şükela:  tümü | bugün
  • yaşadığım yerin bulunduğu işlek cadde üzerindeki migrosun hemen üst tarafında trafik ışıklı bir dönüş var. geniş ve yeşillendirilmiş bir orta refüjün eşlik ettiği bu yerde, refüjün kenarında bazen selpak mendil satan, bazen de sadece para isteyen 8-10 yaşlarında temiz giyimli çocuklar olur. sen arabanın içinde püfür püfür üfleyen klimanın serinliğinde otururken; bu çocuklar mahallede maç yapıp kıçlarından ter atmak yerine, gelip ışıkta duran arabalardan para isteyerek o sıcağın altında sabahtan akşama kadar mesai yaparlar. bazıları artık alışmıştır. koşarak gelip ''abla 1 liran var mı?'' der ve sen kalkıp gidene dek pazarlığını yapar, 3-5 kuruş kotarmaya çalışır. bazısı ise; oturduğu yeşillikten utana sıkıla kalkar, suratında tarif edilemez mahçup bir ifade ile sana doğru yürümeye başlar. çocuğun yüzünden ''yeşil ışık yansa da konuşmak zorunda kalmasam'' ifadesini okursun. işte tam o sırada çocuk sana erişemeden yeşil ışık yanar ve sen arabanla hareket edersin ama gözün bir anda çocuğun ayakkabılarına takılır..ağlamaya başlarsın. evine gidip minik kızına sarılırsın uzun uzun.. biraz da o mahçup çocuk için sarılırsın..
  • bugün şahit olduğum durum. zeytinburnu metrobüs üst geçidinde 5er 10er metre ara ile 4-5 çocuk özenle yerleştirilmişti. yağmur altında çıplak ayaklarıyla tir tir titreyerek çömelmiş dileniyorlardı. zaten istanbul'da her yer adımbaşı dilenci ama bu çocukları bunlara zorlayan bu gaddar anne babalar nerde? bunun belediyeye bir şikayet yolu yok mudur? bu çocukları bu şerefsiz anne baba denen yaratıklardan kurtarma yolu yok mudur? ben bunu öğrenmek istiyorum. bu çocuklara bir an önce sahip çıkılmalı (yaşları 4-5i geçmezdi hiçbirinin bu arada)
  • zabıtaya şikayet edebilirsiniz, ama o muhitten ayrıldıktan sonra yapmanız, kendi sağlığınız için daha hayırlı olur. onlar görüldüğü gibi sahipsiz değiller. yakınlarda onları kollayıp, gözetenler vardır. ayrıca çocuk deyip geçmeyin, birkaç sene önce 5-6 yaşlarındaki dilenci bir çocuk, kendisinden biraz daha büyük rakip dilenci çocuklar tarafından, viyadükten atılmak istemişti.

    gelen zabıtanın da yapacağı çok fazla bir şey yok. çünkü onların gelişini önceden haber alıyorlardır. yapacağınız en etkili şey, onlara para vermemektir. acımasızlık gibi görünebilir, ama vereceğiniz para onların geleceklerine değil, bu işe sürükleyenlerin cebine gidecektir.
  • bir ay kadar önce aşti'de karşılaştığım suriyeli çocukların da aralarında bulunduğu çocuklardır.
    aşti'nin alt katında otururken yarım saat içinde üç-dört kez tüm aşti'yi dolaşarak dilenmişlerdir. anne - babaları da üst katta dilenmekteydiler.
  • sokaklarda dilenen çocukları görünce irkilmeyen, normal karşılayan kültüre sahip toplumlarda görülür.

    mesela dilenci çocukların yaşadığı bir ülkenin başbakanı camii çıkışı ağzı kokan cemaate sadaka simit dağıtarak gönülleri fethediyor, bakanı kendisiyle konuşmaya çalışan rahatsız bir vatandaşının eline para sıkıştırıyorsa o ülkede teşvik ediliyor bile diyebiliriz.
  • bir an evvel, devlet himayesine alinmasi gereken cocuklardir.
  • bir ses kulağıma çalındı: artık eve gitmek istiyorum, canım çok sıkılıyor. bunu söyleyen 19:00 sularında sokakta dilencilik yapan 7-8 yaşlarında minik bir kız çocuğu. bir o kadar da masum. tabi o vakit bir eliyle de taşa bir şeyler çiziyor tabi kimsenin suratına da bakmıyor.
    kim bilir hangi insan evladı? o kız çocuğunu sokağa bırakıp dilenmesi için zorluyor. gerçekten kahroluyor insan. akşam akşam moral filan da bırakmadı. sonra dönüyorum hayata küfrediyorum.
  • çocuğunu sokağa salan orospu çocuğu en azından bir ceket ver çocuğa.

    her gördüğümde dünyamı siken çocuklar. ben de bu dünyayı sikeyim.
  • o çocuğa acıyıp para veren ibne o çocuğun sokakta olmasında sende suçlusun.
  • elimde ekmek varsa paylaştığım çocuklar.

    bazen ekmek istemezler, ısrarla para isterler. bazen de, biraz yürüyüp, arkama baktığımda, maalesef o ekmek yerde olur ya da çocuk başka birinden para istiyordur. daha kötüsü, az önce çok acıklı bir sesle konuşan çocuk, arkadaşlarıyla küfür edebiyatının en ağır örneklerini paylaşıyordur.

    evet, maalesef esas dert genelde yemek, karın doyurmak değil, para toplamak.

    kendilerini sokağa salan ebeveynlerini memnun etmeye çalışmak, arada kendine de küçük iyilikler yapmak.

    bir yanda, çocuğu insafsızca sokağa salıp, dilencilik yaptıran ailesi, bir yanda bununla baş edemeyen ya da etmeyen "yetkililer", diğer yanda vicdan azabı çeken insanlar.

    amacı para toplamak değil, para kazanmak olan, gururu olan fakir insanlar genelde sokaklarda dilenmiyor, çocuklarını sokaklara salmıyor. sessizce, umutsuzca yaşamaya, iş bulup, para kazanmaya çalışıyorlar bir yerlerde. yardım etmek istediğinizde bazen reddediyorlar, bazen utanarak, bazen ağlayarak kabul ediyorlar.

    para değil, yiyecek, erzak vermek daha mantıklı bence.

    kendi işi olan zengin insanlar, sokaktaki çocuklara, dilencilere para dağıtmadan önce, fakir insanlara çalışacak iş verse, daha güzel olur her şey.

    tüm olumsuz ihtimallere rağmen, yardım gereken durumlarda aklımız, vicdanımızı örtmemeli.