şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: felsefe) olayi. boyle seyleri tartisinca hep kavga cikiyo sonunda.
  • evrendeki herseyin su veya bu sekilde birbirine degisken baglarla bagli oldugunu, herseyin degisip, hicbirseyin ayni kalmadigini, niceliksel birikimlerin niteliksel degisimlere yol actigini, degisimlerin anlik krizler, patlamalar veya tedrici ilerlemeler ile geldigini ve maddenin bilincten bagimsiz, ona oncel oldugunu ortaya koyan sistem, marksizmin itici kuvveti. marx, diyalektik materyalizm hakkinda hegelin sistemini alip ayaklari uzerine oturttugunu belirtmistir; idealar dunyasinin varligi onvarsayimindan yola cikip degisimi, degismez ideanin yansimalari arasndaki etkilesimle aciklayan ve zamaninin en devrimci felsefelerinden biri olan idealist diyalektigi, madde temeline oturtmustur kendisi ve dostu engels, bunu da diyalektik yontemi kullanarak yapmistir. diyalektik materyalizmin, kuantum fiziginden ekonomiye pek cok alanda fazlasiyla doyurucu aciklamalar yapabilmesi gayet heyecan vericidir; bu durumda, marx ve engels'e (ve pek tabii ki temelleri atan hegel'e) yaptiklari saptamalar ve goruslerindeki isabetlilik nedeniyle hayran olmamak elde degildir.
    george orwell, 1984te ciftdusun adi altinda ele aldigi diyalektik materyalizm'e yogun bir agresyon sergilemistir. lakin bunu yaparken kullandigi yontem diyalektik materyalizm'in copten adam figurunu cizmek olmus, kimi kritik noktalarini indirgemeci yaklasimlarla buyuk bir basariyla gozardi etmistir.ispanya ic savasina gonullu olarak katilip, sovyetler birliginin ispanyadaki olaylara kendi cikari adina* kayitsiz kalmasi uzerine davayi birakip polislik dahi eden orwell, burada diyalektik materyalizm'in eksik ve yanlis yurutulmesinin sonuclarini da acikca ortaya koymaktadir aslinda; lakin saptamalari yuzeysel kalmaktadir.
  • troçki bu konuyu "yanyana duran ve birbirine tıpatıp benzeyip aynı ağırlıkta bulunan iki şeker çuvalının aynı olup olamayacağını" sorarak örneklendirmiştir. cevap tabi ki hayırdır. dünyada hiç bir şey birbirinin aynısı olamaz. o şeker çuvalları istedikleri kadar birbirinin ikizi gibi görünsün, değil o çuvallar, içlerindeki bir şeker taneciğinin bile yanındakiyle milyon tane farklılığı bulunur. çünkü dünyadaki tüm maddeler birbiriyle etkileşim içindedir. istisnasız her madde bir diğeri için değişim faktörüdür. bu yüzden bir şeker taneciğinin bile oluşumunda tüm dünya maddelerinin bir etkisi vardır. yine bu yüzden hiç bir şey vardan yok, yoktan da var edilemez. hiç bir şey diğer maddelerden yalıtılmış şekilde duramaz çünkü. değişim kaçınılmazdır. bu düşüncenin hegel’in diyalektiğiyle ayrıldığı esas nokta budur zaten.

    aslında diyalektik materyalizm’in şu ana dek en somut ve güzel şekilde açıklayan eşkıya filmin’de şener şen’dir. eşkıya, teras katında ölmekte olan cumali’yi kucağına almış, onu rahatlatmak için şöyle demiştir.

    cumali: çok korkuyorum eşkıya.
    eşkıya: korkma. toprak olacaksın. ordan bir çiçeğin bedenine yürüyeceksin. çiçeğe bir arı konacak. belki.. belki o arı ben olucam.
  • hegel'in tinsel bazda uyguladigi diyalektigi dogaya gecirilisidir; karl marx tarafindan. doganin gelisim yasalaridir bir baska adi.su sinirli algiya hitap edenden kalanlari kütüklerde anlam olabilme adina vulgarize edersek eger;

    a; zitlarin savasi ilkesi
    a ve b iki zit kutup olsun. hicbir sey a veya b degildir. a´mutlak bir sekilde b'yi icinde barindirir ve hareket noktasidir. örnek: bilen adam. herseyi bilen bir adam olmasi mümkün degildir, hicbir seyi bilmeyen adamin mümkün olamayacagi gibi. cok seyi bilen bir adam, mutlaka biri seyleri de bilmiyordur. burada adamin bilmeye dogru iten hareket noktasi; zittidir. bilmedigi seylerdir. iki kutupun(zitlarin) savasimidir.onu ogrenmek adina bilmeye dogru ilerliyordur. bilmemek bilmeye dogru itici kuvvet oluyor.

    sosyalizm evresinde iki kutup vardir. baskin iki sinif vardir. otorite vardir. karsiti, hareket noktasidir; sinifsiz ve otoritesiz bir topluma. ayni sekilde olusacak olan yeni toplum kendi karsitini olusturup ilerleyebilecektir v.s. maddenin hareket noktasinin celiski olduguna dair bir ayrintidir.

    b: tekil parcanin bütünü etkilemesi.
    yine oldukca basit bir ornek ile anlatirsak; sosyal dengesi bozulmus bir toplum icerisinde bireysel bir savas verdiginizi dusunun. her bireyinin sacmaladigi ortamda tek basiniza dogru hareket ederek yanlislikla etkileyeceginiz herhangi bir insanin zaman icerisinde üst bir konuma gelip sizden aldigi etki ile toplumu donusturdugunuzu dusunun. siklikla türk filmlerinde islenen bir konu olsa dahi yaptiginiz en ufak bir etkini düyanin yeniden duzenlenisinizde etkin bir rol oynadiginizin bilincine vardirilmasidir diyalektik materyalizm.

    c: hersey akar, degisir (bunu bilmeyeni ilkokula dahi almiyorlar sanirim, sakiz olmus)

    heraklitos'un nehir ornegi yerine trocki'nin aristo'nun formel mantigini sinirli bir alana kapattigi ornegi verelim. aristo, a a'dir derken özdeslik yasasinda; a'nin dahi herhangi bir an sonrasi a olmadigina dair öngörü degil bilimsel bir kanittir. madde kendi icerisinde sürekli degisir. oldukca kucuk olcekte ayrimlanabilecek olan bu ayrim gündelik hayatta pek sorun cikarmasa da quantum ile anlasilmistir ki a hicbir zaman artik a degildir. bir kilo sekeri bir kilo seker ile denklestirirken hicbir zaman ayni olcege ulasamayacaginiz gercegi gibi. elbbete sizler bakkallar tarafindan kaziklanmiyorsunuz, bir toz sekerinin milyarda bir kucultulmus olanini cok fazla onemsemiyorsunuz sadece. lakin bu onemsiz gibi gozukurken trocki yine ucaktaki kucuk bir cizigin gorunurde onemsiz oldugunu bellirli hiza ulastiginda ise dusme sebebi oldugunu belirtir.

    bir kac kurali daha vardir; özellikle kuantum sonrasi formel mantigin sinirli bir alana cekilmesinden sonra bilimsel anlamda bir gecerlilik kazanan doganin hareket yasalaridir diyalektik materyalizm. is bu kurallari marksizm ile bagdastirmak tamamen sizin ile aklinizin arasinda olan bir sorundur.

    hegel diyalektigi ile arasinda ciddi farklar bulunmaktadir;

    hegel diyalektigi sonludur, dusunsel bazda ve ide'nin(geist, tanri her ne skimse) kendisine donusudur. en önemlisi hegelde karsitliklar özde$tir.oysa marx'da özdes degil toplumsal sürecte uyusmaz bicimler halinde birbirlerine baglidirlar.celisme hegel'de icsel,mantiksal ve evrimsel yonlerle ilerler. marx'da ise; dissal, tarihsel ve devrimsel olarak ilerler. v.s.

    marx'in teminolojisine yabancilik ceken insanlarin george politzer, biraz daha birikimli olanlarin ise ; aklin isyani (alan woods/ted grant) kitaplari ile ne olduguna dair fikir edinebilecekleri doganin gelisim ve hareket yasalarinin aciklandigi düsünce bicimi.
  • "evrende maddeden başka birşey yoktur,madde karşıtlıklar içinde gelişir" görüşü
  • diyalektik: her seyin kendi icinde zittini barindirdigi. bu zitlarin bir arada oldugu belirli kosullarda birbirine donusmesine karsin donusumum tali bir pozisyonda oldugu icindeki mucadelenin ise esas ve surekli oldugunu savunan gorus.

    materyalizm. eski materyalizmin tam tersi olan bu materyalizm yani "bilimsel materyalizm" felsefenin ilk sorusuna yanitini bilincin maddeyi yaratmadigini maddenin bilinci yarattigi ve evrende her deneyimin ve dusuncenin once maddeden ciktigini ogutler. bu inanis metafizigin tam tersi olup dinin afyon olduguna inanmaktadir.

    diyalektik materyalizm: marks ve engelsin ortaya koydugu teorinin felsefevik koludur. marks ve engels kapitalizm tespitlerini bu felsefe yardimiyla yorumlayip dunya halklarina sunmuslardir. ozelliklede engels anti-duhring isimli eserinde toplumda ve dogada diyalektik materyalizmi acarak genis kitlelere bu dusunceyi yaymistir. bu dusunceyi savunanlara gore bilim diyalektik materyalizmi gelistirir diyalektik materyalizm de bilimi gelistirir.
    mao zedoung bu goruse nitel bir katkida bulunarak en son 5 olan diyalektik materyalizmin yasalarini teke indirerek "celisme yasasi" ismiyle ozetlemis bunlarida celiskinin evrenselligi celiskinin ozgullugu celiskinin ozdesligi vb. gibi gruplandirmistir.

    bu felsefeyi en cok karalayanlar metafizik yanlilari ve idealistlerdir. onlara gore hersey duragan materyalistlere gore hersey hareket halindedir. onlara gore hersey degismez materyalistlere gore hersey degisim halindedir. onlara gore madde celiski halinde degildir materyalistlere gore hersey celiski icindedir onlara gore hersey bilimle aciklana bilir veya aciklanacaktir metafizikcilere ve idealistlere gore hersey aciklanamazdir vs. gibi siralana bilir farklar.
  • marksist olsun ya da olmasın bilgeliğe erişmiş olan insanların ortak felsefesidir.
  • evrensel gelişmenin genel yasalarını ve inceleme yöntemini kapsayan bilimsel-düşünsel
    dünya görüşüdür. kuramcıları karl marx ve friederich engels'dir. bu dünya görüşünün temel ilkesi çok yalındır. evren özdekseldir ve özdek dışı bir güçle değil, kendi iç özdeksel yasalarıyla gelişir. onu tanımak için onun yasalarını (bilimi ) bilmek gerekir. doğa, kendi özdeksel yapısından, bilinç insanın doğa karşısındaki eyleminden, toplum doğasal üretim sürecinden yansıyan çelişkilerle belirlenir. eytişimsel özdekçiliğin temel ilkeleri şunlardır:
    · evren özdekseldir.
    · bilinç özdeksel doğanın ürünüdür.
    · evren, sonsuz çeşitlilikteki olgularının birbirine bağlı ve bağımlı olduğu bir bütündür.
    · tarih özdeksel bir devim ve gelişme sürecidir.
    · evrimsel gelişme, çelişme yasalarıyla gerçekleşir
  • aynı nehirde iki kere yıkanılmaz, nehir değişir insan değişir su değişir bu değişir gerçeğini yüzümüze vurmuş olabilitesi olan bir kavramdir...
  • diyalektik materyalizm diger felsefi sistemler gibi asilmaz oldugunu, en gelismis oldugunu iddia etmez. sistem, degisimleri ve evrimleri mutlak gordugu icin ileride bir sistemin ortaya cikip kendisini asabilecegini yadsimaz; asilma tarihini ise komunizm gerceklestikten sonraki zamanlar olarak ongorur, oyle ki suregelen devrimler sonucunda degisen insan ve dunyayi algilayisi yepyeni ufuklar acacaktir, diyalektik materyalizm ise kendinden daha ustun olan bu sistemin karsisinda durmayacak, degisime ket vurmayacaktir, vurmaz.
    sonucta diyalektik materyalizm, doganin ve insanin anlasilmasi icin en elverisli, en kullanisli aygitlardan biridir. hepimiz ogrenelim.