şükela:  tümü | bugün
  • sanırım en önemlileri merhamet ve adalet kavramları.
    dün kpss'de bir soruda çocuğa ceza vermenin bazı bilimadamları tarafından çocuğun cezayı ödedim yine yapabilirim diye algılamasını yazıyordu. din de sanırım buna benzer bir durum yaratıyor insan beyninde. ceza, ödenip kurtulunacak bir şey gibi görülüyor olabilir mi sayın psikolog, psikiyatrist ve bilimum alakalı suserler?

    ismini vermek istemeyen bir suser'den geliyor;

    okuyunuz
  • samimiyettir.
    inanç insana etrafı tarafından empoze edildiği için reddetmek ve yanlışları kabullenmek zordur. bu yüzden dini bilmeyen pek çok kişiye mesela nisa suresi 34. ayetten bahsedince yüzleri değişir. sonra "orada öyle demediği", "kelimenin 47673. anlamının o olmadığı" ile ilgili sıvama bölümü başlar. veya cahiliye devrinde kız bebeklerin diri diri yakılmasıyla ilgili duygu sömürüsünden geçilmez de osmanlı'da kundakta boğdurulan şehzadelerin durumu "devletin bekası"yla savunulur. işte bunlar hep dinin getirdiği samimiyetsizliktendir.
  • geri kalmış ülkelerde yaşayan kadınlar için koca bir hayattır. ne acı.

    edit: (bkz: minik eymen celep'e yardım ediyoruz kampanyası)
  • tek kelimeyle gelecek. geleceğimizi kaybediyoruz. ileride çocuğumun hayat şartları karşısında mücadele ederken bir de sikindirik dogmalarla, hurafelerle uğraşmasını istemiyorum.
  • başta kibir olmak üzere her türlü kötülük.
  • bir din bir insana bence hicbir sey kaybettirmez ama o dini benimseyenlerin mayasi bozulmaya yuz tutmus ise o zaman sikintilar gun yuzune cikar...
    hep dusunmeyi aklimizi kullanmayi emreden bir kuran-i kerim size ne kaybettirdi söyler misiniz?
  • körü körüne inanan insanlar için söylüyorsak; en önemli kayıp, kişinin sorgulama yetisidir.
  • hiç bir zaman dinin kalbi körelttiğine inanmadım. ama mantığı körelttiğini, yani bir yazar arkadaşın da belirttiği gibi 'sorgulama' yetisini elinden aldığını düşünüyorum.
    çevremde benden daha zeki ve hayran kaldığım müslümanlar var. yeri geldiğinde çok iyi mantık yürüten bu arkadaşlar konu dine geldiğinde adeta akıl tutulması yaşıyorlar. inandıkları dinin birinci kaynağında geçen ve normalde algılaması kolay olan şeyleri bir türlü kabullenemiyorlar. din bir perde gibi gerçekleri görmelerini ve sorgulamalarını engelliyor.
    bundan daha büyük bir kayıp olabilir mi?
  • ileri düzeyde insanlığını kaybediyorsun.
  • herhangi bir dine tabi olmayan biri olarak kazandırdıklarının kaybettirdiklerinden çok olduğunu düşünüyorum. din bir antidepresan gibidir. sorunları çözmez ama size o sorunları bir sure unutturur. bu uyuşturucu ilaci kestiğinizde ise hayata dair bir çok şeyle yüzyüze başa çıkmanız gerekiyor. gerçekler kavranması ve kabul edilmesi kolay şeyler değil.

    tanrının var olmadığını ve tüm hayatım boyunca aldığım dini eğitimin bir yalan olduğunu kabul etmek benim için hiç kolay olmamıştı.

    dinin her şeyinden tiksinip yine de dine inanan arkadaşlarımı bu yüzden hor göremiyorum. inancını kaybettiğinde daha da çökecek çoğu. kimi çok sevdiği bir yakınını kaybedip sonraki hayatta ona kavuşmayı umuyor, kimi dertleri için dua ettiğinde onu dinleyen bir tanrı olduğuna. her insan bir atlas değil ki hayatın tüm yüklerini omzunda taşıyabilsin. bu uğurda din bu insanlara suni de olsa bir umut verebiliyor. bu karamsar ülke atmosferinde bazı insanların elindeki son şey bu umut.