şükela:  tümü | bugün
  • geçtiğimiz yıllarda patlak veren, üniversitelerde kürtçe eğitim verilmesi konusundaki tartışmalarda belirli öğrenci platformları bunu kendilerine motto edinmişlerdir.
  • iletişimin tek çeşidi olduğu yanılgısıdır.
  • - ne demek lan dilim tepsi değil küre şeklinde?
    - ama..
    - asarız seni?
    - ama..
  • paylaşma içgüdüsünün de yaşama içgüdüsü kadar güçlü olduğunu savunan ifadedir aslında bu. yoksa dünyayı kelimelere indirgeyerek anlamaya çalışmak gibi bakmıyor bu lafı söyleyen ya da savunan kişi veya kişiler.

    dil ne kadar gelişmişse kendi dünyanızı yaratmak ve bunu paylaşıma açmak o kadar kolay olacaktır. paylaşıma açmasak ne olcak ki ne , dememek gerekir zira öyle bi durumda ifade edemediğiniz güzellikler ve hüzünlerle karşılaştığınızda aval aval kalır eblek eblek bakar , kimseye dert tasa anlatamaz, mazallah kafayı yersiniz. beynin en asli görevlerinden biri "şey"leri tanımlamaktır zira. onları bir kalıba sokar ve öyle saklar . "ben dilimi geliştirmicem ulan böyle hödük kalıcam hep" denebilirse de bu elde olan bişi değildir. iletişimsizlik de bu durumda bi kaçış yolu değildir, bir ihtiyaçtır, mecburiyettir. ve bu iletişimi ne kadar yapabildiğine bağlı olarak özgürsündür dünyanda.

    yaşadıklarınıı, hislerini, düşüncelerini kelimelere aktarmak demek onları somutlaştırmak ve elle tutulur hale getirmek demektir ve sade bu bile insanı kendini ve yaşadığını anlamasını sağlar. her şeyin soyutta kalması gerektiğini kabul etseydik fenomenlerin gerçekliğini açıklayamaz, çıkmaza düşerdik .

    bir romancıyı romancı yapan, sinemacıyı sinemacı yapan da kurmaca dünyalarının sınırlarının çıtasını yükseltmeleri ve bunu ifade edebilmeleridir. kimi zaman düşünceler, hayaller gelir akla gülümser, neşelenir, umutlanırız mesela. fakat bunu bi başkasına aktarmaya çalıştığımızda 3 beş cümleden başka bişey değildir bu, ve dilinizin sınırları "dar" sa eğer, ağzınızdan çıkanlar sizde hayal kırıklığı yaratacaktır, ve bu onları gercekleştirmeniz veya yazıya dökmenizin önünde bi engel olarak kendinizi geliştirmedikçe dikilmeye razıdır.

    "dilimin sınırları dünyamın sınırları demektir" cümlesi basit yüzeyselliğinden arındırıldığında, "olay budur abi" hissiyatını yaşatır. "dilimin sınırları fikirlerimin kafesidir" gibi değiştirmek de mümkündür kanımca bunu.
  • anlamı çok derin olan büyük bir cümledir. bu cümleyi anlamak için öncewittgenstein'ı bilmek ve tanımak sonra da tractatus'u okumak ve anlamak gerekir. anlaşılamıyorsa iü felsefe bölümü öğretim üyesi prof.dr.cengiz çakmak'ın 21.yüzyıl felsefe tarihi dersine girip öğrenmek gerekir. rte'nin gazete manşetlerine benzemez bu.
    (bkz: üzerine konuşulamayan konusunda susmalı)
  • dusunur burada dil kullanmadan bir sey anlatmanin mumkun olmadigini ifade ediyor. ancak resim, muzik gibi sanatsal faaliyetlerin icinde dil olmadigini anlatmaya calisan diger dusunurler dilden arindirilmis bir sanatin, felsefenin mumkun olamayacagini henuz kavrayamamis olanlardir. dil demek sadece sozlukte yer alan sozcukler toplulugu ya da alfabeden bilinen sesler degildir. sagir dilsizlerin kullandigi dizge de bir dildir. gemicilerin kullandigi mors alfabesi de bir dildir. dil soyut anlamda dusuncenin olusmasini saglayan ana unsurdur. dile bagli olmayan bir dusunme sureci kesinlikle mumkun degildir.
  • bu olsa olsa bir şair sözüdür. ve coşkuyla telaffuz edilir.

    şiir: dilin belini yere getirmek
    dil:imgelerle zenginleşebilen dünya

    bu iki önermeyi birleştirirsek, bir şair bu sözü ne kadar büyük keyifle söylese azdır. fazıl hüsnü dağlarca'nın da yüksek sesle telaffuz ettiği başka bir söz için;
    (bkz: turkcem ses bayragim benim)
  • kelimelerin sayılı, anlamlarının üzerlerine kazılı olduğuna inananlar için kabus tanımı.
    kelimelerin önleri arkaları yanları açık, istedikleri yerde istedikleri şey olabilen hınzır varlıklar olduklarını bilenler için sınırsızlık anlatımı.