şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kadıkoy haldun taner sahnesinde izlediğim tek perdelik oyundur.
    müzik, ışık ve ses iyi,özellikle oyunun ilk 15 dakikasında çok hareketli. ortalarda 15 dakika kadar süren diyalog sıkıyor.
    yunus emre nin validesi, yunus'u yeni doğuruyor ve albastı geçiriyor. o anda yaşadığı kabuslar ve bunalımlar oyunun konusu. albastı geçirirken hayal aleminde bulunduğu değişik mekanlar, ışıklar ve dekor ile güzel tasvir edilmiş.başrolde yunus'un anası kün ana rolunde, "binbir gece" dizisinden şehrazat'ın kayınvalidesi olarak tanıdığımız tomris incer var.
  • tanım: 3 ekim 2018 tarihinde ankara prömiyerini yapan, turgay nar'ın yazdığı, hüseyin köroğlu'nun yönettiği tiyatro oyunu.

    tiyatrodaki tasavvufi şiirsellik beni her zaman oldukça etkilemiştir. turgay nar'ın da varlık, hiçlik, kök salma gibi tasavvufi kavramları vahdet-i vücut kavramı içerisinde destansı bir şekilde erittiğine tanık oldum. oyundan o sanat lezzeti ile ayrıldığımı söylemeliyim. ankaralı tiyatro müdavimleri bilir: irfan şahinbaş sahnesi'nde sahnelenen oyunlar ağır olur, düşünmeye, sorgulamaya iter izleyicileri. bu yüzden söz konusu oyun, kesinlikle irfan şahinbaş oyunu idi.

    --- spoiler ---

    "neye emek verirsen o olursun
    güzelliğe emek verirsen güzellik
    şer'e emek verirsen şer erbabı olur
    nefsinle baş başa kalırsın"

    yunus'un annesi kün ana rolundeki ayşın ışımer, benim için ankara devlet tiyatrosu bünyesindeki en yetenekli ve en başarılı kadın oyunculardan birisidir. her zamanki gibi harikaydı. ancak, onun kadar harika olmasını beklediğim danscı arkadaşlar var. neredeyse her oyunda aynı şeyle karşılaşıyorum. dansçı, genç arkadaşlardaki duygusuzluk. arkadaşlar lütfen sadece dans etmeyin. sahnenin duygusu sizin de yüzünüzde olsun. ismini bilemediğim yılan rolünü canlandıran sanatçıyı ayrıca kutlamak durumundayım.

    dekor konusuna da değinmek istiyorum. sahne içerisindeki perdeli dekor anlayışı, rüya fikrini oldukça desteklemiş. gölge görüntüsünün benim estetik anlayışımda ayrı bir güzelliği temsil ettiğini belirtmeliyim.

    --- spoiler ---

    gelelim oyundaki rezalet kısmına: -ya diyeceğim kusura bakmayın- ya arkadaş neredeyse dörtte birinin sahne zemininde oynandığı bir oyun için sahne önüne sandalye atmak hangi kafanın ürünü. bazı yerleri görmek için kıvrandık resmen.
    bilet alacaklar için uyarımdır. a,b ve c bölümleri sahnenin ön kısmında ve aynı hizada olan sandalyelerden oluşmakta. en önden alabilirseniz ne âlâ. alamazsanız d,e ve f bloktan 3. sıra ve üstünden almanızı, sahnede olup biletini kaçırmamanız açısından tavsiye ediyorum.
  • en son söyleyeceğimi başta söyleyeyim: yazık olmuş bunca emeğe!
    80 dakika boyunca ne izledik biz? neden allahım!

    ışık, dans, dekor, kostüm, makyaj; bunlar güzel. peki geri kalan kısım? kocaman bir anlamsızlık!

    --- spoiler ---

    neydi bu oyunun derdi, ne anlattı bize? anadolu medeniyetler beşiği, yunus, mevlana, hacı bektaş, hallacı mansur... bu kadar. yunus emre'nin annesi kün ananın rüyasına girdik, gezdik gezdik uyandık. gerçekten bu kadar!
    --- spoiler ---

    yönetmen hüseyin köroğlu neden böyle bir metni oynattı, anlamak güç. hele sahnenin önüne dizilen sandalyeleri anlamak daha da güç. dt'nin paraya ihtiyacı varsa (elbette vardır) biletlere zam yapsın ama seyirciye böyle zulüm yapmasın. oyunda öndeki sandalyelerde oturan yaklaşık 150 kişi sisin içinde kalıyor, sahnenin bi tarafını görse öbür tarafını göremiyor. ne gerek vardı buna? (a-b-c kısmında oturacak olanlara bir öneri: gaz maskesi ile oyuna gidebilirsiniz.)

    dekor, kostüm ve makyaj dışında iyi olan neydi derseniz cevap nettir: cengiz uzun.
    adt seyircisinin tanıdığı büyük oyuncu cengiz bey yine muhteşemdi!

    --- spoiler ---

    bir insan bir yılanı ne kadar iyi oynayabilirse cengiz uzun öyle oynuyor. sırf bu performans için oyun izlenebilir.
    --- spoiler ---

    tabii, oyunculuklar genel olarak iyiydi. özden gököz de ağacı son derece tatmin edici şekilde oynamış. geçtiğimiz yıl cengiz uzun ve özden gököz'ün aldığı sadri alışık ödülünün neden verildiği bir kez daha anlaşılıyor. canı gönülden tebrikler. iyi ki varsınız!

    bu iki performans dışında, oyunun başındaki kısa şaman performansıyla mehmet onur kocabaş da göz dolduruyor; söylemezsem haksızlık etmiş olurum.

    peki bunca prova, emek, çalışma ve böyle büyük performanslar ne içindi? anlamsız bir oyun için. işte bu yüzden emeklere yazık. umarım sezonun diğer oyunlarında daha kaliteli metinler ve "anlamlı" oyunlar izleriz.
  • neresinden tutsam elimde kalacak bir oyun.

    oyunculuk filan neyse onları geçtim de tiyatroda playback yapmak nasıl bir saygısızlıktır anlam veremiyorum. bütün oyunu hoparlörden dinliyorsun, oyuncular sadece dudaklarını hareket ettiriyorlar. tiyatroya performans izlemek için gidiyor insanlar ama bu oyunda öyle bir şey yok.

    üstelik yukarıda da bahsedilmiş, oturma düzeni resmen skandal.
    sahnenin orijinal hali bu şekilde: link
    bunun önüne 6 sıra uyduruk sandalye dizerek aynı seviyedeki sahnenin izlenebileceğini kim akıl etti acaba merak ediyorum.

    bilet satışı da şu şekilde yapılıyor. oturma düzeni
    önden bilet aldım sanıyorsun ama salona gidince tam bir hayal kırıklığı. sahnenin en iyi görülebileceği yerler aslında sona kalan en arkadaki koltuklar.

    --- spoiler ---

    oyunda yılan rolünde birisi varmış. sonlara doğru kadını ısırmak için ayağa kalkınca görebildim. en iyi oyunculuk da onundu diyorlar, yazık seyircinin yarısı göremedi bile.
    --- spoiler ---

    ses yok demiştik. görüntü de sınırlı. radyodan dinleseydim muhtemelen daha çok şey kalırdı aklımda oyuna dair. puanım 3/10
  • ankara devlet tiyatrosu 2018-2019 sezonu oyunlarından..

    oyunu çok beğendim.. oyunun metni başarılı ama bir o kadar da zor ve ağır bir metin.. bu sebeple dikkatle takip edilmesi gerekiyor.. görsel olarak inanılmaz doyurucu ve dolu bir oyun.. bu kısımda kesinlikle dekor tasarımı ve ışık kumandasındaki arkadaşlara çok iş düşmüş ama işlerini mükemmel yapmışlar/yapıyorlar.. ses efektleri, müzikler muazzam başarılı, kostümler şahane..

    oyunlarda mikrofon kullanımı doğru şekilde yapılamayınca çok rahatsız edici olabiliyor.. çünkü hem oyuncunun sesini hem de hoparlörden gelen sesi aynı anda duyuyorsunuz.. ama bu oyunda mikrofon yerine playback kullanımının masalsı ve şiirsel anlatımda güçlü bir rol oynadığını ve rejisörün bu tercihinin çok yerinde, dahice ve zekice olduğunu düşünüyorum..

    koreografi burçak ışımer imzalı.. devlet tiyatrolarında her zaman yaptığı gibi yine ve yeniden şahane bir iş çıkartmış.. ellerine sağlık..

    kün ana rolündeki ayşın ışımer, divane ağaç olarak izlediğimiz özden gököz ve inanılmaz yılan performansıyla cengiz uzun, tek kelimeyle enfestirler..

    velhasıl-ı kelam, başta oyunun yazarı turgay nar ve yönetmeni hüseyin köroğlu olmak üzere emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum..

    nice sezonlarınız olsun..
  • 03 ekim 2018 tarihinde izlediğim sezona 'merhaba' dediğim oyun. kostüm, sahne, ışık, kareografi, ses (oyun boyunca gizli mikrofon kullanıldı) ve tabiki oyuncular gerçekten muhteşemdi. ama oyun metni beni alıp götürmedi, metin yavan geldi bana.

    oyunu 3. sırada sandalyelerde izledik , oyunun %60'ını göremedik. sahne önüne konan sandalyeler kimin fikriyse hemen kaldırılması gerektiğini düşünüyorum. ne arkada oturanlar oyunu görebiliyor, ne de en ön dışında sandalye de oturanlar.