şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: ate)
    (bkz: ateist)
    (bkz: ateizm)

    bu da bonus
    (bkz: bilinemezcilik)
  • (bkz: deist)
  • bir inanç.
  • zaman zaman bir inanç. eğer söylenen şey bir tanrı olması olasılığını tamamen reddetmek veya bir dine inanmadan tanrıya inanmaksa, bir inançtır dinsizlik hakikaten de. öte yandan ikisi de olası iki durumdan (tanrı vardır/yoktur) daha basit, deneyimlerimizle daha fazla örtüşenini seçmek inanç değildir mesela. yani ben camdan bakarken havada uçan bir tüy gördüm diyelim, rüzgarı da saptayacak araç gereç veya sallanacak edevat yok camın önünde. o tüyün rüzgarla savruluyor olması veya kendiliğinden durgun havada uçan bir tüy olması (özellikle fizikle açıklayamadığımız şeyler olduğunu ifade ettiğimizde) aynı şekilde muhtemeldir. ama akıl mantık şu ana kadar kendiliğinden uçan bir tüy ile karşılaşmadığı için bunun rüzgarın etkisi olduğunu kabul edecektir. aynı şekilde dinin bilimle çatıştığı noktalarda kanıta ya da en azından tutarlı ve açıklanabilir olmaya dayanandansa ortada kanıt veya net açıklama olmamasını huşu verici addedeni seçmek de pek rasyonel değildir. zaten semavi dinlerin iddiası da budur: "zaten kesin olarak anlayamayacağınız için siz bir inanın, sonunda haklı çıkacaksınız bakın görün". e bunu kabul ettiğinde zaten her şeyi kabul edersin. ben bir limonum mesela, klavyeyle yazı yazmayı ve okumayı öğrendim. aksini an itibariyle ispatlayabilecek pek fazla kişi yok, ama bazı insanlar benim limon olduğumu iddia etmeyi prestijli, ahlaklı olmanın şartlarından biri ilan edebilir pekala. hatta benim limon olmadığımı ya da olmayabileceğimi iddia edenleri cezalandırabilirler, veya cezalandırılacakları kehanetinde bulunabilirler.

    başka bir yönden de, agnostiklerin "ne bileyim lan ben tanrı var mı yok mu" yaklaşımları da inanç içeren dinsizlik tanımına uymaz. zira bu kişiler yukarıdaki mantık zincirine haiz olmuş ve tanrının veya tanrıların var olup olmadığından emin olmanın mümkün olmadığını söylemişlerdir. dahası, bir kısmı benim limon olup olmamamın pek de önemi olmadığını düşünürler. yani tanrı varsa o kadar güçlüdür ki bizim ona inanıp inanmama çerçevesinde sergilediğimiz ego oyunlarını önemseyecek bir karaktere sahip olması manyak olduğuna işaret olacaktır, hiçbir şeyin garantisi yoktur. ya da tanrı(lar) bunları önemsememekte, kendi sorumluluğu olan, sadece istediği için yoktan var ettiği şeyleri çeşitli kriterler uydurup cezalandırmakla ilgilenmemektedir. yani cezalandırmak için yoktan varlık yaratmayacaktır.
  • "deism"'in turkceletirilmis seklidir. kokeni "age of enlightment" bir diger adi ile "age of reason" a dayanir (18.yy kimileri 17. yy'in sonlarinin da icine girdigini iddia eder). bir yaratan olduguna inanc sonsuzdur fakat din, mezhep, dini kuruluslar, din adamlari, din liderleri, dogmalar, peygamberler siddetle reddedilir.
  • eger inanan deistse normal olan durum..
  • iyi bir şeydir.insan olabilme yolunda büyük kolaylık sağlar.
  • insana bilgelik kazandırır daha önemlisi tüm vicdani ve insani duygularının geri gelmesine sebebiyet verir.
  • vakitten tasarruftur, olagan olan seyleri düsünmektir, en önemlisi daha az paranoyadir.
  • (bkz: kime göre neye göre)

    sonuçta hristiyan müslümanı dinsiz olarak görür, yahudi hristiyanı ve müslümanı dinsiz olarak görür, müslümansa zaten yobazsa kendi hariç herkesi dinsiz görür. tabi insan gibi insan olanlar da var arada, onlar kimsenin bir şeyine karışma hakkını görmez kendine, başkasının inancını sorgulayıp onun imanını sorgulamanın şirk koşmak olduğunu bilir, kendi inancını insanlara dayatmaya, diğerlerini dinsiz ilan etmenin ne kadar gereksiz bir şey olduğunu bilir.

    ama hindu olmak vardır ki en zoru budur sanırsam. mezbahalara baktıkça adamın içinden nasıl da "allahsızlaaaarrr" diye bağırmak geçiyordur kim bilir.