şükela:  tümü | bugün
  • insanın tek başına yaptığı yolculuklarda yalnızlığın belki de en fazla hissedildiği andır yolda verilen molalar.

    tuvalete girmiş çıkmış, sigaranı yakmışssındır.
    yoldan gelip geçen araçlara dalar gözlerin,
    aklın ise geride kalanlarladır hala.
    garip bir yalnızlık siner insanın üstüne, atamazsın.

    `:https://www.youtube.com/watch?v=fhmhcip-vvw`
  • otobüslerin arkasına, iyice yola doğru yürüyüp tek başına osurmayla sonlanırsa o an, senden mutlusu yoktur...
  • molada yenen yemeğin, içilen sigaranın paylaşılamadığı yalnızlıktır. park halindeki araçlara bakıp, "keşke şöyle bir arabam olsaydı da onunla gitseydim" şeklinde içerleniş de cabasıdır.
  • herkesin uğradığı ama hiç kimsenin 30 dk dan fazla kalmadığı yer. yazın bile gitseniz kıçınız donar.
  • arkadaşın sınır dışı edildikten sonra durulan dinlenme tesisinde daha çok koyan yalnızlıktır.
  • tesise girmeden otobüsü karıştırmamak için plakayı ezberleten yalnızlıktır.
  • dinlenme tesisi dediğimiz araf gibi bi yer aslında.* ne tam gitmişsin ne de bi yere varabilmişsin. hareket halinde olsan bi yere gidiyor olursun ama durağansın. böyle basit bir durumu karmaşıklaştırabilme haline düşüren yalnızlık.
  • dünyanın en mutlu ve huzurlu yalnızlığıdır. hele gideceğin yerde sevdiklerin varsa keyfine varmaya doyamazsın o tesislerin.
  • soğuk tesisin bir bacağı kırık masasında otururken yakılan bir sigara eşlik eder bu yalnızlığa. sonra bir bardak çay gelir sararmış bardakta. çayınızı yudumlarken birden hortumla yıkanan otobüsün camlarına takılır gözleriniz. damlaların birer birer düşerek köpüklü suda kayboluşunu izlersiniz anlamsızca. sonra anons yapılır; "şuradan şuraya giden bilmem kaç seferli aracımız birazdan hareket edecektir" diye. sigaradan son bir fırt daha çekip atarsınız o köpüklü suya ve anında söndüğünü görürsünüz. aynı geçerken gördüğünüz şehrin ışıkları gibi.
  • bu yol üzeri ihtiyaç giderme alanları, çok zaman geceleyin tekdüze bir gelişten sonra mahmurlukla varılan, çok kalabalık, ışıklı ve gürültülü yerlerdir. işte bu kargaşa gözden kulaktan girip hisse, içinden kaçılmaz bir yalnızlık verir aniden yabancı bu yerde, birbirini umursamaz bakan yabancı yüzleriyle. aslında az bir yalnızlıktır, yapayalnız uzun bir gidişten hemen önce.