğerinin hakikatini hisseden. bizi şüphesiz olduğumuzdan çok daha iyi bir insan yapan bir hal bu, çok ama çok kıymetli.
  • belki de; 'aşık' ile aynı anda, aynı sahibi tasvirlememesi, sahip açısından hayırlı olan sıfat.
  • o kadar zarif bir sözcük ki insan kullanmaya kıyamıyor.
  • karşınızdakinin duygu ve düşünlerini anlayabilmek* ten öte, aynı duyguları hissedebilmenizdir. empati daha çok zihnin işi iken diğergamlık aslen kalbin işidir. eşiniz bir yakınını kaybettiğinde ''seni anlıyorum canım, ne acı '' demek empati, onunla birlikte sessizce gözyaşı dökmek diğergamlıktır. meseli de vardır; buyrun;

    bir gün sormuşlar ermişlerden birine. "sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?"

    "bakın göstereyim" demiş ermiş. önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. hepsi oturmuşlar yerlerine. derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar.

    ermiş:

    "bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz" diye bir de şart koymuş.

    "peki" demişler ve içmeye teşebbüs etmişler.

    fakat o da ne? kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. en sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.

    bunun üzerine "şimdi..." demiş ermiş. "sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe" yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa.

    "buyrun" deyince her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içmişler çorbalarını. böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan.

    "işte" demiş derviş.

    "kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse o aç kalacaktır. ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır. şüphesiz şunu da unutmayın. hayat pazarında alan değil veren kazançlıdır her zaman..."