1. bugunku hurriyette haber olan potansiyel kuyu. artik tam bir urban legend haline gelen olay. turkiyeyi kurtarmasi olasiligi benim harvardda master yapma olasiligim kadar kucuk.
  2. metin akpinar ve zeki alasyanin oynadigi bir filmde gecen hadiseye benzer bir durum olabilitesi yuksek gelisme...
  3. abd'nin izin vermesi sonucu, oralarda kimbilir ne kadar zamandır kasten atıl tutulan petrolün bir kısmının açığa çıkarılması suretiyle türkiye'nin ağzına bir parmak bal çalınması olayı.
    yakınlarda bir zaman ırak'a giriyoruz demeye getiriyor abd.
  4. türkiye petrol araştırma merkezi dahil mta ve tüm diğer ilgili kurumlardaki petrol ve maden mühendisleri yıllardır bu ve yukarıda adı geçen tüm yerlerde araştırma yapıyorlar. bu kurumların birinin başındaki en yetkili ağızdan (kuzen) duyduğum sonuç: t.c.'de kullanılabilir kalitede, işe yarayabilir nitelikte hiçbir petrol veya doğal gaz yatağı bulunmamaktadır; full stop. son haberin yorumu size kalmış!
  5. nihat genç bi yazısında bir yerden "türkün götü sıkıştığında burnuna petrol kokusu gelir" şeklinde alıntı yapmıştır:

    "artık kemalistleri tut, tutabilirsen, öyle sert kuvayı milliye savaşı veriyorlar ki, vay maşallah! bu toz duman arasında "kemalist petrolcüler" dahi zuhur etti. iyi ki bahsi açıldı, hepimiz, si­yasete doğuda açılıp kapandığı söylenen bu ku­yuların hikayeleri yüzünden girdik, 12 eylül öncesi sağcı, solcu her gence gidin, siyasallaşmalarının ilk sebebi olarak, doğuda betonla kapandığı söylenen kuyulara karşı biriktirdiği kin olduğunu söyleyecektir.

    gençliğimiz, bu kuyu, sondaj, beton hika­yeleriyle tükendi, hikayeyi tekrar vizyona sok­maya çalışıyorlar. şu, çük gibi kayaları delen şeye sondaj diyorlar. yeterince kuyu açılma­dığı, bu topraklarda çok petrol olduğu söyle­niyor. inşallah vardır, hayırlısı olsun, doğdu­ğumuz günden beri bekliyoruz! ancak, dö­nüp dönüp hep şu örneği veriyorlar. roman­ya'da yılda bin defa sondaj yapılıyormuş, biz­de elli yılda bin beş yüz sondaj yapılmadı. haklılar! belki o kadar sondaj yapacak para­yı bulsak, petrol da buluruz, kimbilir! ancak, askeri bütçemiz ortada, yüzmilyar dolarları silahlara yatırdık, durduk.. tabiki bizde son­daja para bulunmaz.

    benim kemalist petrolcü kardeşlerim elli yıl­dır halkın anasını .ikiyoruz, dağı taşı .ikseydik, belki kan yerine petrol gelirdi!

    öyle, persil adam gibi, kahraman kahraman konuşmayın. o dağlarda döktüğümüz kan ka­dar petrol çıkartın yeter, o milyar dolarlık si­lahlan yağlayacak kadar petrol bulun yeter!

    bir solcu ağbi anlatmıştı, 60'h yılların sonu herkes petrol var, diye konuşuyor, askerde, eğitim alanında sürünüyormuş. sürün, sü­rün, akşama kadar. bir dakika nefes alamı­yor! bir nefeslik dinlenmek için, aklına bir fi­kir gelmiş, komutana çıkıp, "komutanım bur­numa petrol kokusu geliyor! demiş. komu­tan, kaytarmak için uydurduğunu da biliyor, ensesine bir şaplak atıp: "bu halk, ne zaman çamur içinde burnuyla sürtse, burnuna pet­rol kokusu gelir!" demiş.

    türkiye ne zaman dibe vursa, böyle bir umut uçurulur! ne diyelim, iş bilmeyen çavuş­lar, döner bokunu avuçlar! bırakın cahilce tartışmaları! bardakta suyu dövmüşler, ne kara ol­muş ne beyaz!"

    tam içerik için
    http://www.metu.edu.tr/~ulubay/nhgab.html
  6. duzenli araliklarla mansetlere cikan ama genelde onemsiz denebilecek seviyelerde uretim yapilan kuyulardir genelde. 15 senedir turkiye'de kayda deger bir kuyuya henuz rastlanmamistir. burda sucu sadece tpao ya da atmamak lazim cunku yabanci sirketlerinde eli bos gittigi cok oluyor.

    turkiyede ki petrol olayina gelince, konu biraz genis ama ozet olarak yazmaya calisayim:

    petrol shale denilen kayaclarda planktonlarin isi ve basincla degisim gecirerek karbon haline donmesiyle olusur (agac ve dinozorlar komur olarak hayatlarina devam eder). bu kayaclardan sizan petrol, trap denilen gecirgenligi olmayan fakat altinda veya yaninda petrolun toplanmasina olanak veren bir yapiya sahip bir katman bulana kadar ilerler (migration). petrol, toplanabilecegi bu yeni yapinin (kumtasi, kirectasi) gozeneklerinde sungerdeki su misali birikir (rezerv) (herhangi bir yerde birisi size yeraltindaki petrol denizinden veya golunden soz edecek olursa o kisinin hic birsey bilmediginden emin olabilirsiniz). petrol birikecek bir yer bulamaz ise yeryuzune sizar ve kullanilamaz hale gelir. egedeki bazi daglarda yuzyillardir yanan atesler bunlara ornektir.

    biriken bu petrolun kullanilabilmesi icin yeteri kadar cok olmasi, kaliteli olmasi, cikarilabilecek durumda olmasi ve size kar ettirebilmesi gereklidir. ufak bir petrol rezervinin bulunup ilk uretim testlerinden sonra kar etmeyecegi icin kapatilmasi normal bir durumdur (ilerde kullanilmak uzere bulunup birakilan kuyular haric). bizde cok geyigi yapilan civa dokup kapatma olayi ise sehir efsanesidir. eger bahsi gecen sirket civayi doktukten sonra oradaki arama ruhsatini iade etmisse gercekten birsey bulamamistir. ha yok gordum ben orda petrol var, 1 milyon dolarimda bana batiyor diyorsaniz siz izni alin, civayi mivayi onemsemeyin, ben size ayni noktaya sondaji yaparim. (ufak bir edit: kuyuya civa dokme diye bir olay yoktur, bos kuyular cimento dokulerek kapatilir.)

    turkiyede ki duruma gelirsek, ilk olarak turkiye avrupa plakasi ile arabistan plakasinin birlesim yerindedir. yer hareketleri, depremler, kaymalar, catlak ve kiriklara neden olarak petrolun toplanmasi icin gerekli olan rezerv yapisini engellemektedir. ikinci olarak turkiye'de cikan petrol dusuk kalitede olup akicilik bakimindan asfalttan biraz hallicedir. ornegin raman'da bulunan petrol yataklari hacim olarak buyuk olmasina ragmen, dusuk kalitedeki bu petrolun uretimi asiri derecede zahmetli ve pahalidir. bu elimiz kolumuz bagli oturuyoruz seklinde anlasilmamali. bati raman sahasinda tpao ileri petrol uretim tekniklerinden birisi olan karbondioksit enjeksiyonu yonteminin dunya capinda basarili orneklerinden birisini yillardir uygulamaktadir. turkiye capinda arama faaliyetleride yetersiz de olsa devam ediyor. umarim yazdiklarimi yanlis cikartacak sonuclara ulasirlar da bende sevincle yazdiklarimi silerim. uzaydan fotograf olayina gelince, calistigim tum sirketler hala sismik arama yontemini kullaniyorlar, birisi sevabina su uyducularin web sitesinin adresini versin adamlara...

    karadenize gelince, bu sene ilk sondajin yapilmasi planlaniyor. su derinligi ve 200 metreden sonra suda sulfur olmasi nedeniyle teknik acidan cok zor ve pahali bir sondaj olacaktir. bu durumlarda sirketlerin yuksek maliyeti karsilamak icin ortaklik yapmalari normaldir. hep karin yarisi goz onune alindigi gibi cok pahali ama bos cikacak bir kuyudaki zararin yarisi da goz onune alinmalidir.

    son olarak, petrolun olup olmadigini anlamanin tek yolu sondaj yapip bakmaktir. ne zaman elinize petrol bulasir, ancak o zaman burda petrol var diyebilirsiniz.
  7. yıllardır süren arama çalışmaları bulundu, bulunacak, bulduk ama düşük kaliteli şeklindeki haberlerden sonra, bu yılın başlarında gazete köşesinde yer alan haber şöyle idi: eski amerikan dış işleri bakanının işletme hakkını aldığı kuyunun 3000 metresinde yüksek kaliteli petrol bulundu.
    yeryüzü mü amerikalılardan yana, yoksa başkaları mı?
  8. dogu ve guneydogu anadolu bolgesine giden trenlerimize binenler bilirler. istanbul'dan ankara'ya 10 saatte gelen tren kalan yolu 30 saatte alir. bunun sebebi zamaninda demiryollarini insa eden yabanci firmalarin demiryolunun elliser km asagisinda ve yukarisinda arastirma yapabilme ayricaligina sahip olmalaridir. bu sebeple yollar zikzak cizerek arastirma icin bos bir nokta birakmadan devam eder. bu arastirmalar lozan anlasmasindan cok once tamamlanmis, frenk gavuru da sinirlarin hangi bolgeyi asmasi durumunda savas cikaracagina buna gore karar vermistir. bildigimiz gibi tekrar bir savas yasamadik. cunku elimizdeki topraklarin altinda bulunabilecek rezervler ya cok fakirdi, ya da zengin olabilecegi bolgelerde cikarma islemi astari yuzunu yuzlerce kat gececek kadar zordu. bugun de gelisen teknolojiye ragmen hala bu rezervler anlamsizligini korumaktadir ve muhtemelen onumuzdeki bin sene de bu boyle gidecek. bu gercekle yasamayi ogrenmemiz gerek. bizler petrolu olmayan fakir ama gururlu gencleriz. yasadigimiz ic karisikliklarin sebebi petrol olmadi ve olamayacak. petrol yuzunden isgal edilmeyecegiz. elimizdeki kuyularsa ancak yasanabilecek bir ambargo durumunda acil ihtiyaclari karsilamaya yonelik stratejik kuyulardir ve yeterli degillerdir. olsun, yurumekle yollar asinmaz. orada burada yapilan basarili sondajlar su ya da bu sirketi ihya etmeye yeterli olabilir. ama bizi memleket olarak duze cikarmak petrolun hikmeti olmayacak. saksiyi calistirmak zamani gelip gecmektedir. petrol kokusu pesinde yerlerde surunen burnumuzu boktan cikarip biraz da gercek kokusu pesinde kosmali. tanri turku turkun aklindan fikrinden korusun diyerek sozlerime son veriyorum.
  9. eski ve hatta rutin bir hikaye (imiş):

    "nilüfer’in kalbim bir pusula’yı hazırlamak üzere stüdyoya gireceği, bu arada ajda pekkan’ın önce “sen bir yana bu dünya bir yana”, ardından “olanlar oldu bana” hitlerini çıkaracağı 1970’ler başı, 12 mart muhtırasını ağırlayacak, boğaziçi üniversitesinin kuruluşuna zamanlık edecek, diyarbakır’da petrol bulunmasıyla heyecanlanacak, deniz gezmiş ve arkadaşlarını uğurlayacak, chp’yi inönü’nün elinden alıp ecevit’e teslim edecekti."

    http://www.e-disco.net/…/viewtopic.php?f=45&t=12540

diyarbakır'da bulunan petrol hakkında bilgi verin