şükela:  tümü | bugün
  • bu türkünün melodisi ferhan şensoy'un, ferhangi şeyler'inin finalindeki şarkının melodisidir.

    anlaşıldığı kadarıyla ferhan şensoy melodinin bozulmaması için hece sayısını sayarak tamamı ile aynı hece sayısında sözler yazmıştır, lezizdir.
  • yüreğimin sevdası, dersim turkusudur , ogullarini kaybetmis babanin oykusunu anlatir.
    (bkz: cura)
  • doğu'da mesel kısmı türkçe, türküsü zazaki okunan, dersim alevilerine ait, hüznün sevince evrildiği bir garip türkü. sonu da şöyle:
    sürdü hızır beyaz atını, gezdirdi çığ üzerinde
    çekti kılıncın, böldü çığı ikiye
    güneş dağların üzerinden selam verdi
    ali'nin aşkına!
    çıktı içinden iki oğul, bir damat!
  • kardes turkuler'in dogu albumunun ic kapaginda yazana gore;

    "sarki, dersim'de gecen bir olayi masalsi simgelerle anlatan uzun bir oykuye dayanir. ogullarini cig altinda kaybeden bir babanin agzindan anlatilan ve bolgenin yerel inanislarina ait ogerli de iceren sarki, sozleri itibariyle dunyevi ozellikler tasirken, muzikal yapi acisindan deyis/semah geleneginin yani sira halay formatina da yakin durmaktadir."
  • başında anlatılan hikayede hayatımda duyduğum en acı laflardan birini duyduğum türküdür. hikayenin trajikliği mi, hikayeyi anlatan kimsenin sesi midir beni bu kadar etkileyen bilinmez.

    "gözümün gördüğüne yüreğim inanmadı."
  • ozan serdar yorumu sey weli diye de geçer, http://www.youtube.com/…lr9h8ohkt4&feature=youtu.be

    mı va, buko sey weli,
    cigera mı dota mıra va ke ha!
    mı va bê goş rê mınê
    tu meşo saydê koa.

    dılo dılo na sewda
    tew dıl tew dıl na? sewda
    kotê ra raê şonê,
    dı bıray ju zama

    kotu ra dıme, mı veng da
    goş ra mı nêna da ra
    satê werte nêkote
    amo çığê koonê ma
    êwru dêare berdê,
    dı bıray ju zama

    mıno thomurê xo guretu
    çığ sero kotu sema
    çhewres çêyê xormeçıka
    veciyê serê bona

    mı va lao mevınderê!
    biarê zengel u? huya!
    mın u khokımo ke heni va
    têdınê voz da koti zerre
    çever xo sero da ve ca.
    va ke, meyitê khuresu biyo werdê lü u lüza

    mıno thomurê xo guret
    çığ sero mı veng da
    vengê mıno khal u khokımi
    cor şi ulu diwa

    mı niada khal u khokım
    nişt ostori dot ra veciya
    va ke , çıko se vana?
    tu qey berdê goş u khêrrıkê ma!

    şimşirê xo ont we
    da çığ ro, çığ kerde vıla
    bınê çığ ra veciyê
    dı bıray, ju zama

    şunê çêverê na gomi
    malo ke zerrê de mı kerd? qırvan
    mı va, haqo to şukır vo!
    pê se kon malê dina.
  • yıllardır neden bu kadar güzel olduğunu açıklayamadığım türküdür. iç içe geçmekten çekinmeyen vurmalılar, hikaye ve vokal canımı okumakta.
    sarkis seropyan'ın sesinden #25136493'i dinledikten sonra kimine ilaç etkisi yaratır.

    "ciger acısı zordur dostlar"
    sözü hassas kulaklara ciğerin nerede olduğunu hatırlatır.
  • sey qaji'nin zazaca klamıdır. ozan serdar'ın sey weli yorumunda iki oğlu ve bir damadı kış günü ava gitmek isterler. ızin vermez ama dinlemez giderler. çığ gelir ve çığın altında kalırlar. bawa köylüye yakarır evlatlarını kurtarmak için, kazma küreği alın gelin der ama kimse yanaşmaz. hatta kureyşlerin cesetleri tilkilere ve domuzlara yem oldu gibi çok ağır bir cümle içerir ki sadece evlat acısı yönünden değil, ocak bir aşiret olduğu için de ağır bir cümledir. şair bakar olmuyor alır sazını eline çığın üstünde semeha durur, allah'a yakarır evlatları için. sesim ulu divana gitti der çünkü hızır atı ile çıkar ortaya. önce bi azarlar sen niye kulaklarımızı götürdün ne istiyorsun diye. sonra asası ile çığı ikiye böler ve çıkar çığın altından iki oğul ve bir damat. şair ağıla gider ve bütün davarı kurban olarak keser ve üstüne derki " allahım sana şükürler olsun, ben ne edeyim dünya malını." çünkü tanrı ona hem evlatlarını bağışlamış hem de ona görünmüştür.