şükela:  tümü | bugün
  • diyarbakır 7. kolorduda da bulunan korkunç bir yer. bir hangar içinde 200 yatak, inanılmaz, burun direklerini sızlatan bir koku... insanı jandarma olduğundan dolayı mutlu eden yer*.
  • diyarbakir 7. kolordu komutanligi bunyesindeki kabul toplanma merkezi. diyarbakir'in dogusundaki veya guneydogusundaki bir askeri birlikte gorevlendirilmi$ askerleri, diyarbakir'da yatiya kalmalari gerektiginde, ki bu gereklilik kuvvetle muhtemeldir, bu ktm'nin kogu$lari agirlar.

    diyarbakir'dan doguya gitmek uzere hareket eden butun askeri konvoylarin kalki$ noktasi sozkonusu komutanlik oldugu icin, kogu$lar, ayni anda bircok askeri barindiracak buyuklukte, biti$ik nizam $eklinde in$a edilmi$tir. ozellikle, acemi birliklerine dagitim donemlerinde, diyarbakir'in dogusunda bir birlikte gorev alacak olan ve birligine kendi $artlariyla; yani otobusle, dolmu$la, vb. bir aracla gitmekten cekinen acemi askerlerin, diyarbakir'daki komutanliga teslim olmalari sonucunda, kogu$lar agzina kadar dolar. bunun di$inda, askerligini diyarbakir'in dogusunda yapmakta iken, ce$itli sebeplerle birliginden ayrilmi$ olup birligine geri donmesi gerektiginde mecburen buradaki konvoylara dahil olan usta askerler de bu ktm'nin misafiri olmaktan kacamaz.

    lice, mardin, cizre, $irnak, silopi gibi cok ce$itli bolgelere konvoylar kalkiyor olsa da, bu konvoylarin hareket gunleri ve saatleri duzensizdir, hatta bazilari guna$iri, bazilari ise haftada bir ya da iki kez yola cikar. o yuzden, komutanliga sabahin erken saatlerinde teslim olunsa dahi, askerin gidecegi birlige hareket eden bir konvoya gun icerisinde dahil olmasi, piyangoda buyuk ikramiye kazanmasi kadar olasidir. buyuk ikramiyeyi kaciran buyuk cogunluk ise, bu durumda, o geceyi ya da takip eden geceleri bu ktm'nin kogu$larinda gecirir.

    acemi askerler, gunboyu $a$kin ordekler gibi koca kolorduda kendilerine ayrilmi$ kucuk bir acik alanda gezeledikten sonra, hava kararir kararmaz, direkt olarak kogu$lara yonlendirilir. kogu$larda, soguk ki$ gecelerinde bile kalorifer pek iyi yanmaz. nevresim takimlari ise, degil ortalama bir askeri birlige, ortalama bir ktm'ye bile rahmet okutacak kadar pistir.

    bir anlamda, acemi askerlerin askerlikle ilk tani$ma anini, biraz keskin bir dille gercekle$tiren bir ortamdir diyarbakir ktm.
  • denizci hariç her sınıftan askeri bir arada görebileceğiniz ender yerlerden biridir. şu aralar gene ana baba günü gibi.
  • toplanma merkezi değil toplama kampı olarak adlandırılması gereken yerdir.

    uzun gün ve gecelerini burada geçiren birisi olarak anlatmak gerekirse her türlü rezilliği yaşayacağınız bi mekandır burası. 140 m2 bi alanda ortalama 150 kişinin beraber uyumaya çalıştığı, aralık-ocak aylarında kaloriferin bikaç saat sadece kendini ısıtacak kadar yandığı, yatakların tarif edilemeyecek kadar pis olduğu (yatağa havlu serilerek idare edilebiliyor) içerideki kokunun burun direğinizi sızlattığı, tıkanan lavaboların anında buz tuttuğu (tuvaletlerden bahsetmek bile istemiyorum) dinlenme tesisi

    yemekhanede verilen yemeklerin sıcak olma ihtimali ne kadar düşükse verilen ekmeklerin kafa yarma potansiyeli o kadar yüksektir. dolayısıyla yemek için tek alternatif içeride bulunan taş fırın oluyor. ama 3 öğün boyunca lahmacun yemenin de tuvaletlerin durumunu düşününce ne kadar mantıklı olduğu tartışılır.

    sabahın beş buçuğunda koğuşların orda ictima alınır. komutanın keyfine göre 2-5 defa arası yatakları düzeltmek için tekrar koğuşlara gidilir. dışarısının mıntıkası yaptırılır ve araçların beklediği meydana sürü halinde gidilir. herkes gideceği istikametin tabelası arkasına valizlerini sıralar. hastaneye gidecek olanlar ve o gün şanslı olup konvoyu olanlar sabahtan gider. saat 10'a kadar hala gidemediyseniz o geceyi orda geçireceğiniz kesin gibidir. (kısmet bu, öğle saatlerinde bi helikoptere kapak atma ihtimali hiç de az değildir diyarbakırda)

    kalan yüzlerce asker, soğuktan korunmak için tv olan gazinoya sığınır. tam oh be ısındım dediğiniz anda mıntıka için içerisi boşaltılır. yarım saat yerden bişeyler toplar gibi yapılıp geri dönülür. bu recursive fonsiyon akşama kadar devam eder. akşam da bir daha geri dönmemek üzere valizler sırtlanıp tekrar koğuşlara gidilir.

    mekanın fiziksel kötülükleri bi yana insanların da orada insanlıktan çıktığı bi yer burası.
    bi kere her türlü ama her türlü adam burada mevcut. tamam birliğinizde de durum farklı değil ama orada en azından kimin ne olduğunu bilebiliyorsunuz. burada öyle bir şans yok çünkü her gün yüzlerce yeni asker geliyor yüzlercesi de gidiyor. o yüzden hırsızı, tinercisi, jiletçisi, esrarkeşi ile yan yana yatmanız olası.
    oradaki rütbeli personel ve kadro asker hergün binlerce farklı adamla uğraşmaktan karakterleri fazlasıyla değişmiş ve oradaki misafir askerlere insanca bi muameleyi gereksiz görmeye başlamışlar. kendinizi onların yerine koyduğunuzda haklı olan tarafları yok değil, ama bi yerden sonra yeter artık dedirtiyorlar. ben askerdeki ilk kavgamı orada ettim ve araya komutanlar girmeseydi olay gayet çirkinleşiyordu.

    mantık olarak ktm'nin çok da rahat ve düzgün bi yer olması abes tabi. ama burası sizi o kadar canınızdan bezdiriyorki, orayı gördükten sonra dağ başında medeniyetten uzak bir sınır karakoluna 5 yıldızlı otel gözüyle bakabiliyorsunuz hatta oraya gitmek için yalvarabiliyorsunuz. halinize şükretmek adına askerliğe burada başlamak faydalı bile olabilir aslında.

    yine de bütün kötülüklerine rağmen oradan bile valizinize ufak tefek güzel şeyler koyabilmek gayet mümkün, güzel dostlukların temelini atabilmek ve terhis olmadan bi gün önce oradan kaçabilmek gibi :)
    ve bir de (bkz: 12 aralık 2007 fenerbahçe cska moskova maçı)
  • düzenli bilinen askerin en düzensiz en rezil en berbat yerlerinden biridir. sabah aynı anda askerler tuvalete hücum etmiş, pisuarların başına doluşmuşlardı. bu kadar askere pisuar mı dayanır. kimisi bozulmuş altına akıtıyor kimisi dolmuş üstünden akıtıyor. üstten pisuara işiyorsunuz sidiğiniz ayakkabıların üzerine dökülüyor. sarı bir sidik seli tuvaletten dışarı doğru akıyor. askerler yine de terbiyeyi elden bırakmadan sıraya girip pisuarlara ve dolayısıyla ayakkabılarına işemeye devam ediyorlar.
    bir de çok güzel diyet yaptıran kahvaltıları vardı. sıra bana geldiğinde bir adet bıçak ve üç adet zeytin alabilmiştim. onları da yiyemedim zaten.
    insana günde 14 saat muazzez ersoy dinlettirilen tugayını özleten bir yerdir.
  • askerliğimin ilk gecesinde 160 erkekle birlikte soğuk ve pis bir koğuşta yattığım yer. ertesi sabah öğrendim ki koğuşlara sığmayan yaklaşık 1000 kişi yemekhanede yerde üst üste yatırılmış. allah düşürmesin denilebilecek yerlerden biri.
  • her devre gelişinde 7-8 bin kişi doluyor buraya. 7 bin erkek. yan yana. kucak kucağa. türkiye'nin her yerinden toplanıp gelmiş genç adamlar. sundurmalar var. şırnak-siirt-kulp-hani-batman.... diye gidiyor. gideceğin istikamet hangisiyse onun altına oturuyorsun. onurlu türk ordusunun rezil haldeki türk askerleri. 7 bin kişiye 1 tane çeşme. 1 ulan. 1 tane. 7 bin kişiye 5 tane 300 kişilik koğuş. geri kalanlar ne mi oluyor? gazinoda veya yemekhanede sandalyelerin masaların üstünde yatırılıyor. mahşer yeri simülasyonu burası.

    vatanınıi en çok seven görevini en iyi şekilde yapandır yazıyor her yerde. valla bayağı bi hain var o zaman memlekette. özellikle ankara'da. paşa paşa yaşıyolar valla.
  • bir başka adı hayvan toplama merkezi olan yer.
    daha yeni kopulmuştur evden. uçakla diyarbakıra inilir ve yanında kimse olmadığından direkt ktm'ye teslim olunur. ilk önce etrafa bakılır. onlarca insan. onlarca boş gözle bakan güruh. daha hiçbir şeyin farkında olmadan ve dahası daha 2 saat öncesinde annenin, babanın kokusu üzerindeyken burası neresi bakışları.
    başta iki tane uzman. ya da astsubay. ama iki ya da üç. ve bine yakın asker.
    asker gururdu tabii ki. yapılması gereken bi' şeydi. ve sınırda yapmış olmamızın ayrı bi' mutluluğu vardı..
    -nah vardı amınakoyum. sadece sevenlerimi üzmemek için davranmam gereken bi' haldi o.
    sınır bölgelerde sınırı koruyacak olan mehmetçiklerdik biz.
    ama ilk gireceğimiz test ktm testiydi. dayanıklılığımız orda ölçülecekti. ıspartada olanca yükle dağlarda gezişimiz, intikallerimiz yeterli değilmiş çünkü..
    ilk önce ellerimize çöp poşetlerini verdiler. hayvan gibi yerin mıntıkası için. yapmadık, bi' daha sıraya geçirdiler. sonra bi' daha yapmadık. yaptıramadılar. çünkü ben diğer askerlerden üstün hissediyordum kendimi. çünkü bana bu aşılanmıştı acemiliğimde. hatta elime de kına yakmışlardı. kusmuştum o gece hep. dayanamamıştım kokusuna. ama emirdi işte. ya pa cak sın..
    tek sıraya geçirildik. çantalarımızı bi' kenara koyup yeniden gelmemiz istendi. düzeltiyorum. emir verildi..
    geçtik yeniden. küstahça gülen bi' rütbeli bakalım ne eğitim almışsınız görelim dedi.

    yatın.
    yattık.
    kalkın.
    kalktık.
    yatın.
    yattık.
    kalkın.
    kalktık.

    sürünün...

    ama benim elimde kına var. ben hani kınalı kuzuydum. hani ben onurdum. hani ben gururdum.

    süründük..

    ve o koca alanın mıntıkası yapılmış oldu ağustos sıcağında.
    ve o gece dışarda yatırılarak da ödüllendirildik. bok kokan koğuşlarda yer olmadığı için..
  • şuan sevkiyat alanında harder better faster stronger şarkısı çalmakta. nası bi yer olmuş lan burası? aha şimdi de david guetta'ya geçti. yeni gelen askerleri relax, tezkerecileri de tatil moduna sokmak için aslında güzel de.. neyse. geri kalan her şeyi de böyle itinayla düşünüp yapsalar keşke. toki, yetersiz koğuşların yerine yeni binalar yapmış, ne zaman geçilir bilmiyorum ama güzel gelişmeler bunlar.

    ed: saat 10 gibi müzik yayını sonlandı. uyandırma amaçlıymış.
  • içinde kaçak sigara, cep telefonu ticareti yapılabilen yerdir. hava değişiminden gelen asker parayla sigara alır, bavulla onu içeri sokar, sonra satar. ben size garip olanı söyleyeyim, lap top satan gördüm. yani adamın bunu yapmadan önce ne düşündüğünü cok merak ediyorum.