şükela:  tümü | bugün
  • cevaplanması en zor soruların başında gelmekle birlikte, ne kadar iyi tanım yapılırsa yapılsın hep bir yanı eksik kalacak sorudur.
  • kişisel bir cevabı olan sorudur. ancak dinin amacını anlamaya çalışmak, ne olduğu sorusunu cevaplandırmaya yardımcı olabilir.
  • tolstoy'un dinin tanımını yapıp; felsefe, sosyoloji, sanat ve hayatın çeşitli alanlarıyla ilişkisini irdelediği eseri. tolstoy fikirlerini, kısa kısa bölümler halinde, dinin insan hayatının ayrılmaz bir parçası olduğu çerçevesinde sunmaktadır.
  • bunu din dersinde yazılıda sormuştum. öğrencinin biri şöyle cevap vermiş:

    "bir derstir." *
  • herkesin kendisine mutlaka sorması ve cevabını doğru olarak yanıtlayabilmesi gereken bir sorudur.

    ama ne yazık ki, çoğu insan bu soruyu ciddi olarak kendine sorma ihtiyacı duymadığı gibi, cevabını da bir türlü bilmez, işin tuhafı bilmek de istemez.

    dinin oldukça kapsamlı bir konu olduğunda şüphe ok. ancak özetlemek gerekirse din, insanların hayatı boyunca nasıl yaşaması gerektiğini anlatan bir kılavuzdur. bir anlamda "insanca" yaşamanın yolu da diyebiliriz.

    şimdi bazı arkadaşlar, "ne alaka ulan? namaz kılıcan, oruç tutucan, tespih çekicen, bunların insanca yaşamakla ne alakası var?" diyecekler.

    din, namaz kılmak oruç tutmak değildir. din, bir insan olarak, kendine, yakınlarına, çevrene, insanlığa ve seni yaratana karşı görevlerini yapıp, kimseye zarar vermeden, mutlu bir şekilde yaşamak, başkalarının da mutlu ve huzurlu olmasına katkıda bulunarak, toplum halinde uyumlu bir hayat sürmek için davranışlarımızı kontrol etmek, "iyi" şeyleri yapmak, "kötü" şeyleri yapmamak demektir.

    "din nedir?" sorusuna, hepimiz aynı cevabı veremedikçe, ne dindar olabiliriz, ne mutlu olabiliriz.

    üzerinde önemle durulması ve her birimizin tek tek doğru algılayıp beynine kazınması gereken bu sorunun cevabıdır.

    yoksa kimimiz dini namaz kılmak sanırız, kimimiz boşa geçen zaman, kimimiz bazı anlamsız hareketler, kimimiz bizi uyutan afyon, kimimiz bir grup softanın uydurması, kimimiz cennetin yolu, kimimiz alay edilmesi gereken bir saçmalık zannederiz.
  • varoluşun anlamdırılamaması yüzünden henüz bilimin bulamadığı her şeye denen , sorumluluğu kendinden daha ulu bir güce bırakma olayıdır.

    insanların 8000 yılında abugudugu galaksisinde bir gezegende ileri teknoloji gemileriyle ve medikal teknolojilerdeki aşmışlığı ile gittiğini düşünelim. örneğin titanyumdan bin kat hafif ama 10 kat sağlam hammaddeler bulduğumuzu ve oradaki ilkel ve düşünemeyen canlıları mutasyona uğratarak o hammaddeleri bizim için madenlerinden çıkarıp gemilerimize yükleyecek şekilde mutasyona uğrattık ( nasılsa tıp alanında da çok geliştik ya.. ) . 500 yıl sömürdük sömürdük sömürdük. ve sonrasında daha başka bir gezegende o maddeden çok daha fazla olduğunu keşfettik ve ilk gezegenimizi kaderine terk ettik, pılımızı pırtımızı toplayıp yeni gezegenimize doğru yola çıktık.. oradaki mutasyona uğrattığımız canlılar da o gezegende kaldılar. düşündüler, düşündüler ve düşündüler ( eskiden yapamadıkları kadar ) biz nasıl var olduk gibisinden. aynısını insanlığın varoluşu için düşünelim...

    yukarıda okuduğumuz kısım bir teori (binlercesi üretilebilir), kimine göre saçma , kimine göre imkansız , kimine göre mantıklı tutarlı gelebilir, kimine göre ise düşünmesi bile günah.

    bunu yazan kişi olarak ben de inançlı biriyim, çünkü inanç içimizde ve ne olduğu sadece bizi ilgilendirir. mantık çerçevesinden çıkmadan dinini yaşamalı insan. hepinize saygılar sunuyorum.
  • ekrem demirli'nin "allah'la benim hususi ilişkimin adıdır" olarak yanıtladığı soru.
    16.57'de
  • lev nikolayeviç tolstoy'un bir kitabıdır.
    oda yayınlarının ince kitabını önermiyorum. çok kısaltılmış ve imla ve çeviri hataları da pek çok kez kitabı bırakmanıza sebep olacak derecede.
  • benim için din masal demektir.masallarda ne gerçek ne hayal kestirmek zordur,din de masal gibidir,ne gerçek ne masal belli değildir.