şükela:  tümü | bugün
16 entry daha
  • dünyanın en kötü yeri. uğramak zorunda olunan en tekinsiz yer. duygu olarak tekinsiz. orada gibi ama sadece iki durak arası varlığı. gerçekliği sadece o anlık. sanki siz otobüse binince o da arkanızdan sandalyesini, masasını, çatısını toplayıp gidiyor.

    zaten ayak bastığınızdan terk edene kadar özündeki hiçbir vaadini de yerine getirmiyor. dinlenemiyorsunuz, çünkü vaktiniz yok, çünkü pis, çünkü çirkin. ne gözünüze ne bedeninize hitap etmiyorken nerede kaldı dinlenmek. aksine yoruyor. üzüyor.

    size orada oluşunuzun yanlışlığını göstermek istercesine bütün benliğiyle küfrediyor. bilinmez, güvensiz, sizinle asla konuşmayan, mutsuz haliyle siktir çekiyor her saniye. siz de kendinize sövüyorsunuz hay bu otobüse bindiğim, beni buraya getiren yola koyulduğum ana diye.

    var olup da aslında yok olan şeylere çok alışığız çünkü biz insanız. ve hayat zaten böyle şeylerle dolu. bu da hayatın hayal kırıklıklarının, karşılanmayan beklentilerinin ve karşılanmasa da yine beklentiye girmelerinin bir küçük tiyatrosu gibi. e sabahın kör ayazında niye bana hayatı hatırlatıyorsun ki şimdi sen.

    senin değil benim sana küfretmem lazım. belki de önce ben ettim, sen de o yüzden mütemadiyen sidik kokan tuvaletlerinle ve mutlaka yüz felcine ramak bırakan fırtınalarınla bana karşılık veriyorsun. insanın, mola verdirmek iddiasıyla ağzına sıçan üstüne de bir lirasını alan tek yer de bu gezegende var olurdu zaten. teşekkürler dünya.