şükela:  tümü | bugün
  • alanya'nın doğusunda yer alan mağara. toplam uzunluğu 357 metre olup, sonunda bir göl vardır.dim mağarası olarak da bilinir.
  • alanya'ya gidince muhakkak gidilmesi, görülmesi gereken bir yer. gidiş yolu biraz bozuk, içerideki merdivenler gayet dik ve yorucu ama bu muazzam mağarayı görmek için hepsine değer. hayret verici, film çekilesi, ürkütücü, güzel bir yer...
  • kondisyonu olmayanlar için fena.

    olanlar için doğa harikasi harika sarkıt ve dikitler, yer yer kireç yumrulari, yer yer kalkerler.

    en sonunda masmavi kucuk bir su birikintisi.

    super yer.
  • bölgenin en güzel ve en büyük mağarasıdır. sapadere kanyonu ve dim çayı ile birlikte alanya çevresindeki en gezilesi yerlerdendir.
  • artık herkesin diline pelesenk olan turizm krizi ışığında bakıldığında sinek avlayan bir turistik ayrıntı. ne ki ortalıkta turist yok. geçen pazar gezdim ve şu haliyle sessiz mağarada birkaç yerli turistten maada kimse yoktu.

    --- spoiler ---
    mağaranın sonunda bilindiği üzere anne ve oğlu olarak adlandırılan bir dikit mevcut. tenhalık içinde iyiden iyiye korkutucu bir görünüme sahip. belli belirsiz birkaç yarasa sesi evhama kapılmaya neden oluyor.

    diğer yandan, yamacında tip box'ıyla mağaranın içinde kaval çalan amcanın sessizliği yırtmak için boşuna uğraştığını düşünmek mümkün.
    --- spoiler ---

    beni gezdiren dostumun demesiyle, yazı-kış turist kaynayan, hatta otoparkında bile park edecek yer bulunmadığı bu mekanın böyle ıssız ve kimsesiz görünmesi beni bir hayli üzdü.

    kimsenin olmamasına paralel olarak, birkaç kişinin pineklediği kafedeki bayat çaydan içip de dönüş yoluna seğirtmek işten bile değil. kafeden deniz görünüyor. her taraf ormanlık. esintisi bol, ama kasvetli bir yer burası.

    yukarıda bir yazar, 2012'deki girdisinde gidiş yolunun bozuk olduğundan söz etmiş. yıl 2016, yolun daha da bozuk olduğunu söyleyebilirim.
  • uzun yolun sonundaki göl; mağarayı çift kaşarlı yapar. lezzeti damağınızda kalır.
  • alanya’da dim çayı vadisinde bulunan, ülkemin birçok güzelliğinden sadece biri.

    dim mağarası’nın diğer turistik mağaralara göre daha geniş bir alan ve ferahlık sunması en çok hoşuma giden artılarından. sonunda ki göletse mağaraya ayrı bir güzellik katıyor.

    mağaraya yürürken dim vadisi’nin o yemyeşil ağaçlarını ve manzarasını görünce insan mağarayı unutuveriyor. fotoğraf çekilmek için küçük teras tarzında bir yer var. gitmişken o alan da kesin bir fotoğraf çekinmenizi öneriyorum.

    ayrıca o teras alanının ortasında ve alanya’nın çeşitli yerlerinde görebileceğiniz kaktüs tarzında bir bitki/meyve var. ismini bilmiyorum bilen arkadaşlar yeşillendirsin. onun şifalı ve yenilebilir/içilebilir olduğu söyleniyordu. doğrumu bilmiyorum. gitmişken ona da bir gözatın derim.
  • tek şansı olanların damlataş yerine burayı görmesi gerek. gerçek bir mağara.
  • bu dünyadan değilmiş gibi, insanın aklını başından almalık, hayal kurma mağarası.

    içindeki sarkıt ve dikitlerde ne görmek istiyorsanız onu görüyorsunuz; kimisinde annesine sarılmış bir çocuk, kimisinde bir kaplumbağa, yanyana tünemiş iki pofuduk baykuş hatta karayip korsanları’ndan fırlayıp gelmiş davy jones...

    ben gittiğimde bir de ney çalan amca vardı ki içeride tam masal gibiydi. önce ses kayıttan geliyor sandım sonra mağarada ilerledikçe yükseldi ve o muhteşem gölete gelmeden hemen önce tahta bir iskemleye oturmuş ney üfleyen amcayı gördüm.

    o binbir çeşit sarkıtlar, serin ve nemli hava, en sondaki büyüleyici gölet ve ney sesi...

    arada unutuyoruz ama dünya güzel yer.