şükela:  tümü | bugün
  • hayatınızın 5 yılını çalan,sizi strese gark eden,her gün sabah okula gitmek için tek bir güzel neden bulmaya çalışmak adına kafa patlatmak ve sorunsuz tek bir gün geçirmek için sabah akşam dua etmek demektir bu fakülte..her bir stajı ayrı sorun demektir.tedavi stajında puanları yetiştirme kabusu sarar dört bir yanınızı.üstüste kanal tedavisi yapmaktan,kanalları eğelemekten parmağınız nasır tutar.işınlı dolgu yapmak adına retinanızı mavi ışığa teslim edersiniz.protez stajında teknisyenden gelen işinizin hastanın ağzına düzgün oturması için dua edersiniz.çünkü en ufak bir aksilik en baştan ölçü almak demektir.periodontolojide hastalarınız dişlerini fırçalasın da öyle gelsin diye dua ettiğinizi fark edersiniz.yoksa oturup tek tek maydonozları ayıklamaya başlarsınız gerçi bir süre sonra göremeyecek kadar alışırsınız ve ağzı temiz gelen aslında normal denecek insanlar size mucize gibi gözükmeye başlar.pedodonti stajında elinizdeki 6-13 yaş arası hastanızın ağlamadan koltuktan kalkması sizin için cennetin ışığı kadar nefes kesici olur.cerrahi stajında kökü kırmadan çektiğiniz her diş bir tür sertifika gibidir.yüzünüzde rahat 15 dakka sürecek bir gülümseme yaratır.yorucudur,yıpratıcıdır ama bitirdiğinizde,elinizde çıktınız okulun kapısına yürümeye başladığınızda artık ülkenin istediğiniz her yerinde yapabileceğiniz size ait bir mesleğiniz vardır.istediğiniz günün istediğiniz saatinde çalışabileceğiniz bir iş sahibisinizdir.
  • "lise bitti, üniversiteyi de kazandım, yaşasın" sözünü en az söyleyen kişilerin fakültes...hocalar, asistanlar, hastalar, bin çeşit kapris, stres, hastalar bir süre sonra psikolojik sağlığınızdan birşeyler götürebilir. ancak mezun olundugunda hayata karşı zırhlarınızla donanmış bir şekilde kendinizi bulabilirsiniz.çekingenliğiniz varsa, okurken muhakkak üzerinizden atmışsınızdır, sabırsızsanız, sabretmeyi öğrenirsiniz..işler yolundayken herşeyin tepetaklak olabileceğini görmüşsünüzdür, hayatta çok şaşırmamayı öğrenirsiniz.hem hakkınızı yedirmeme hem de politik davranma arasındaki ince çizgiyi bulursunuz,"köprüyü gecene kadar ayıya dayı" demek agırınıza gitse de.pasaklıysanız, hasta bakarken pırıl pırıl olmayı, tertip içinde olma şartını kavrar, kendinizi zorlarsınız...sonuçta bunlar doğruysa mezun oldugunuzda artık siz siz olmaktan çıkmışsınızdır...
  • hayatının hatası. üstelik bu hatayı yapmak için öss ya da öys gibi bir sınava deli gibi çalışmak. eğitimi tıp hekimleri tarafından hor görülen "anatomi okudunuz mu " siz gibi garip sorulara cevap vermeye çalışırken bir yandan anatomi bir yandan protez bir yandan bilmem kaç ayrı laboratuara yetişmek zorunda bırakan okul. üstelik okurken defalarca ve defalarca bunun da bir tıp alanı olduğunu diğer tıp hekimlerine anlatmak zorunda kalırsınız. çünkü 5 sene boyunca sizin diş okuduğunuzu zannederler. oysa 5 sene boyunca dişten başka herşey okursunuz. okul hayatınız boyunca tıbbi eğitiminiz marangozluk,tesisatçılık, kaynakçılıkla da pekiştirilir.
  • $u an okuduğum, mezun olamadan kendimi 10 sene ya$lanmı$ hissettiren mekan.. buradan mezun olan insanlara "di$çi" denmesi kendilerinin zoruna gider nedense..
  • diğer fakültelere nazaran üniversite ortamının en az hissedildiği fakültelerdendir. genellikle diğer fakültelerden farklı bir yere konumlanmışlardır ve öğrencilerin çimlerin üzerine oturup geyik muhabbeti yapabilecekleri alanları yoktur ` : hacettepe üniversitesi` ` : hariç` . aynı zamanda hastane olarak çalıştığı için içerisinde öğrencilerden çok hastalara rastlanır. müfredat olarak içinde bir çok fakülteden dersler içerir. kliniklere çıkınca daha eğlenceli olduğu söylense de ` : ben soyleyenlerin yalancisiyim` 1. 2. ve 3. sınıflar için yeterince sıkıcıdır.
  • ömrünüzün en güzel yıllarını siz farketmeden bir çırpıda götüren, hafta sonu tatillerini o diş hekimi senin bu teknisyen benim diyerek koşturtan, yaz tatillerinizi hastane boş kalmasın diye çalan hocalarla dolu fakülte.
  • kliniğin kapanmasına 20 dakika varken kalan 5 dakikalık işinizi size yaptırmayan asistana sahte sahte gülümsemeyi öğreten , yaptığınız en ufak bir hatada ( ki kimse anasından diş hekimi doğmazken ) zorla ve sahte sahte özür dilemek zorunda kalınan, insanı sahte bişey haline getiren fakülte.sahte diş hekimi böyle olunuyor sanırım.
  • acaip bir yerdir. hayatta ilk defa yaptığınız şeyleri, asla ilk kereymiş gibi göstermemeyi öğretir. her bölüm zordur elbet. o yüzden burada pratik ve teorik olarak zordur demek çok gerekli değil gibi sanki. bilen bilir. ama kimse sonunda aynı kalamaz. mümkün değil. değiştirir. hem de öyle yumuşak değil sert değiştirir. o yüzden girmeyi düşünen gençlere 1 kere daha düşünmeleri tavsiye edilir. burada bazı kişisel özelliklerinizden vazgeçmeniz,egonuzu törpülemeniz falan gerekir.bir de şansızsanız kapısının önünden geçmeyin. şans belki de en çok bu bölümde önemlidir. neyse işte diş hekimliği fakültesindekiler pek anlatmayı sevmezler,genelde kendi aralarında dertleşirler. biraz anlatılmaz yaşanır klişesinin form bulmuş hali olduğundan heralde.
  • gördüğüm diş hekimliği okuyan bütün arkadaşlarımdan öğrendiğim üzere, sabun oyarak, alçı traşlayarak, mum damlatarak, lehimlerle bilmem nelerle köprü vs ler yaparak geçen, ellerinde alet çantası, üzerlerinde doktor olduklarını onlara hatırlatarak onları pohpohlayan bir beyaz önlükle gezinip duran, biyoloji ve tıp alanına ilgili olanlardan çok ilköğretimdeki el işi derslerinde başarılı olanın daha avantajlı olacağı bölüm..
  • herkes diş hekimidir bu fakültelerde. katlar alabildiğine cerrah, ortodontist vs. doludur.

    hasta koridorda soruyor:

    -şimdi kanal tedavisi uygulayacaksanız, kaç kere gelmem gerekecek?
    -önce geçici koyuc...
    (araya giren 3. şahıs, 40 yaşlarında erkek)
    -sen in kardeşim 1. kata, çektir dişini kurtul, olmaz öyle kanalla manalla.
    (ben)
    -diş çektirmek çözüm m...
    (tekrar bölerek... çok çekmiş belli)
    -benim hanımın dişi vardı, doktor doktor dolaştık, biri kanal yaptı, biri dolgu yaptı, biri köprü yaptı, en son buraya geldik çektirdik, hemen de iyileşti, çektir sen kardeşim çektir, beceremiyorlar, dişin apse yapıyor sonra ohooo.

    gülüyor insan ister istemez...

    antibiyotik de yazacaktı pezevenk utanmasa.