şükela:  tümü | bugün
  • okun bir mekanda hareket etmediğini aslında bizim sürekli mekandan mekana geçerek onun farklı konumlardaki halini görüp hareket ettiğini sanmamızı akıllara getirir.
    film şeridi olayı yani, sabit fotoğrafların ardı ardına izlenerek hareket ediyor gibi gözükmesi.
    (bkz: hadi lan)
  • (bkz: ok paradoksu)
  • çoğumuzun bildiği gibi, şöyle de denebilir.

    a kişisinin d noktasına gitmesi gerektiğini hayal edelim. fakat d'ye gitmeden, önce d'ye olan mesafenin yarısını gitmek zorundadır. fakat d'ye olan mesafenin yarısını gitmeden önce bu mesafenin çeyreğini gitmesi gerektir. daha sonra çeyreği gidebilmek için sekizde birini gitmesi gerekmektedir.
    bu böyle devam eder.

    ok nerede? yok.
    ama aynı şey, a noktasından çıkan ve d ye giden ok için de geçerli. esasen okun o a kişisinden pek bir farkı yok. yani o durağan, tek bir an için, ok aslında o kişiyle aynı.
    canlı, cansız ayrımı nerede? yok.
    haydaa.
  • pratikteki anlamını ve yüzyıllara yenilmeden nasıl hala meşhur olduğunu acayip merak etmekteyim.
  • (bkz: e sayısı)
    (bkz: doğal logaritma)

    sözlüğun okudğum en faydalı entrylerinden biri olaraktan: (bkz: e/@tmain)
  • dikotomi paradoksu ve ok paradoksu ayrı şeylerdir. aynı olan şey zeno'nun hız, hareket kavramını tam olarak anlayamamış olması. zaten o matematikçi değildi. mantıksal ve duyusal kavramlar üzerinden gidiyordu.

    dikotomi paradoksu:

    hedefinize ulaşmak için önce yolun yarısını gitmemiz gerekir. fakat yolun yarısını gitmek için önce çeyreğini gitmemiz gerekir, vs. eğer gitmemiz gereken mesafeyi durmadan ikiye bölersek, ilk ara hedefe bile ulaşmamız imkansızdır. o yüzden asla yola çıkamayız. daha da ötesi, bu gittikçe kısalan mesafeler sonsuz olduğundan, bir yolu katetmek için yapılacak sonsuz sayıda iş vardır, dolayısıyla asla bitmez. madem ne yola çıkabiliyoruz, ne de yolu bitirebiliyoruz, öyleyse hareket imkansızdır.

    ok paradoksu:

    hep aynı yeri kaplayan şey sabit duruyorsa, ve hareket halinde olan her an böyle bir yer kaplıyorsa, uçan ok hareket etmiyor demektir.

    kaynak: paradoks, jim al-khalili
  • cidden bu zamana kadar nasıl ulaşabildi bu paradoks, hayret verici.
    bunu her şeye indirgeyebiliriz.
    örneğin benim bu entry'yi girebilmem için önce c harfine basmam gerekiyordu. c'ye basmadan önce parmaklarımın c'ye olan mesafesinin yarısını, onun da yarısını, o yolun da yarısını alması gerekecek ve bu sonsuza kadar devam edecekti ve ben entry giremeyecektim. yani entry girmek imkansız olacaktı.
    iyi ama teoride böyleyken nasıl oluyor da pratikte siz bu "yazılması imkansız entry"mi okuyabiliyorsunuz?

    bu durumu paradoks yapan şey, teoridekiyle pratiktekinin uyuşmaması mıdır? eğer öyleyse, hakkını vermemiz gereken paradoks. yok, öyle değilse, o zaman bu paradoksu konuşmamız bile abes. gördüğünüz gibi, bu entry'yi okuyabiliyorunuz.
    evet, dağılabiliriz.
  • bu paradoksa göre hareket sadece yanılsamadır.
    ve kullandığımız dil bu paradoksu anlatmak için pek de yeterli olmamaktadır kanaatimce. peki hareket yanılsama ise ve klasik örneğe bakarsak gitmek zorunda olduğumuz yolun yarısının yarısının yarısına ve onun da sonsuz yarısına gitmemiz gerekiyorsa hareketi nasıl gerçekleştirebiliyoruz? cevap yok, zaten paradokstu değil mi:)))
  • dikotomi paradoksu ve boyutlar üzerine: (bkz: #66467041)