şükela:  tümü | bugün
  • ingilizce adi ilk aciklandiginda "the manager of it all" olan, daha sonra "my man the president" olarak degisen, lars von trier'in subat 2006'da cekimlerine baslayacagi ve 2007'de gosterime girmesi planlanan filmi.. yonetmenin uzunca bir aradan sonra cekecegi ilk danca film ayrica..
  • hakkında "son yıllarda seyrettiğim en iyi film" desem, son yıllarda seyrettiğim diğer filmler ve onlar hakkındaki kanaatlerimin diğer insanlar açısından konu dışılığı nedeniyle mallık beyanında bulunmuş olurum, ama bulunmuş bulunayım: son yıllarda seyrettiğim en iyi film.
    bu filmde, nedensiz bir şekilde yüksek bir dikkat ve olumlu bir önyargıyla izlediğim için de olabilir, "her şey vardı": iktidar, görünmezlik, görünürlük, görünmezleştikçe soyutlaşıp arzu nesnesi haline gelme, fallik karılar, bir ömür boyu sürebilen ve hep var olan "non-communication" (iletişimsizlik değil), ilahi adalet veya insani ahlakilik yerine absürdlüğün saltanatı. bi de gambini diye bir şey, ona mana veremedim desem yalan olur. izlandaca ve dancanın yakınlığının kesintisiz simültane tercüman şahsını bazen papağana çevirmesi de hoştu.
  • toplamda 2.5 kere güldüren , güldürmezken düşündüren ortaoyunu tadında 'the boss of it all' diye ingilizceye 'emret patronum' adıyla latif türkçemize çevrilmiş lars von trier filmi.ben daha iyisini çekerim diyenlerin belirli bir yüzdesi daha iyisini çekmeyi başarabilecek ama bundan tatmin olmayacaktır.
    --- spoiler ---
    sonunda narrator kardeşimiz 'bu filmde aradığını bulamayanlar ve aradığından fazlasını bulanları bir kalemde çayıra salarken tam aradığını bulanlara 'bunu hakedin' buyurarak bizlere durum komedisinden vazife çıkarmak fırsatını sunuyor.
    --- spoiler ---
  • müziksizliğinden olsa gerek, garip bir sinir bozukluğunun da etkisiyle sürekli güldüren film, hatta ara ara curb your enthusiasm havası da yok değil. iş hayatına başlayınca tekrar izlemek üzere dvdsi edinilmeli. "lars von trier yine yapmış yapacağını" demeli.

    --- spoiler ---

    ve en ucube görünen karakter*, yine sonunda en akıllısı çıkar.

    --- spoiler ---
  • çok şeker ve bi o kadar kesik kareleri ve bol hızlı konuşmalar içermesiyle tipik bir lars von trier filmi. bu kadar tonlamadan yoksun bir dil olmasına ragmen alayı ve komediyi aktarabiliyor ve gülüyorsunuz. çok güzel bir sonu olmuştur ayrıca filmin.

    --- spoiler ---
    sonbahar beni hep bayar diyip dalıcam şimdi birilerine.
    --- spoiler ---
  • filmi henuz izlememiş olan danimarkalı gençlere duyrulur:
    bu filmin içinde "lookey" denen bir nane var. lookey film içi bilmece tarzı birşeymiş. yani filme seyircinin boyle kolay farkedemeyeceği gorsel hatalar yerleştiriliyormuş ve danimarkada bu hataları ve bunların oluşturdugu bilmeceyi çözen seyircilere 30,000 danimarka kronu verilecekmiş.
    1 danimarka kronu=0,25 ytl. filmi iyi izleyiniz, benden soylemesi.
  • sıkmayan diyalog filmlerinden bir diğeri. izlediğim en müthiş sonlardan birine sahip olduğunu söyleyebilirim. ayrıca gambini'yi tanıyan beri gelsin lütfen..
  • bir mesajı olsun veya olmasın, söylemek istediğini zekice söyleyebilen bir yönetmenin filmi. lars von trier'in seyircinin gözlerini yorsa da ilgisini sürekli canlı tutan tarzının kusursuz bir örneği.

    hoş ayrıntıları gözümüze sokmadan hissettiren, insan portreleri çizmede başarılı bir film. bize milletçe yabancı gelebilecek, izlanda ve danimarka halkları arasındaki husumet gibi bir konuyu bile tereyağından kıl çeker gibi birkaç cümlelik diyaloglarla aktarabiliyor.

    unutmadan, filmde, izlandalı yönetmen fridrik thor fridriksson'un da çok komik bir rolü vardır.
  • toprakcilik yapmak gibi olmasin ama trier'den cikmis iki kisi taniyorum, ikisi de adamin hasi, alaninin ustasidir. bu filmin en keyifli tarafi da bu pek sevdigim iki trierlinin birlesmesi, lars ile karl'in izdivaci olsa gerek. ikisinin de kariyerlerinin bir asamasinda sorduklari soru su: temsili sistemlerde en tepedeki yonetici erk, en buyuk patron kimdir; neyi, nasil, ne kadar ve en onemlisi kimlerin sayesi ve rizasiyla yonetir?

    temsili demokrasinin musamereliginden, (sosyal) kontrat ve hukukluluk itikadindan, abd politikasindan, bush'tan ve avanesinden zerre bahsetmeden butun bu kavramlara dokunduran lars, bir yonetmen olarak ispat ettigi rustunu bir yazar olarak da kanimca asil istigal alanindan bile daha yuksek bir seviyeye cekiyor.

    cogunlukla anadolu turnesine cikmis salon komedilerine tumlesik kahkaha kasirgasi, gulmece tufani tamlamalarinin yarimligini, sahtekarligini bilmesem saatler suren kahkahalarin yikimi ardina bu yakistirmalari yapacagim nejat uygurdan habersiz. filmin spoileri da sanirim "bush iktidarina karsi" olacak kadar bush'u, halefi ve selefiyle herhangi bir iktidarin beyni, merkezi, karar organi sananlara kapak olmalidir. o kadar da spoil olun canim.