şükela:  tümü | bugün soru sor
  • olmamasi gerekendir. her an buldugu urettigi kesfettigi bir seyi inanclarina aykiri diye reddedebilir veya yapilani hazmedemeyebilir.
  • özellikle fen bilimlerinde olmaması gereken akademisyendir.

    zaten binlerce yıldır fen bilimcilerinin bulduğu şeyler bir takım teistler tarafından, ya kuranda yazıyor bu ya denilerek küçümseniyor, ya da günah, haram, cehennemlik gibi tepkilerle karşılanıyor. işinizin doğasına aykırı yani dindarlık.

    fen bilimcisi araştırmasını yaparken, tanrı'nın varlığını yok saymalıdır. cevabı bulabilmek için tek çıkar yolun kendi çalışmaları olduğunu düşünmelidir. bu, disiplinini sağlayacaktır.

    yoksa öteki türlü onlarca citation yaptığınız, hatta bazen ayarı kaçırıp intihal'e* kaydığınız makaleler yayınlar, biliminiz açısından değerli olmayan bir akademisyene dönüşürsünüz.
  • olabilir, hatta olmalıdır da. ancak önemli olan şey hiçbir zaman bu ikisini birbirine karıştırmamasıdır, ki bunu yapabilenin pratikte olmadığını varsayarsak sonuç kendiliğinden ortaya çıkıyor malesef.
  • olabilir. dindardan kastın müslümanlar için kullanıldığını varsayarak; bilim islamiyette farzdır*. olmaması gereken yobaz akademisyendir. zira satanistin bile yobazı olabiliyor.
  • olsa olsa şöyle bir şeydir: http://ilahiyat.istanbul.edu.tr/?p=8087
  • (bkz: abdus salam)
  • cogunlukla oyle degildir ve birilerine yaranmak icin oyle gozukuyordur.
  • gayet dindar ve yaptığı işte çok iyi olan bilim adamları vardır. amk sanki bütün dindarlar cahil adamlar. genellemelerin hastasıyım. dinle hiç alakası olmayıp bilimlede alakası olmayan akademisyenler çokça mevcuttur. dindar olup bilim nedir neden yapılır hiç anlamamış insanlarda mevcuttur. kısaca genellersek bilimden hiç anlamayan insanlar bilim adamı kisvesi altında kadroları doldurabilmektedir. profesör titrini almış bir adamın sorduğu soruyu duyduğumda utanmıştım açıkçası. türkiye şartlarında konuşacak olursak dini cemaat kadrolaşmaları çok yoğun olduğu için dindar bilim adamı profili çok sinir bozucudur. ama bu dindar olmasıyla değil, vasıfsız olması ile ilgilidir.
  • oksimoron kabilinden şey. akademisyen sözcüğünün hangi sıfatı getirirsek getirelim durum değişmeyecektir, bilim ancak ön yargısız ortamlarda yapılır. akademisyenin de bir şey üretme kaygısına girmeden önce kimliğinden, görüşlerinden, egolarından sıyrılması gerekir. tabii bunu işin bilim kısmı için söylüyorum. yoksa günlük hayatında istediği kadar dindar olsun, ibadetlerini eksik etmesin, bunlar ayrı şeyler.

    (bkz: tüzel kişilik)