şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: teoloji)
  • din'in gayet felsefesi olur zira din de gayet felsefik birseydir, dinler de ciddi sorulara ve buna verilmis dogmatik de olsa yanitlara sahiptir. din felsefesi ise su tip sorularla ugrasir:

    "tanri var midir? varsa nasil birseydir? din nedir? insan neden dine ihtiyac duymustur? tanri'nin varligi kanitlanabilir mi? inanc nedir? neden inaniriz? vs "

    bu gibi oldukca ciddi sorular soran ve bunlara yanit araya bir felsefe turudur. illa herhangi bir dine inanmaniz gerekmez. yada inandiginiz dini de din felsefesiyle sorgulayabilirsiniz.
  • rivayetlere göre ilk olarak hegel'in kullandığı terim. ayrıca kendisi din felsefesi adında dersler vererek hem bu kavramı ortaya atmış hem de müstakil bir disiplin haline getirmeye çabalamıştır.

    din felsefesi kavramı her ne kadar 1800lü yıllarda ortaya çıksa da, aslında kendisi düşünce tarihinin varolmasından bu yana vardır. yazılı kaynakların izin verdiği kadar geriye gidersek milattan önceki 500lü yıllarda, ksenophanes'in antropomorfizmi eleştirdiğini görürüz. (köpeğe tanrısını çizmesi için kalem versen, onu bir köpek olarak resmeder demiştir.) büyük düşünür platon'un, metinlerinde bugünkü din felsefesinin ele aldığı meselelere yer verdiği ise zaten bilinen bir gerçek. yani bu disiplinin sadece adı yenidir. çünkü ilkçağ filozofları dahil bütün filozoflar tanrının var olup olmadığı, ölüm sonrası insana ne olacağı gibi sorularla ilgilenmiş ve tatmin edici cevaplar aramışlardır.

    peki din felsefesini nasıl tanımlamalıyız? işte bu kesinlikle zor bir sorudur. gerçi felsefeyi de tanımlamanın başlı başına felsefe olduğu göz önüne alınırsa hem din hem de felsefe gibi iki ayrı büyük olguyu bünyesinde barındıran din felsefesini tam anlamıyla tanımlamak çok daha zordur. çok basit olarak din felsefesi için "dini olan şeyler hakkında felsefi düşünme faaliyetidir" tanımı yapılagelmiştir. ancak bu tanım bile kendi içinde belirsizlikler içerir. dini olan şeylerin ne olduğu konusu büyük bir sorundur. çünkü çok fazla din vardır. mesela budizmdeki reenkarnasyon islam'da karşılıksız kalacaktır. bu da din felsefesini çıkmaza sürükleyecek, daha da ötesi boş laf olduğu sonucuna çıkaracaktır. işte bu yüzden günümüz din felsefecileri bu dini olan şeyleri teistik olanla sınırlamışlardır. ama bu da saçmalıktır çünkü aslında felsefenin kendisini hiçbir şeyle kısıtlamaması gerekir. zaten teistik sınırlaması kabul edildiği takdirde de teistik olanın ne olduğu sorunuyla karşılaşırız. yine din felsefecileri teistik olanı klasik teizm ile ifade ederler. klasik teizm ise yahudi-hristiyan ve son yıllarda da islam olarak kabul edilir. yani bu tanım, panteizm ve bezeri bir sürü olguyu dışta bırakır. velev ki klasik teizmi de kabul ettik, ama yine sorunlar bitmez. teizm allah kelimesini karşılayabilir mi? karşılayamaz çünkü aslında teizm hristiyanlığın teslisini ifade eder bir şekilde kullanılmaktadır. o halde nasıl bu üç dini teizmin içine alabiliriz? sorular çok ama canım sıkıldı, varmak istediğim nokta şu ki, din felsefesinin şu anda insanı tatmin eden bir tanımı yapılamamıştır.

    bu konuyla ilgili o kadar çok şey okudum ki.. ama yine de fikrim değişmedi. dinin felsefesi olmaz. din felsefesi saçmalıktan başka bir şey değildir. çünkü iman akılla temellendirilebilecek bir şey değildir. pascal'ın dediği gibi "kalbin, aklın bilmediği nedenleri vardır." bu da din felsefesinin safsata olduğunu kanıtlar. çünkü din felsefesi bir inancın doğru olup olmadığını yahut gerçekten tanrıdan gelip gelmediğini sorgular. ama bir tanrı inancınız yoksa zaten tanrıdan vahiy geldiğine inanamazsınız. başlangıç olarak bir tanrıyı kabul etmediğiniz müddetçe zaten hiçbir dini rasyonelliğe sığdıramazsınız. bu da boşuna çaba demektir. beyni boşuna yormaktır.
  • bu alanda çalışan akademisyenler genellikle sevilmezler. yaşadığımdan değil, gözlemlerimden çıkartıyorum bu sonucu. çünkü bu alana meraklı kişilerin dini sorgulaması potansiyeli vardır. "allah korusun, ateist falan bile olur bunlardan. felsefe de dedir, hepisi kuran'da yazıyor zaten"dir.
  • lise öğrencilerine anlatılması istenilen bu ünitenin kazanımlarına bakıldığında, 5 tane kazanımın öğrencilere aktarılması gerektiği söyleniyor. şimdi bu beş kazanımdan biriyle ilgili söylemek istediğim bir şey var.
    öncelikle kazanımın ne olduğunu yazayım:

    "dini alanın temel kavramlarını tanır."

    dini alan dendiğinde insanın aklına ne gelir?
    bütün dini sistemler. buna semavi olmayan dinler de dahil olmak üzere.
    en azından benim aklıma böyle bir şey geliyor.

    şimdi bu kazanımın hemen peşine eklenmiş açıklamaya dönüp bakmakta fayda var, sevgili meb bizden ne istiyor diye...

    aynı kazanımın yanına iliştirilmiş açıklama da şu şekilde:

    dini alanın temel kavramlarından; iman, inanç, ibadet, dini tecrübe, fıtrat, tevhid, yüce, kutsal, tanrı, vahiy, peygamber vb. kavramlara yer verilmelidir.

    hoba... olaya gel şimdi, olayın rengi değişmeye başlıyor. sana bir noktada şunu söylemek istiyor sevgili devlet büyüklerimiz, yaratılışçı teoriyi esas al derslerinde.

    şimdi bir diğer kazanıma bakalım, ne öğretmemiz gerekiyormuş çocuklarımıza...

    kazanım: "din felsefesinin temel problemlerini açıklar."
    kazanımın açıklaması: "inanan bir varlık olarak insan, tanrının varlığı, evrenin yaratılışı, vahyin imkanı, ruhun ölümsüzlüğü gibi konuları felsefi temalar olarak nasıl tartışılabileceği gösterilmelidir."

    "felsefi temalar olarak nasıl tartışılabileceği gösterilmelidir" iması mükemmel yalnız. misal: "inanan bir varlık olarak insan, din felsefesi açısından ele alınabilecek bir şey midir çocuklar?" desem, kazanımın kendisiyle dalga geçmiş olurum sınıfta. ama gerçekte söylemem gereken bu. aslında bana devlet büyüklerinin demeye çalıştığı şey şu, "felsefe dine(islam'a) karşıdır" algısını yık sınıfta, gerisi mühim değil.

    felsefe dersinde felsefe savunusu vermemizi istiyorlar resmen. felsefe, "felsefe'yi aklamaya" üzerine kurulabilir mi yahu?

    misal kazanımlardan bir diğeri de, "tanrı hakkındaki temel görüşlerin temel özelliklerini açıklayın" şeklinde.
    aynı kazanımın açıklamasında, "tanrı'nın varlığını kabul edenler ve etmeyenler şeklinde görüşlere yer verin" diyor. bir önceki açıklamalarda görülen "tartışın, açıklayın, belirtin, anlatın" gibi yaklaşımlar yok ama...

    alın size din felsefesi, kırpa kırpa, yonta yonta anlatın diyor kısacası sevgili devletimiz.

    ben de diyorum ki, la bebe dinin felsefesi mi olurmuş?

    edit: yalnız yazı başlarken kazanımlardan biriyle ilgili yazacağım demişim, tüm kazanımlara el atmışım *
    yok, yok iki kazanıma el atmamışım. isterseniz onlara da el atayım da, hepsine sayıp söveyim? gerçi elime yazık, uğraşmaya değmez.
  • din felsefesi dinlerin sahip olduğu temel kavramları dışarıdan (yani sadece akılla, kutsal kitapların otoritesine başvurmadan) analiz eden, bu kavramların akla uygun olup olmadıkları konusuyla ilgilenen felsefe dalıdır.
  • yasayan 200'den fazla din felsefecisinin en onemli calismalarini bir arada gormek isteyenler icin:

    http://commonsenseatheism.com/?p=1294