şükela:  tümü | bugün
  • 2006 versiyonunda, karşı taraf konuşurken sözünü kesip lan,anan gibi tabirler kullanmanın ilk şartı olan adap.
  • insan yaşamı, etkileşimle şekillenerek gelişir. etkileşimin özünü de dinleme eylemi oluşturur. dünya üzerindeki hemen her kültürde dinlemenin önemine atıfta bulunan bir özdeyiş ve/ya atasözüne rastlayabiliriz. peki, gerçekten karşımızdakini dinlemek için yeteri kadar çaba sarf ediyor muyuz?

    bir başkasını dinlerken, onu sadece zihnimizle değil, tüm bedenimizle dinlemeli ve içsel bedenimizin enerji alanını hissetmeliyiz. bu, dikkati düşünme eyleminden uzaklaştırır ve zihin müdahalesi olmadan, gerçekten dinlemenin mümkün olduğu sessiz bir yer, bir boşluk yaratır. bu durumda diğer kişiye, var olabileceği bir boşluk sunarız. bu, karşımızdakine verebileceğimiz en değerli armağandır.

    çoğumuz nasıl dinleyeceğimizi bilmeyiz. çünkü dikkatimizin büyük bir bölümü düşünme eylemi tarafından tutulmuştur. karşımızdakinin söylediklerinden daha çok kendi düşüncelerimize dikkat veririz ve diğer kişinin varlığına hemen hiç dikkat sarf etmeyiz. kuşkusuz, bir başkasının varlığını ancak kendi varlığımız vasıtasıyla hissedebiliriz. bu yüzden, gerçek dinleme, özünde koşulsuz sevgi olan birlik bilincinin idrak edilmesinin başlangıcıdır. varlığın en derin düzeyinde hepimiz, var olan her şeyle biriz.

    çoğu insan ilişkisi esasen insanların birbirleriyle iletişiminden değil, zihinlerin birbiriyle ilişki ve etkileşiminden oluşur. hiçbir ilişki bu şekilde gelişemez. bu yüzden ilişkilerde çatışmalar yaşanır. zihin yaşamımızı yönettiğinde çatışma, mücadele ve sorunlar kaçınılmazdır. içsel bedenimizle temasta olmak ise içinde ilişkinin gelişip çiçek açabileceği berrak bir düşünce-sizlik alanı yaratır.