1. kanal tedavisinin ise yaramadiginin anlasildigi* durumlarda uygulanan gayet naho$ bir operasyondur. genelde bu i$in uzmani bir doktor gelir, normal di$ doktorunuz asistan gorevi ustlenir. bol miktarda lokal anestezik zerkedildikten sonra agiz bir mengene ile surekli acik tutulur, di$in ust kismi acilarak iltihabin oldugu kisim kemikle beraber alinir, ki bu bir-bir bucuk saatten a$agi surmez. sonucta pek aci hissedilmese de cok cok rahatsiz edici bir olaydir. (bkz: kendimden biliyorum)
    5,5 yıl sonra gelen edit: apikal rezeksiyon benim olduğum ameliyatın tam ismi.
  2. dis sagliginizla yakindan ilgilenmemissinizdir, yahut agiz yapinizin ham maddeleri poktandir ve ilgilensenizde bi ise yaramazdir. eger bu birinci ve/veya ikinci gurubun icinde iseniz ve dis doktorunuzun tavsiyelerine uygun hareket etmezseniz eninde sonunda basiniza gelecektir bu dis eti ameliyati.

    söyleki:
    cok zararsiz baslar. dis cürümüstür kacinilmaz bir son olarak oyulup bir miktar dolgu ile eve göderilirsiniz. sonra du dis kendi kendine cürümeye devam eder. ve böylelikle siz oyulma loopuna girmis olursunuz. bir gün gelecek, disinizin icnindeki dolgu miktari neredeyse disin 90% olacaktir. dis doktorunuz size su teklifi yapacaktir: „oya, oya disinizden geriye bir sey kalmadi, gelin sunu kaplayalim“. tabii siz soka gireceksiniz ve en cabuk sivisma teknikleri ile ortamdan uzaklasacaksiniz.

    ve bir gün vanilyali puding yerken (ki bu bir ister inanin, ister inanmayin statement’dir) disinizin arka bacagi kirili verecektir. elinizde disinizin arda kalnan kisminin yarisi ve korkudan disari atlamis gözlerle doktorunuza kosacaksiniz. o da size bir „yedin mi simdi“ bakisi atarak akibetinizi aciklayacaktir. disin kirilmasiyla kaplama icin gerekli olan dis yüzeyi yok olmustur ve eger sansli iseniz bir dis eti ameliyeti ile gerekli olan yüzey ortaya cikartilabilir. yok eger sansiz iseniz, o dis cekilir ve size güzelce bir köprü yapilir. yani kirilan disin sag ve solundaki (saglikli) dislerde „ x yenilince bizde yenildik sayildik“ cercevesinde ayvayi yer.

    eger dis eti ameliyati imkani varsa bundan böyle artik „allah yarimciniz olsun“ modundasinizdir. ilk olarak bir cerrah tarafindan dis etiniz ameliyat edilip, kaplama icin gerekli olan dis yüzeyi acilacaktir. bunun ardindan bir hafta dis etinin geri cekilmesi beklenecektir. bu zaman zarfinda her güldügünüzde veya bi sekil agzinizi actiginizda micheal jackson sizin yaninizda cindy crawford kalacaktir. tabii bir hafta bebek mamalari ile beslenme de cabasi.
    neyse, bir hafta sonra tekrar cerraha gidip, kaplama icin ok alacaksiniz. ama eger dis eti cekilmeyip, tam tersine yavsayip sarkmissa, terkrardan bir ameliyat olma durumu ile karsi karsiya kalabilirsiniz. bu genelde mesru intahar sebebi sayilir. hersey yolununda gitmisse dis doktorunuza gidip, kaplanip gelirsiniz, ki bu da takriben bir hafta sürebilir....

    kisacasi bu hikayeden cikartilacak ders: dolgulu dislerinizi gec kalmadan kaplatin! yoksa böle minotaurus gibi binlerce $ harcayip en alasindan yersiniz.
  3. ameliyata girmeden once sakinlestirici alin.
    operasyon sirasinda aci duymuyorsunuz. lakin agziniza o esnada ortalama 3.2 el ve en az 3 edevat girdigi icin, cekisitirilip itilip kakilmaktan, o agizdan 1 hafta hayir gelmez size... dudaklariniz aciyor, hem de cok.. ama kesilen dikilen yerler acimiyor..
    gozlerinizi kapayin... neden?
    aspire eden kan icindeki o aleti, ucunda disetinizden kesilen parcalarini, dikis esnasinda giren cikan igneyi, kan icindeki ameliyat eldivenlerini ve tamponlari gormek istemiyorsaniz bunu yapin... agziniza ilik ilik akan kani ve o kanin kokusunu hissetmeniz nasil olsa engellenemeyecek, o sebeple o konuda yapilabilecek bisey yok bari oncekilerden kendinizi koruyun...
    ameliyat sonrasinda; ilgili bolgeye 2-3 saat boyunca 15 dk.da bir 10ar dk.lik buz presleri yapin... ertesi gun frankensteinin gelini gibi gorunmemk icin...
    sonrasinda guclu bir antibiyotik ve agri kesici almayi sakin unutmayin.. dis hekiminiz verir gereken bilgiyi...

    gelelim dikislere...
    benim operasyon oncesi gordugum dikis orneklerinde koca koca yorgan gibi dikilmis disetleri vardi... lakin benimkiler disinde yesil birsey var hesabi, aralarina siyah siyah biseyler kacmis gibi duran estetik dikis denen boktan oldu[bak gene sinirleniyorum] o sebeple cok goze batmiyor... onlerde olsa nasil olurdu bilemicem.. kotu olurdu kesin... lakin, sizi yataklara dusurmese, ertesi gunu kasip ise gidebilecek kadar eh iste hissedebileceginiz, buna ragmen oldukca keyif kaciran, sinir bozan bir ameliyat oldugu icin birakin estetik kaygilari derim ben... yemek yemek bi tarafa [yemek dediysek bildigin pureiste, yada pek sevgili dis hekiminizin tabiri ile 'catalla ezilebilecek seyler', asitli bahataratli vs. seyleri ye de gor ebeninkini delirtme beni...] su icmeye bile cekiniyorsunuz.... ameliyat oncesi alin dedim ya hani su sakinlestiriciyi, en iyisi sonrasindaki 1-2 gun de alin siz...
    soyle bir durum daha var;

    birkac yerde yapilacaksa bu ameliyat hepsini ayni gun yapmiyorlar yemek yiyemezsiniz diye... bu demek oluyor ki yukarda yasananlar 1 hafta 10 gun ara ile[o arada dikisler aliniyor vs.] tekrar edilecek... siz o dakika itibari ile sıcmis bir insansiniz... bunlari bile bile tekrar o kotuga oturulur mu? ben simdilik cevabi bilemiyorum... lakin su da bir gercek, bugun o koltuga oturmayanlar, illa ki bir gun cok daha kotu kosullarda oturuyor.

    canini disine takmak denen hadisenin aslinda yalan oldugunu bu ameliyatla gormus oluyorsunuz.. insani cani burnunda degil disinde...o sebeple illaki dislerinizi fircalayin, illa ki dis ipi kullanin...*
  4. sanıldığı kadar sancılı geçmeyen operasyon. zaten işlem sırasında hiçbir şey duymuyorsunuz. eğer diş hekiminiz ağız içini iyi uyuşturmuşsa, akan kanın ılıklığını bile hissetmezsiniz. dikiş atılırken biraz acı hissedilebilir. ameliyat sonrası sadece dikişlerin gerginliği rahatsız eder. onun dışında aman aman bir acısı yoktur. tecrübeyle sabittir.
  5. insanı daha dişçiye giderken geren prosedür*. dişlerinizi beğenip daha da güzelleştirmeye kasan psikopat bir dişçiniz varsa ilerde sorun olur diye de yapılabimekteymiş.
  6. korkulacak şey, neşteri görmeniz ve gördüğünüz anda gözlerinizi kapatmanız arasında bir zaman dilimine tekabül ediyor. gözleriniz kapandığında hissetmediğiniz ve görmediğiniz o alengirli aletlerden korkmanın da bir anlamı kalmıyor. neyse diyeceklerim bunlar değil ama, bunlar kendinizi bir nebze iyi hissetmeniz için söylendi. benim diyeceğim ise; lanet olsun ya, adam gülme dedi bana. dikişler açılmasın diye gülme dedi. bana dedi.. resmen acı çekiyorum. gülücem, gülemiyorum' sözünü fiilen yaşamak işte buymuş meğer. acı içindeyim. üzüntülü gülücük işareti yapacağım ama tarzım diil, ona da fak!
  7. her anlamda çene yoran bir operasyondur.
    bilen her hastanın hikayesi farklıdır. askerlik gibi bir durumdur anlayacağınız: nazlıysanız daralabilirsiniz, dirayetliyseniz hafif atlatırsınız; hatta ameliyat günlerinde dikkat ederseniz hiç bir sorunla karşı karşıya kalmayabilirsiniz de...
    bu ameliyat diş doktorunuza, diş eti uzmanı başka bir doktorun eşlik etmesiyle gerçekleşir.
    olacaklara tavsiyem, ağız içini 4 kısımda değerlendirerek işlem gören uzmanlarla çalışmalarıdır. sağ üst, sağ alt, sol üst ve sol alt bölgelerin ikisinin, üçünün ya da dördünün aynı seansta neşterlenmesi şart değildir. her halükarda doktorunuz sizin dayanıklılığınıza göre "girmişken üst tarafı komple bir halledelim!" de diyebilir. ama olağanüstü bir aciliyet yoksa, bir hafta on gün aralıklarla operasyonların sürdürülmesi daha sancısız ve doğal yaşamın sürdürülebilirliğine daha az sorun çıkartan bir yöntem olacaktır...
    her bir bölgenin ameliyatı ortalama 30-40 dakika sürer. işlem sırasında acı/sızı olmasa da baş ağrısı ya da çene bitkinliği bezdirici olabilir, o kadar.
    operasyon bitiminde bölgeye yanak üstünden buz presi yapmak, olası şişkinliği engelleyeceğinden çok önemlidir. yine ağrı kesici bir iğne ve doktorun vereceği diğer ağrı kesici, antibiyotik ve gargara ilaçlarla geçirilecek ilk gün, hasta için hafif çakır keyif, fakat ızdırapsız bitecektir. özellikle ilk günlerin beslenme koşulları, yani sıvı gıda ağırlıklı ve ağızdaki rötuşlu alanı hırpalamayan seçenekler gözardı edilmezse kaygılı dakikalar yerini kolaylıkla olağan akışa bırakacaktır.
    hiç bir diş eti ameliyatı hafife alınacak bir operasyon değildir elbette... neticede ağız içinde çok ciddi bir çalışma, sonuca yönelik sert bir müdahale söz konusudur... hastanın hayatı boyunca unutamayacağı bir deneyimin ta kendisidir.
    yaşayan bilir, yaşamayan çok da merak etmesin diyerek entry'me son vermek istiyorum.
  8. lazerli olanından dün akşam yaptırdığım işlem.

    doktorum anestezi iğnelerini yaptıktan sonra dudakları geren bir ağızlık taktı. hem kendisine hem de bana gözlük taktıktan sonra incecik kırmızı uçlu bir aletle diş etlerimi şekillendirmeye başladı. şekillendirme esnasında lazer diş etlerini yakıyor. cızır cızır ses ve kötü bir yanık et kokusu olsa da anestezi sayesinde hiçbir acı hissedilmiyor. bir süre sonra kokuya alışıyor insan. işlem lazerli olduğu için kanama olmuyor.

    işlem yaklaşık 30 dk sürdü. doktorum diş etlerinin iyileşmesine yardımcı olması için diş etlerime günde bir-iki defa e vitamini sürmemi tavsiye etti. anestezi etkisi geçtikten sonra duyulan ağrı/acı çok rahatsız edici değil. ama görüntünün çok çok iğrenç olduğu kesin. diş etine zeytin ezmesi sürülmüş gibi simsiyah. ama resmen dişlerim ortaya çıktı. meğer güzel dişlerim varmış benim.

diş eti ameliyatı hakkında bilgi verin