şükela:  tümü | bugün
  • diyanet isleri baskanliginda en üst meretebede görev yapan kimse.
  • ekranlarda başında sarığıyla, üzerinde sırma işlenmiş cübbesiyle arz-ı endam eden, eski zaman şeyhülislamlarını anımsatan din kişisi.
  • türkiye'de hesapta cübbe giymeye yetkili tek kişi. mitolojiyle karnını doyuran bir ruhban.
  • devlet protokolünde 10. sıraya yükselen başkan.
  • kanuni zamanında şeyhülislam divan-ı hümayunun asil üyesi olmuş, osmanlı tam bir teokratik havaya bürünmüştü. sanırım akp benzer bir düzenlemeye imza atıyor. zira kanuni, babasının tamamen siyasi bir sömürü için ele geçirdiği halifelik makamının sembolik olmadığını gösterme adına ve ümmetçi toplumun üzerine gölge gibi çökme adına (ki merkez teşkilatın allahlık bir tarafı yoh, bakma) şeyhülislamı kullanmak istemişti. böylece katılmadığı divan toplantılarında, kubbealtında alınacak her karar şeyhülislamın "islama uygunluk" testine tabii tutulmuş oluyordu. mustafa kemal, cumhuriyetin ilk yıllarında şeriye ve evkaf vekaletini kaldırdıktan sonra din adamlarıyla yeni türk toplumunun şekillenmesi münasebetiyle sık sık bir araya gelmiştir. ancak mustafa kemal'in, ki kendisi kim ne derse dersin her zaman çözüm odaklı bir insan olmuştur, buradaki farkı büyüktü. o, dinin son birkaç asırdır bu topraklarda orta çağdaki incil-kilise-toplum üçgenine benzer bir uyuşmazlık ve anlamsızlık seviyesine düşürüldüğünün farkındaydı. laiklik gibi büyük bir devrimin bu topraklarda kök salması için de onun antitezi gibi görünen dinin toplum içindeki kodlanmış şeklini iyi analiz etmeliydi. mustafa kemal medeni bilgiler kitabında da dediği gibi, islam hakkında hemen hemen hiçbir şey bilmeyen kati bir toplum vardı. bunun olumlu yöne çevrilmesinin de islam kitabını türkçe yeniden yazmak, yeniden yorumlamakla mümkün olacağı açıktı. ama şimdiki uygulamanın niyeti bambaşka. bu niyeti anlamak için akpnin yüksek zekayla donatılmış bakanlarının işaret ettiğinin aksine zamanda daha da geriye gitmemiz gerek. bunu çok açık anlatmaya gerek yoktur umarım, çünkü açıkladıkça söylem karşınıza bir sürü cahil cühelayı karşınıza almanıza neden olabiliyor.

    çok ilginçtir ki kuran'ı türkçeye tercüme ettiren ilk hükümdar olan akkoyunlu uzun hasan osmanlı'nın bir dönem en büyük düşmanıydı. (bkz: otlukbeli savaşı)

    ha bir de, tiz-i reftar olanın payine damen dolaşır .

    edit: şimdi bazısı demiş ki, şeyhulislamla diyanet işleri başkanını karşılaştırmak cahilliktir, konjonkturel farklılıktan dolayı beyhudedir vs. gerçekten çok sevimli tespitler bunlar ama eksik. konjonktür adı verdiğimiz "sus payı"ndan öte, iktidar adı verdiğimiz devirlerce sadece şekil değiştiren bir mekanizma var (roland barthes'in analizlerini okumak lazım) . ve iktidarlar için din her zaman bir sopadır. ha senin 10 yıldır ağzından düşürmediğin basmakalıp konjonktür burada devreye giriyor: isim değişikliği ve tecrübe. iktidarlar her devirde, insanlık ister uçsun ister sıçsın ister uzaya çıksın kişiye aitmiş gibi görünen her kurumu her düşünceyi her oluşumu sana karşı 1000 yıl öncekinden farklı olmayan niyetle hizaya getirmek için kullanıyor, kullanacaktır. bunu görmeyen insan, beyhude yaşar.
  • deprem konusundaki görüşlerini merak ettiğimiz kişidir.