şükela:  tümü | bugün
  • diaroma belli olcege sahip modelleri kullanarak tarihte veya insanin kendi hayal urunune dayanarak olusturdugu bir sahne gibidir .kullanilan modeller ne kadar gercegi yansitirsa olayin icerigi o kadar inandirici ve etkileyici olur
  • 27 ağustos 2002 tarihinde piyasaya çıkması beklenen silverchair albümü. fakat 500 kopyası şu anda dünyanın dört bir yanına dağıtılmış durumda. hatta netten bulabilirsiniz bile.

    hepsi daniel johns tarafından yazılmış şarkıların tracklistingi de şöyle:
    1. across the night
    2. greatest view
    3. without you
    4. world upon your shoulders
    5. one way mule
    6. tuna in the brine
    7. too much of not enough
    8. luv your life
    9. lever
    10. my favourite thing
    11. after all these years
  • daniel johns'un fazla mutlu bir ruh haliyle yazdığı parçalardan oluşan,hatta yazarken tamamının bir hollywood müzikalini andırmasını istedim gibi açıklamalar yaptığı,silverchair'ın dördüncü albümü.öyle ki daniel johns sırf mevcut hayranları üzmemek için one way mule gibi eski günleri anımsatan bir parça koymuştur,without you ise zaten aslında neon ballroom albümü için yazılmış bir parçadır.
  • turkiyede orjinali bulunamayan, bulunmasi icin kasilan album.
  • sergi icin yapilan tematik calisma. ozellikle maket sergilerinde yapilan calilik vb. ile olusturulmus ortamlara verilen ad.
  • her ne kdr onceki alisilmis albumlerden cok farkli olsada, dinledikce kendine asik eden bir baska silverchair albumu, hatta su andaki duruma gore, sonuncusu..

    yillar sonra gelen mutlu edit: silverchair proudly presents: young modern
  • 1822 yılında louis jacques mande daguerre'in yani fotoğrafın atası olan daguerretoype'ı bulan adamın icad ettiği, izleyiciyi virtüel biçimde zaman ve mekan aşırı seyahate çıkartan aygıt. dioramada izleyiciler hareketsiz olarak bir platformun tam ortasında dururlar, platformun 73 derece döndürülmesiyle görüntüler hareket eder. böylece virtüel bir hareket hissi yaratılır. dioramayla izleyici hareketsizlik içinde harekete ulaşmış olur. diorama bu yüzden sinemanın da öncüsü olarak görülmektedir.
  • statik maketçiliğin en zor ve en çok ustalık gerektiren, en zevkli alanı. gerçekçiliğe kasan bir tip iseniz onlarca fotografı incelemek, senaryonun geçtiği dönem hakkında kitap karıştırmak gerekir. taslak çizimleri yapılır, parçalar toplanır, araçlar, evler, insanlar, çevre.. her paçanın üzerinde özenle çalışılır. çok zahmetlidir, maddi manevi büyük güç ister ama eser bittiğine harcanan emek, seyif keyfine değer.

    (bkz: maket/#10661550)
  • türkiyedeki en güzel örneklerinden biri harbiye askeri muzesi çanakkale savaşı salonunda bulunur. gösterim hala devam ediyormu bilemem ama maketçi ve ressam arkadaşların aylarca ince ince çalışmalarına şahit olduğum bir eserdir bu. maket üzerinde her biri tek tek el ile yapılmış boyanmış ve birbirine benzemeyen 300 kadar asker figürü var. diorama içinde 1 adet projeksiyon cihazından canakkale şavaşını anlatan 15 dakikalık bir film oynatılıyor. filmin 3.5 dakikası o dönemin şartları ile komple 3d olarak yapıldı. ayrıca film esnasında savaş sahnelerinde çeşitli ışık ses ve duman efektleri ile savaş sahneleri taklit edildi, misal 50 kadar askerin tüfek uçlarına yerleştirilen optik fiberlerden ateş edilme efekti yapılıyor.
  • silverchair'in bu albümü elliott smith'in xo albümüne inanılmaz derecede benzemektedir.
    ama asla elliott smith'inki kadar tatmin edici olamamıştır kanımca.