şükela:  tümü | bugün
  • distopik filmler listesi
    metropolis, fritz lang, 1926
    things to come, william cameron menzies, 1936
    the lord of flies, william golding, 1954
    on the beach, stanley kramer, 1959
    the time machine, george pal, 1960
    sins of the fleshapoids, mike kuchar, 1965
    alphaville, jean luc godard, 1965
    fahreneit 451- francois traffaut, 1966
    planet of apes, franklin schaffner, 1968
    2001: a space odessay, stanley kubrick, 1968
    thx-1138, george lucas, 1971
    a clockwork orange, stanley kubrick, 1971
    soylent green, richard fleischer, 1973
    sleeper, woody allen, 1973
    zardoz, john boorman, 1974
    logan’s run, michael anderson, 1976
    madmax, george miller, 1979
    blade runner, ridley scott, 1982
    videodrome, david cronenberg, 1983
    1984, michael anderson, 1984
    terminator, james cameron, 1984
    brazil, terry gilliam, 1985
    robocop, paul verhoeven, 1987
    batman, tim burton, 1989
    kafka, steven soderberg, 1991
    delicatessen, jeunet & caro, 1991
    blue velvet, david lynch, 1994
    strange days, kathryn bigelow, 1995
    ghost in the shell, mamoru oshii, 1995
    12 monkeys, terry gilliam, 1995
    the city of lost children, jeunet & caro, 1995
    johnny mnemonic, robert longo, 1995
    crash, david cronenberg, 1996
    gattaca, andrew niccol, 1997
    dark city, alex proyas, 1998
    existenz- david cronenberg, 1999
    the matrix, wachowski brothers, 1999
    the beach, danny boyle, 2000
  • ulasilmasi mumkun sayilmayan, gunumuz ve cevremiz ahlak ve toplum anlayisina gore kotu olarak degerlendirilen gelecek senaryosu
  • william golding'in sineklerin tanrisi (lord of the flies), george orwell'in 1984,
    aldous huxley'in brave new world kitaplari konuya ornektir, ibret olmalidir
  • utopya kelimesinden, back-formation marifetiyle elde edilmiş yapay kelimedir.

    yunanca "hiçbir yer" anlamına gelen utopya, "eu-topia (güzel yer)" şeklinde hatalı olarak tekrar çözümlenmiş, "eu-" öneki atılıp "kötü" anlamındaki "dys-" öneki getirilmiş ve dystopia kelimesine ulaşılmıştır. yaygın kullanımı nedeniyle kabul görmüş back-formation'lardan biridir.

    nitpicker karakterli kişiler, daha doğru olmasa da, anti-utopya terimini tercih ederler.
  • size bir distopya yazayım. çok da uzak bir gelecek değil.

    japon hükümeti aldığı bir kararla tartışmalara neden olur. japonların turist olarak gittikleri ülkelerde çektikleri fotoğraflar toplatılır. toplatılma nedeni şudur: fotoğrafları birleştirerek dünyanın tamamını 3 boyutlu modelleyeceklerdir. fotoğraflar buna yetmektedir. bu askeri bir karardır. japonlar tatbikatlarını bu modellenmiş dünyada yapacaklar ve en güçlü askeri güç olacaklardır. hatta bir yetkili modelin beta sürümünde ırak savaşı'nı 3 günde kazandıklarını öne sürünce işler karışır.

    ama japon vatandaşların ilgisini başka bir şey cezbetmiştir. turkiye istanbul'da sultanahmet camii o kadar iyi modellenmiştir ki japon gündemini meşgul etmektedir. yetkililer o bölgede toplamda 9 milyar 200 milyon fotoğraf çekildiği için bölgeyi bununla modellemişler, şaşırtıcı bir sonuç çıkmış. japon vatandaşlar bunu görünce istanbul'a gitmeyi bırakmışlar ve bilgisayarlarında sultanahmet'i izleyip screenshot almaya başlamışlardır. bunu gören nikon ve canon hemen birer screenshot programı yazarak iflastan kurtulsa da kodak gibi büyük firmalar göçmüştür.

    türkiye ekonomisi screenshot krizi yüzünden çökmüş, turizm sektörü kepengi nihai olarak indirmiştir. bunlar olurken google endişelendirici bir açıklama yapar; japonlar bu hızla screenshot almaya devam ederse internet çökecektir. bunu "google glass satmak için adi bir hareket" olarak değerlendiren japon hükümeti halkını provoke eder. japonlar tüm işlerini bırakırlar ve screenshot almak için seferber olurlar. durum çok ciddi bir boyuttadır.

    tüm interneti japonlar kullanmaktadır. twitter'da global trendler sadece birtanedir: "caps or it didn't happen" o kadar çok fotoğraf paylaşılıyordur ki pic.twitter linklerinin uzunluğu 140 karakteri aşar. bu sonun başlangıcıdır. önce twitter gider... internetin siteleri teker teker düşer. sadece sultanahmet screenleri 900 milyara dayanır. google'da sultanahmet araması kaldırılır. amerikan hükümeti insanlığın başına gelen en büyük felaketin bu olduğunu ilan eder ve interneti kapatır. japonyada ise insanlar çalışmadıkları için kıtlık vardır ve bilgisayarlarını yemeye başlarlar.

    türkiye ise orta asya'ya yeniden taşınmıştır.

    en azından hayırlı şeyler de olmuştur.
  • "distopia: yasa var ama adalet yok.
    ütopya: adalet var ama yasa yok."
  • utopyanın zıttı olamaz. zira utopya 'ou; not ve topos; a place' sözcüklerinden mürekkep olması hasebiyle, kökenbilimsel anlamı itibariyle 'land of no place' -olmayan ülke- demektir. nitekim, olmayan birşeyin zıttı yoktur ancak olumsuzlanırsa (sanırım bu ikinci dereceden türev almak gibi birşey oluyor ama tanımlı mıdır, değil midir emin değilim) 'olan'a dönüşür ki bu da zahir, yeryüzüdür ve yeryüzü gerçekliğidir.
  • ağırlık olarak imdb puanı esas alınmıştır:
    kaynak

    50. (bkz: equilibrium) (2002)
    49. (bkz: one point o) (2004)
    48. (bkz: starship troopers) (1997)
    47. (bkz: rollerball) (1975)
    46. (bkz: death race 2000) (1975)
    45. (bkz: idiocracy) (2006)
    44. (bkz: strange days) (1995)
    43. (bkz: logan’s run) (1976)
    42. (bkz: i robot) (2004)
    41. (bkz: soylent green) (1973)
    40. (bkz: a boy and his dog) (1975)
    39. (bkz: nineteen eighty-four) (1984)
    38. (bkz: artificial intelligence: ai) (2001) ya da (bkz: ai)
    37. (bkz: silent running) (1972)
    36. (bkz: a scanner darkly) (2006)
    35. (bkz: escape from new york) (1981)
    34. (bkz: thx 1138) (1971)
    33. (bkz: they live) (1988)
    32. (bkz: district 13) (2004)
    31. (bkz: war of the worlds) (1953)
    30. (bkz: dark city) (1998)
    29. (bkz: total recall) (1990)
    28. (bkz: mad max) (1979)
    27. (bkz: on the beach) (1959)
    26. (bkz: fahrenheit 451) (1966)
    25. (bkz: gattaca) (1997)
    24. (bkz: metropolis) (2001)
    23. (bkz: v for vendetta) (2005)
    22. (bkz: planet of the apes) (1968)
    21. (bkz: the city of lost children) (1995)
    20. (bkz: akira) (1988)
    19. (bkz: robocop) (1987)
    18. (bkz: battle royale) (2000)
    17. (bkz: ghost in the shell) (1995)
    16. (bkz: pleasantville) (1998)
    15. (bkz: serenity) (2005)
    14. (bkz: twelve monkeys) (1995)
    13. (bkz: alphaville) (1965)
    12. (bkz: the trial) (1962)
    11. (bkz: sleeper) (1973)
    10. (bkz: delicatessen) (1991)
    9. (bkz: minority report) (2002)
    8. (bkz: mad max 2: the road warrior) (1981)
    7. (bkz: the matrix) (1999)
    6. (bkz: children of men) (2006)
    5. (bkz: blade runner) (1982)
    4. (bkz: wings of desire) (1987)
    3. (bkz: brazil) (1985)
    2. (bkz: a clockwork orange) (1971)
    1. (bkz: metropolis) (1927)

    ilk 50 ye giremeyen birkaç distopya daha:
    (bkz: no blade of grass) (1970)
    (bkz: avalon) (2001)
    (bkz: the running man) (1987)
    (bkz: le dernier combat) (1983)
    (bkz: the omega man) (1971)
    (bkz: code 46) (2003)
    (bkz: independence day) (1996)
    (bkz: metropia) (2009)

    bunu da araya sıkıştırmakta fayda var:
    (bkz: the day the earth stood still) (1951) bir de 2008 versiyonu varmış lakin orijinal olanı makbul oluyor genelde.
  • hali hazırdaki insanlığın ulaştığı gerçeklik algısı.

    yıl olmuş 2012 allahın havasındaki sınır yüzünden birbirine girecek yüzlerce ülke ve insan bir distopya değildir de nedir allaşkına.
  • halihazirda butun gercekligiyle yasanmakta olup hic de sasirtici olmayan sekilde icinde yasayanlarin idrak edemedigi, etmek istemedigi olgu. hala roman ve filmlerde izini aramanin pek bir mantigi yoktur cunku;

    gunumuzde milyonlarca kisi karayollarinda yuruyup yol kenarlarinda kamp atesi yakarak "daha iyi kurtarilmis bolgeler"e kacmakta (en son gecenlerde avrupaya kacmaya calisanlari hatirlarsiniz),

    sehir savaslari, baskici devletler, insanlarin herseyini kontrol edip urun haline getirmeye calisan devasa sirketler, dunya atmosferini kaplamis nefret, kutuplasma, umursamazlik gibi "kurgusal" seyler zaten bugunun birer gercegi.

    dahasi ekstra olarak; kafa kesme, ciğer yeme, adam yakma, bombalama, ezme, parçalama gibi "kurgusal soslar" da gundelik birer vaka haline gelmis durumda.

    bir de distopya eserlerin olmazsa olmazi kamplaşma/ çeteleşme vardir ya hani,

    mesela zombi istilasinin ertesi gununde, dogal felaket ve yikimdan iki saat sonra, atom bombasinin kirki ciktiginda hemen gorursunuz ne kadar it kopuk varsa birlesir, butun kaynaklara el koyar, yalniz gezenleri/gucsuz olanlari yagmalar, zevkine iskence eder, keser bicer yer, soyar, oldurur, tecavuz eder. izleyici/okuyucu olarak "lan dun bir bugun iki nasil hemen kamplasip birbirinizi buldunuz, nasil hemen sistemi kurdunuz" diye soylenirsiniz ya,

    iste bosuna soylenmeyin. soyle bir bakin dunyaya, zaten hali hazirda bu kamplasmalarin oldugunu, gücü yetenin gücü yetene dünyayı dar ettiğini gorun.

    hani acayip yiginlar vardir ya, bu cetelerin etrafinda toplanir, bariz bir sekilde yanlis oldugunu, insanlara zevk icin iskence edildigini falan gordugu halde alkis tutar, siddeti ve vahseti sever, destekler, daha cogunu ister. izlerken "lan nasil adam bunlar yaaa" dersiniz ya,

    bosuna demeyin. soyle bir bakin cevreye, aslinda bu tarz "insan"larin halihazirda milyonlarca/yuz milyonlarca sayida varoldugunu, siddeti, vahseti ve iskenceyi ovup yucelttigini, guclu ve zalimin yaninda olarak tatmin oldugunu, firsatini buldugunda sizi çiğ çiğ yemekten zevk duyacagini hissedin.

    o yuzden pollyanna'ciligi birakip yasadiginiz dunyayi gercek haliyle gorun.

    insanoglu denen lanet ve habis yaratiklar yuzunden icine edilen dunyanin halihazirda bir distopya oldugunu gorun artik.

    ve ne yazik ki film/kitap bittikten sonra dondugunuz "gercek" dunyanin o kurgusal orneklerden daha distopik ve vahşi ve umutsuz oldugunu kavrayin.

    cok guzel gercekci bir kurgusal distopya ornegi icin;

    (bkz: the road/@lemre)

    daha gercekcisi icin;

    (bkz: dünya)