şükela:  tümü | bugün soru sor
  • üst edit: bir şeye dikkatinizi çekmek isterim halihazırda olan bu nesil, öğretmenlerin ''kapı çaldırdığı'' nesil. bu nesilden şikayetçiyseniz neden hala bu gereksiz eylemi savunuyorsunuz? hem öğretmenin bu eylemini savunup hem de yeni nesilden şikayetçi olmak da mantık dışı bir düşünce.

    bir öğrenciye hayatının en büyük derslerinden birini veren eğitim neferidir. gencecik bir fidanı eğitmek üzere hayatını adadığı bu işte, felsefi düşünceleriyle hayatlarına ışık tuttuğu çocuklarımızın zihninde çığırlar açan yöntemler kullanmaktadır.

    söz gelimi kapıyı çalmadan içeri giren bir öğrenci, aman aman ne büyük pis bir günahtır bu, kapıyı çalmamak! saygı göstermemek! otoriteye boyun eğmemek! peki fedakar öğretmenimiz bu durumda ne yapar?

    ''dışarı çık kapıyı çal tekrar içeri gir.''.

    öğrencilerine kapı çalmayı öğreten öğretmenin kendi öğrencilerine saygı gösterir mi?

    bir öğrenciye saygı göstermek ha? o pis mel'un yaratığa birazcık saygı gösterse tabii ki öğretmenin tepesine çıkar. asla! hem o koskoca bir öğretmen o ancak ilçe milli eğitim müdürüne saygı gösterir. o yüce varlığın karşısında süklüm püklüm, boynu eğit adeta isa'nın bir havarisi gibi yavaş yavaş kendi geleceğini yontar. avam takımının tabiriyle kendine yol yapar.

    bu vasıtayla ne kadar öğretmenim varsa hepsine buradan en içten dileklerimi geçireyim.
  • uzatmaya gerek yok, şekilci orospu evladının tekidir.
    ayrıca öğrenciyi notla korkutur, eline imkan geçince acımaz, saygıyı sadece öğrencilerin kendisine göstermesi gereken bir şey sanar, yazılıları geç okur, beklediğinden düşük not alan öğrenci kağıdına bakmak isteyince "fazla verdiysem geri alırım ama" diye aklınca tehdit eder*, sorumluluklarını ihmal eder, başkalarının işine burnunu sokar.
  • devletlerin verdikleri eğitimin amacı, tek tip, itaatkar toplumlar yetiştirmektir. verilen eğitimin sonucunda kurallara uyan ideal bireyleriniz hazırdır.
  • peki sen odanda otururken baskın yapar gibi çat kapı giren birinin hareketini hoş karşılar mısın?

    o tıklamanın amacı kendını hazırlamak geleni düzgün bir şekilde karşılamaktır. "ahaha nasılda çaldırdım kapıyı ooh egom tavan" değildir.
  • bulunduğu ortama, kendinden büyüklere hadi onu geçtim sınıfta ders dinlemekte olan kendi arkadaşlarına bile saygısı olmayan it kopuk tayfası tarafından eleştirilen öğretmendir. müdürünün odasına, komutanının odasına, patronunun odasına dal bakayım kapıyı çalmadan it efendi, seni çıktığın yere sokuyor mu o yetkili abi sokmuyor mu? işte sen o çıktığın yere sokulma diye sana çocukken bunu öğretiyor o adam/kadın, sahip olduğun dangalakça ego onda da var olduğu için değil. ziyansınız yemin ederim.
  • hocam ben bunu doçentte de gördüm.
    bırak ortaokuldakini.

    gerçekten şaşırdım.
    meğer odada süper minili bir kıza anlamadığı yeri anlatıyormuş paşam.

    orada kapıyı çalmadın demek değildir amaç sktir git işim var kapıyı kitleyemedim malum kuş ürker sen anla sonra geldir.
    ve inanın o da kadın ve siz de kadınsınız.

    mini etek denen gerçeği ilk kez orada fark ettim.
    tek parça kıyafeti de gördüm sıfır iç çamaşırsızları da.

    tekrarlayalım çık dışarı kapıyı çal tekrar gel.
  • ofiste kapali kapimi pat diye acan mudurlere, personele, stajyere hic ugramamis ogretmendir. bir kapi kapaliysa, acilmadan once calinir. kapali tuvalet kapisini bile calmadan zorlayan barzolar var bu memlekette.
  • önemli bir detaydır fakat öğretmenin bunu suistimal edip etmemesine göre değişir. kendisi için istiyorsa yavşaktır. hayatında kullanacağı bir biçimde kastediyorsa mantıklıdır. ileride başkalarıyla beraber yaşadığında, kurumlarda, gerekli yerlerde kapıyı çalmayı öğrenmesi gerekir
  • bunun egoyla ne alakası var? öğretmen 10 yaşındakilere üstünlük taslamaya mı çalışacak? alışkanlık kazandırmak için yapılan doğru bir hareket.
  • medeniyet tarlasında otlamayan davarların anlayamayacağı olaydır.
    sen mağaraya git,
    sevgili primat.