• dili kullanırken en az çabayla vermek istediğiniz mesajı karşı tarafa iletmek dilde ekonomi yapmaktır. bunu bilinçli olarak yapmaz genelde insanlar. dilde ekonomi derken kastedilen canım yazmak yerine cnm yazmak değil ilk olarak. mesela; bıçak yerine pıçak demek dilin siz farkında olmadan ekonomi yapmaya çalışmasıdır. buradan yola çıkarak diyebiliriz ki dil biraz tembel bir "şey"dir.
  • üzerine düşünüldüğünde dilde ekonomi aslında neredeyse her yerde karşımıza çıkar. türkçe sondan eklemeli diller grubunda olduğundan zaman veya şahıs için gereken kelimeler hiç kullanılmadan da cümleler kurulabilir zira ekler bu görevi üstlenir. ben gidiyorum yerine gidiyorum, dün oldu yerine oldu veya akşam geleceğim yerine geleceğim aynı anlamı sadece spesifik bir zaman belirtmemek koşuluyla sağlar.

    tamlayanın sürekli kullanılmaması da geçerlidir. mesela onun gözü, onun burnu yerine onun gözü ve burnu denilir.

    dilde ekonomi, modern insanın en sevdiği ilkelerden biri olan 'en az çaba' ilkesine de sahiptir. mesela benim kalemim yerine benim kalem denilince ne demek istenildiği anlaşılacaktır.

    sadece akla gelebilecek tipik kelimeler değil mantıksal olarak bazı kelimelerin varlığı da sorgulanıp dilde ekonomiye gidilebilir. önce ve sonra zaten birbiri ardına gelen kelimeler olduğu için her zaman birlikte kullanılması gerekmeyen bir örnektir. ben önce markete uğradım sonra eve gittim cümlesi okununca da kulağa çok doğal gelmeyecektir. fakat, ben markete uğradım sonra okula gittim demek dinleyenler için daha tatlı bir duyum olacaktır. garip bir şekildeyse, ben önce markete uğradım, okula gittim yani sadece önceyi kullanmak pek işe yaramıyor.

    günlük hayatta sıkça kullandığımız eklerin hem söylenirken hem de yazılırken birlikte kullanılması da dilde ekonominin en bariz örnekleridir. araba ile, arabayla. eğer onun ise, eğer onunsa.

    düşündükçe çok fazla örnek akla gelebilir. hepsinin de altyapısının konuşurken ve yazı yazarken en hızlı ve en pratik olanını seçmek olduğunu düşünüyorum.
hesabın var mı? giriş yap