şükela:  tümü | bugün
  • insanların ben şöle dersem başkaları benim hakkımda ne düşünür ne derin uluslararası halidir. kendisini, düşüncelerini ifade etmekten korkanlar için eziklik psiklojisi hakimdir.
    mesela ermenistan'ın 1 milyon 200 bin kişiyi öldürdünüz demesi, amerikanın türk askerine çuval geçirmesi, fransanın ermeni soykırımını kabul etmesi, amerikanın ermeni meselesini meclisinde sakız yapması, avrupa birliğinin kıbrıs halkının bir bölümünü hiçe saydığını aldığı kararlarla ortaya koyması mükkemele yakın diplomatik nezaket kuralları içersinde gerçekleşmiş olaylardır. ama dünyaya canlı yayın olarak sunulan bir savaşın gerçek mağdularının asla geri kazanılması mümkün olmayan haklarını ifade etmek çok büyük ayıptır, asla ifade edilmemelidir, özellikle başka ülkeler ne der diye düşünülmeli ona göre hareket edilerek nezaket korunmalıdır. aksi takdirde barbar olunur, rezil olunur, kendi ülkesinden olur mu öyle şey oturalım oturcağımız yerde bile denilir
    bu nezaketin en önemli şartı ise kıçı kırık bir moderatörün el kol hareketlerine maruz kalındığında bir kere o eli indir dememektir, olur abi sen sus de ben susayım demektir.
    böyle ironik bir nezakettir işte.
  • bir memleketin başbakanını azarlamamaktır mesela. etkiyi konuşmadan, tepkiyi konuşma takıntısından vazgeçmeden de diplomatik nezaket dersine geçilmiyordu en son hatırladığım.
  • oldum olası tilt olduğum olaydır. böyle sürekli bir kontrollülük hali, ağzından çıkan her cümleye dikkat etmeler falan.
    harbi olmaya, samimiyete, içinden geçeni söylemeye zinhar müsaade yok. her şeyin bi kuralı var amına koyim. yemeklerde oturma düzeninden tut da karşılama merasimine kadar. hele bir de mütekabiliyet esasına uymadınmıydı tam sıçtın. en ufak yanlışında hem bireysel olarak hem de ülke olarak madara olman an meselesi.
    halbuki böyle bir kural olmasa, o koca koca devlet adamları nasıl güzel insanlara dönüşürler biliyor musun.
    misal beyaz saray önünde bush ve putin ortak basın toplantısı düzenliyorlar. bush, putin'in pek hoşuna gitmeyen bir şeyler söylüyor. putin sinirlenerek "birader senin de bi söylediğin bi söylediğini tutmuyor. içerde canım putin, gülüm putin diyordun. şimdi olduk bokum putin." diyor. bush da karşılık olarak "misafir umduğunu değil bulduğunu yer. hoplama zıplama otur yerine" deyince putin, bush'un ağzına iki tane çakıyor.
    insanlar da bunu normal karşılayacaklar ama. konu orada kapanacak, günlük hayatın enteresan enstantanelerinden birisi olarak anılmaktan öteye geçmeyecek.
    vallahi daha güzel olur dünya. hiç olmazsa hayatımız renklenir. gerilim azalır.
    yeni bir şey değil bu fantazi. yıllardır aklımdaydı da sevgili başbakanımız recep tayyip erdoğan'ın davos'taki çıkışını izleyince bir an aklıma geldi. ondan şeyettim.
  • iki yüzlülüğün temelidir.