şükela:  tümü | bugün
28 entry daha
  • zaman zaman "dinci" ifadesi ile karşılaştırmalı olarak ele alınır.

    popüler anlamda, dincinin "dini kendi menfaatlerine alet aden kimse" olduğu, dindarın ise "inancında samimi olan halim selim bir kimse"ye karşılık geldiği düşünülür. ancak bu iki sıfatın zihinsel kodları bundan farklıdır. hatta, özellikle türk laiklerinin anlam dünyasında aslında dinci ile dindar arasında pek bir fark yoktur.

    türkiye'de, demokrasinin en temel ilkelerinden biri olan siyasi katılım (political participation) hakkını kullanmayan "dinci"leri dindar olarak nitelendirirler. zira dindar, kendisini doğrudan ilgilendiren konular da dahil olmak üzere sosyal, siyasi, ekonomik ve kültürel hiçbir alandaki karar alma mekanizmalarına katılımda bulunmayan ve başkalarının kendisi hakkında aldığı kararlara itiraz etmeyen pasif kimsedir.

    dindar kişiden beklenen, din ve vicdan hürriyetinin alenen ihlal edildiği durumlarda dahi bu konuyu siyasetin gündemine getirmemesidir. çünkü bu, siyasi alanda din adına taleplerde bulunmak olacağından, laiklik ilkesine aykırı olur. bu nedenle, hakları ihlal edilen inançlı bir kimse, pasif kaldığı müddetçe, ("dinci"nin diğer özelliklerinden pek çoğunu taşısa dahi) laikler tarafından "dindar" olarak nitelendirilir ve hatta saygı görür.

    bu konu dikkatle incelenirse, "dini siyasete alet etme" söylemlerinin arkasında hep dindarların siyasi katılımlarından duyulan rahatsızlığın gizli olduğu görülebilir.

    aynı doğrultudaki bir diğer örnek için (bkz: kürtçü/@derinsular)

    ana tema:
    (bkz: islam/@derinsular)
34 entry daha