şükela:  tümü | bugün
  • houda benyamina'ya caméra d'or getiren film. banliyöde büyüyen dounia'nın güç ve başarı uğruna meslek lisesinden ayrılıp torbacı bir kadınla çalışmaya başlamasını anlatıyor. tanıştığı dansçıyla perspektifi değişmesi...
    polis, paris banliyöleri, güç algısı ve kadın film süresince işlendi.
    bugün izledim. izlerken çok keyif aldım.
  • inanılmaz bir 'insan' filmi (direktörün kendi savı, feminist bir film olarak görülmesini, çünkü maskülenlik ve feminenliğin birbirine düşürülerek filminin tanımlanmasını istemiyormuş). dostluk, sistem eleştirisi, umut, çaresizlik, aşk ve daha bir sürü konu içeren ama konu bolluğunu eline yüzüne bulaştırmamayı başarmış bir trajedi divines.

    öncelikle sadece surat ifadeleriyle iç dünyasını ve yalnızca fiziksel değil ama zihinsel kuvvetini tüm film boyunca gösteren bir "kız" karakter var, oynayan kişi direktörün kendi kız kardeşiymiş. hatta ve hatta bu kıza oyunculuğu o öğretmiş, en çok da onun üzerine gitmiş filmi çekerken. çok da iyi yapmış çünkü sonuç muhteşem.

    seksilik ve duygusallığın harmanlandığı bir taş dansçı var. bu kızcağızımızla alevlerin bir araya gelip etrafı yaktığı tadda sahneleri var ama bu sahnelerin aynı zamanda süper bir romantikliği var.

    dostluk üzerine neredeyse kardeşlik yorumu getiren bir ilişki var. iki çaresiz hayat yaşayan genç kızın birlikte kurdukları hayaller üzerinden ve ikisinin de hayatında en büyük sevgiyi birbirlerine gösterebilmesi sayesinde kurdukları bir dostluk ilişkisi bu.

    kısaca çok iyi film ya. çok etkilendim.

    netflix'e geliyor kasımda.
  • money money money...
    finali epey etkileyici. filmin ortasındaki bir olayın finalde başka bir olayı tetiklemesini işleyen-anlatan filmleri daha çok seviyorum. zira hayat da öyle. bir şey yaparsın, sonra bu yaptığın şeyin ceremesini çekersin. filmin merkezindeki dünya da duygularına yenik düşüyor ve finaldeki olayların yolunu açıyor. bir ilk film olarak epey başarılı. yönetmen kamerasına fazlasıyla hakim. kalkıp usta demeyeceğim ama ilk filmlerdeki acemiliklerin bir tanesine bile denk gelmedim. sanki bu film yönetmenin 3. filmi. halbuki ilk işi. senaryosu da ortalamanın üstünde. yukarıda dendiği gibi onca temayı -fakirlik, para kazanma isteği-hırsı, umutsuzluk, mutsuzluk, torbacılık, gençlik- ana öyküyü dağıtmadan işleyebilmiş. başkasının elinde epey dağınık olabilecek bu film yönetmen benyamina'nın elinde hiç dağılmıyor. etkileyici karakterler, etkileyici bir final. tek sorun bu hikâyenin avrupa sinemasında çokça işlenmesi. mesela dardenne kardeşlerin rosetta'sını hatırlattı bu film. kardeşlerin kariyerleri de zaten fakir gençleri-yetişkinleri anlatmakla geçiyor.

    bu yılın kaliteli filmlerinden divines. rahatlıkla en iyilerimi alabilirim, ki bunun bir nedeni de bu yılın sinema açısından kurak olması. öte yandan başroldeki kızın performansı da dört dörtlüktü. dünya'nın her türlü duygusunu öyle iyi yansıttı ki etkilenmemek zordu.

    spoiler

    dünya, polise gereksiz yere taş atar. yaktığı aracın söndürülmesini istemiyor, çok kızgın, o yüzden aracı söndürecek itfaiyeyi engellemeye çalışıyor. fakat bilmeden finaldeki olayın yolunu açmış oluyor. finalde arkadaşı odada boğulup ölür. nedeniyse bir süre önce dünya'nın itfaiyeye saldırması. itfaiye polis gelmeden yangına müdahale etmiyor ve dünya'nın arkadaşı ölüyor. yukarıda yazdığım gibi filmin ortasındaki bir olayın finalde bir trajediye yol açmasını anlatan filmleri seviyorum. bu filmi de sevdim.

    spoiler