şükela:  tümü | bugün soru sor
  • teke yöresi civarında, bir kişinin, genel olarak kendinden büyük bir nesneye kollarıyla tutunup gövdesini boşlukta bırakması eylemine denir.

    örnek: ağaca dıllandım, dal kırılınca düştüm.
    bir örnek daha: ne zaman yoldan bir at arabası geçse, sokağın bütün çocukları arabanın arkasına dıllanırlar, arabacıyı kızdırırlardı.
  • fethiye çukur çeylen'de çok sık kullandığımız, eylemi ve sözüyle haşır neşir olduğumuz sözcük. sarkaç gibi veya ipin ucundaki taş gibi sallanmak, asılmak, elleriyle tutunarak salınmak, kendini (gene bir şeye/nesneye) asmak anlamında. etkin sözcüğü dıllamak da kullanılır ama istatistikte dıllanmak baskın gelir. dallamak ile ses ve köken benzerliği olsa gerektir.

    ölünün yıkama suyunun kaynatıldığı, ılıştırıldığı* kazanlar, ölü yıkama bittikten sonra ters kapatılır. artık yukarı bakan dibine üç tane ufak taş konurmuş. bu taşlara "sayacak bacağı" derlermiş. bu üç taşlı kapalı kazan 3 günden sonra kaldırılır. yüneklikte ayrıca ölünün çamaşırları da yıkanır. o çamaşırlar da 3 gün asılır veya serilir; kurumaya. halk bazen durgun, hareketsiz kalan kişiye eleştiri veya dalga geçme niyetine 'ölü çamaşırı gibi dıllandın* durdun,' diye söylenirmiş. (ölü eti kastı var mı acaba burada?) (bkz: ölü yıkama/@ibisile)

    (ilk giri tarihi: 21.10.2015)