şükela:  tümü | bugün
  • algı profesörleri diye yazı yazıp algı kasmakta başka dünyalar.

    https://www.sabah.com.tr/…9/10/04/algi-profesorleri

    birde olay nasıl olduysa alçaklığa hainliğe gelmiş.

    ha öyle birşey varsa alayı alçak ve haindir tamam ama aksi ise ve bunu anlık kişisel siyasi politik çıkarı için bilerek çarpıtanlar varsa allah alayının belalarını versin, çoluk çocuğundan çıksın...

    nasıl böyle iyi mi?
  • kayıp 29 milyar isimli son yazısı ile epey ses getiren kerim rotanın ekonomik iddialarına cevap veremediği halde yazdığı yazıyla kerim rota'yı tehdit etmiş olan sabah gazetesi yazarı (gazete ve yazar kelimeleri tırnak içinde). bir yasa hazırlığı varmış, ekonomik konularda sözüm ona yalan yanlış yazı yazanlar ceza mahkemelerinde yargılanacakmış. aslında demek istediği şu; "bu yazılanlara cevap vermek teknik olarak mümkün değil, çünkü yazılanlar doğru ama yazanları hapse atmak mümkün" . klasik pelikancı taktiği.

    kendisini sanırım bu yasaları yazanlara epey bir yakın mesai içinde, hangi maddeye ek yapılacağını bile tarif etmiş. link vermemek için aşağıda yazıyı alıntılıyorum.
    --- spoiler ---
    yanılmıyorsam temmuz ayıydı. 1 yıldır her ekonomik, siyasi ve diplomatik gelişmede çıkıp apar topar kur tahmininde bulunan, felaket satarak vatandaşları korkutup dolarizasyonu artırmaya çalışan, objektif ekonomik analizle siyasi bakış açısını birbirine karıştıran ekonomist, gazeteci ve akademisyenlerin fena ters köşe olduğunu yazdım.
    hiçbir tahmini tutmayan bu kesimin finansal piyasalarda istikrar sağlandıktan sonra ortadan kaybolduğunu dile getirdim. kendilerine de 'yalancı çobanlar' yakıştırmasını yaptım.
    peki bu arkadaşlar ve rota'syona uğrayan türevlerinin finansal piyasalarda sağlanan istikrardan sonra yüzü kızardı mı?
    hayır…
    üstelik, her gün çıkıp ekonomiye, türk lirası'na, finansal göstergelere ilişkin yalan, yanlış ve yanıltıcı bilgiler sallamaları da yanlarına kâr kaldı.
    evet, aynen öyle oldu.
    çünkü, türkiye'deki kanunlarda bu ve benzer iftiralarla ilgili bir düzenleme tanımı yok. ulusal ekonominin genel yapısına, türk lirası'na, makroekonomik büyüklüklere ve finansal göstergelere ilişkin yalan haber yapsanız da söylenti çıkarsanız da yorum yapsanız da rapor yazsanız da ceza alamıyorsunuz.
    diyebilirsiniz ki, 6362 sayılı sermaye piyasaları kanunu'nun 'piyasa dolandırıcılığı' başlıklı 107'nci maddesi var. fakat o madde sadece belirli sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini ve yatırımcıların kararlarını doğrudan etkileyecek haber, yorum ve söylentileri kapsıyor.
    ancak… şu günlerde konuyla ilgili bir düzenleme hazırlığı yapıldığını biliyorum.
    bana kalırsa, bunun iki yolu var: ya türk parasının kıymetini koruma kanunu'na bir madde ekleyeceksiniz, ya da türk ceza kanunu'nun 'fiyatları etkileme' başlıklı 237'nci maddesine bir ek yapacaksınız.
    gelelim nasıl bir düzenleme yapılacağına… bildiğim kadarıyla, ekonominin genel yapısı, milli para, finansal göstergelere ilişkin olarak, bunların fiyat, değer veya seviyeleri üzerinde önemli ölçüde etki doğurabilecek yalan, yanlış ve yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, bu suretle menfaat elde edenlerin, 6 aydan iki yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adlı para cezasıyla cezalandırılması gündemde…
    velhasıl, artık öyle bol keseden sallamak yok beyler!
    --- spoiler ---
  • sabah "gazetesi" isimli şirketin "köşe yazarı" .

    son günlerde vatandaşın belini büken zamlara ve ağırlaşan vergilere, insanlarla dalga geçercesine "fiyat güncellemesi" ve "yeniden düzenlenme" gibi ifadeler kullanan klanın, bir ferdi.
  • (bkz: fatih'te intihar eden dört kardeş) konusunda yazdığı yazı ile yine topu başka yerlere atmaktadır.

    ---
    konu hassas biliyorum. adli tahkikat devam ediyor. adli tıp raporları çıkmadı. ama hem olay, hem veriliş şekli kafamı kurcalıyor.
    duymuşsunuzdur…

    fatih'te önceki gece 4 kardeş siyanür içerek intihar etti. yaşları, 48, 54, 56 ve 60… hiç evlenmemişler. aynı evde yaşıyorlar. babaları evi terk ettikten sonra yetişkin kardeşlere anneleri bakmış. 5 yıl önce de anneleri vefat etmiş.
    en büyüklerinin obezite hastası, diğer ikisinin hiç çalışmadığı, bir tanesinin de şarkıcılık, modellik yaptığı söyleniyor.
    öncelikle bir insanın hayatına son verme kararı alması öyle kolay bir şey değildir. belli ki, ağır psikolojik sorunlarla boğuşuyorlardı.
    hepsine allah'tan rahmet diliyorum.

    fakat fark ettiniz mi bilmiyorum.
    olay olduğu günden itibaren bir algı başlatıldı. işin başını bbc türkçe çekti. daha intiharın nasıl olduğu bile bilinmezken, mahalle bakkalına borçlarını ve bedaş'a elektrik faturalarını ödeyemediklerini belirterek, 4 kardeşin yoksulluktan öldüğüne dair haberler servis ettiler. dünya sağlık örgütü verilerine göre dünyada en fazla intihar vakasının olduğu 78'inci ülke olan, her yıl oranın yüzde 12'ler civarında arttığı ingiltere'nin ajansının konuyla epeyce ilgilenmesi dikkatimi çekti. "kendi memleketlerinde bu vakalara ne kadar duyarlılar" diye baktım, aradım, taradım. pek de köpürttükleri bir meseleye rastlamadım.

    tabii, bbc topa girer de cumhuriyet'i birgün'ü durur mu! sosyal medyadaki 'etki ajanları' devreye sokulmaz mı?
    hemen 'susmayın' hasthagleri açıldı. iyi parti, chp üzerine atladı. halkevleri eyleme çıktı.
    belli ki, birileri bir şeyleri kaşımaya çalışıyor.
    hatırlayın… mayıs ayında köprüde arabasını yakıp denize atlayan adamın da maddi sıkıntıdan intihar ettiğini yaydılar.
    sonra adamın eşiyle sorunları olduğu ortaya çıktı. bana kalırsa, toplumda infial yaratmak için her yol deneniyor!
    neyse konuya geri dönersem… elimde sgk bilgileri var. o bilgiler, 4 kardeşi intihara sürükleyen nedenin yoksulluktan öte bir durum olduğunu gösteriyor. zira, oya yetişkin'in temmuz 2019 itibarıyla mimar sinan üniversitesi güzel sanatlar fakültesi'ndeki prime dayalı esas kazancı 5.800 tl (yani net maaşı 4.000 tl'nin üzerinde)… kamuran yetişkin de her ay devletten 800 tl yetim aylığı alıyor. yaşar yetişkin'in 1.5 yıl önce sgk kaydı var. ondan sonra part time işlerde çalıştığı için sosyal güvenlik kaydı bulunmuyor. ama ne hikmetse, oya yetişkin 2 ay önce üniversiteden kendi isteğiyle ücretsiz izne ayrılıyor.
    üniversiteden kimseye ulaşamadım.
    sanırım, oya yetişkin'le ilgili verecekleri bilgiler aydınlatıcı olacaktır.
    ---
    https://www.sabah.com.tr/…eri-kasimaya-calisiyorlar
  • iktidarın/rejimin ve bu rejim sayesinde ülkeyi dibine kadar sömüren çıkar odaklarının maaşlı propagandistlerinden biri.

    kendini gazeteci olarak sunmaya çalışsa da, apaçık hükümet ajanıdır kendisi.
  • 4 kardesten ikisi hasta, 4 kisi 4800 lirayla gulluk gulistanlik gecinebilir dilekcigime gore. bunlar ilgi cekmek icin bile intihar etmis olabilir hatta. evin tek gecim kaynagi oya yetiskin de kesin keyfinden ucretsiz izne ayrilmistir, 4 kardes hawaii tatili planliyordur heralde dimi?
    aynisini yasamadan can veremeyin.
  • sabah gastesinin yazarcigi imiş.
    ölen 4 kardeş hakkinda yazdıklarına tesadüfen denk geldim. kanım dondu.
    ama bunlar öyle aşağılık öyle rezil insanlarki hiç sasirmadim.
    burdan bile akp lehine mağduriyet çıkarma arzusundalar.
    abv!
  • aaa demek öyleymiymiş diye düşünsüler diye kelimeleri heba etmiş bir gazeteci. kaynağın sabah gazetesi ve yazarı olması bakış açısını netleştiriyor. gazetecilik bu değil!
  • bunu hak etmiştir bence. dilek güngör (bkz: kim amk)
  • sabah yazarı dilek güngör: '4 kardeşin yoksulluktan öldüğüne dair haberler servis ettiler; birileri bir şeyleri kaşımaya çalışıyor' https://oned.io/h/889081

    algıyı kimin yaratmaya çalıştığını herkes biliyor da neyyyyse..