şükela:  tümü | bugün
  • çocukların nedense ortalama 3 yaşlarına kadar gitmek eylemine çoğunlukla verdikleri ad...
    ama ben ditmek istiyom anneeee....
  • tavuk, balık gibi yumuşak olan ve düz bir yüzeye sahip yiyecekleri parmaklar vasıtasıyla karıştırma, didikleme ve yenmeye hazır hale getirme işlemidir. genellikle küçük çocukları için annelerinin yaptığı bir iştir bu, çocuk tavuğu yiyemez çatalıyla ve annesi sorar: "oğlum didiyim mi?"
    solak çocukların anneleridir bunlar genellikle.
  • (bkz: gitmek)
  • (bkz: didmek) (afedersiniz ama bu kelimenin ditmek şeklinde hali sitmek şeyine benziyor. e serbest çağrışım tabii)
  • hallaçların yaptığı şey. bütün kış yatak yorgan içinde yasılmış yün vb materyali tekrar püfür püfür iplik iplik kabarık bişeye dönüştürme çabası. bazen standart ev hanımları da yapabiliyomuş (bkz: deliye posteki saydirmak).
  • horoz ,tavuk v.b. gibi kuşların gagalarıyla ortalığa zarar vermesi durumudur.
    ör : tavuğa fazla yaklaşma ,civcivleri var ,diterse karışmam (söylenişte dider olur).
  • bir yeri,bir şeyi eşelemek,karıştırmak.
    (bkz: burun ditmek)
  • yün ditmekte bulur en hakiki manasını.
  • küçük kuzenimin veda vakti gelince hep söyledigi söz.
    ulan : hadi emre benim gitmem lazim.
    emre: ulan abi ditmee, kal biraz!

    yüzdeki o masum ifade ve "ditme" lafinin yarattigi psikolojik etki beni "ditmemeye" sürükler hep.

    yenge: ulan, sen gidiyorum dedin?
    ulan: yok birazdan ditcem.
  • kılı, yünü, benzeri şeyleri ayıklamak, kabartmak için elle, pençeyle yapılan eylem. didek gaga anlamına geldiğine göre çeneyle de yapılabilse gerektir*.

    nişanyan'a göre temel sözcük ditmek parçalamak demek. bunu parçalamak ve ayırmak diye yerli yerine oturtabiliriz. bu durumda didek tam yerine oturur: kuş dudağı. parçalayıcı dudak. yalnız dudak ile didek uyaklı, yakın sesli ama kökleri farklı, dudak tutmaktan geliyor. (emerek tutmak). ehi vantuz yani.

    özellikle iki parmakla ditme yaptığımızda sanırım kuş dideğinin hareketine ve işlevine oldukça yaklaşmış oluyoruz. oysa iki parmağımız o anda pençe. embriyoloji gibi, yakın bölümlerin farklı evrimleşmesi, sapaklar, kavşaklar..

    not: şipsinin bir yapılış türü tad ve kıvam olarak arabaşını andırıp, diğer tariflerden farklı olarak yoğun didilmiş tavuk eti kullanılıyormuş.

    tavuk göğüs eti didilerek nohutlu yapılan avunya mantısı ile sadece yufka pinçiklenerek yapılan fethiye dont sıkmaçı benim için hem yufkada hem hazırlamanın iki eyleminde yaklaştı, birleşti.

    (bkz: tiftirmek), tiftmek, dittiriş