şükela:  tümü | bugün
  • kesinlike süper lig'e yakışmayan başka bir takım daha. hiç siyasi bakmıyorum olaya. umrumda da değil kürtmüş, türkmüş... neyse ne. ama genellikle insanlıktan nasibi almamış bir taraftar kitlesi var. umarım en kısa zamanda küme düşer ve sporun dostluk ve kardeşlik olduğunu öğrenene kadar da gelemezler. **

    peşinen de ekliyorum istediğiniz kadar kötüleyin, kudurun, istediğiniz kadar küfür edin umrumda olmayacak. ne süper türkçü ne de anti kürtçüyüm. yıllardır bir çok tribünden aklı başında insanın önüne geçmeye çalıştığı şiddet olaylarına karşıyım. ben sadece o aklı başında kısmındayım bu konuda. öte yandan, sizin her hafta bir maçın yarım kalmasıi stadyumların eğlencelik yerler değil de savaş alanları haline gelmesi hoşunuza gidiyorsa... (bkz: ben buraya bişey yazardım ya neyse)

    lafım diyarbakır halkına değil taş atana... o sahaya atlayan maymuna... lakin ortada bir ayıp var ve bu hepinizin. futbolla hatta sporla ilgili olmanız bile önemli değil çünkü bu işin sosyal bir boyutu var. sapanca'da şortla geziyor diye dayak yiyen kürek takımına ben kürekle ilgilenmiyorum ki, banane demek kadar komik kaçar söylediğiniz.

    hadi şimdi orda bir tuş var ":(" *
  • diyarbakırspor'un yöneticilerini bilmiyorum ama sonuçta diyarbakırspor'un taraftarı bilindiği üzere diyarbakır halkıdır.son seçimlerde pkk'yı kardeş ilan eden dtp %70 e yakın oy almıştır.kimin ne olduğu bellidir.neden pkk dışarı,kahrolsun pkk sloganından rahatsız oluyolar anlamak çok güç.çünkü hem seçimlerde pkk sempatizanı partiye oy veriyorlar hem de bize pkk diyemezsiniz diye güceniyorlar.diyarbakırspor başkanı "tamam biz kürdüz ama pkk terör örgütüdür onları kınıyoruz bizim onlarla alakamız olamaz" dese hiçkimse birşey demeyecek.terörü kınamak ırkçılık değildir zaten kimse kürtlere birşey dememektedir sadece pkk yı kınamaktadır.
  • "biz kürt milletinin takımıyız" diyen bir başkana sahip takım. tüm takım, tüm diyarbakırlılar da böyle mi düşünüyordur bilmiyorum. bugüne kadar ligde bir renk olduklarını düşünüyordum, gayrı bu düşüncemden soğuttular. kürt milletinin takımı olmak ne arkadaşım? diyarbakır'ın takımısın sen. orada yaşayan türkler, zazalar, araplar ne yapacak? "kürt" üstkimliğiyle takımına sahip mi çıkacak?

    diyorum işte milliyetçiliğin her türlüsü tehlikelidir diye. yok ilerici milliyetçilikmiş, yok ezilen halklarınki devrimci bir milliyetçilikmiş.. geçiniz.

    http://www.milliyet.com.tr/…rt milletinin takimiyiz
  • "diyarbakırspor kürt milletinin takımıdır" diyen başkana sahiptir. elbette ligden çekilme isteği beklenmedik değildir. adamların kanında var ayrılma geni.
  • uğradıkları haksızlıklar için başkanının diyarbakırspor'un ligden çekilmesi gibi bir blöf yaptığı bu "futbol?" takımı bundan seneler evvel diyarbakır'da izmir temsilcisi altay'ı soyunma odasından başlayıp, çıkış tüneli ve devamında sahada bir temiz dövmüş, hakaret etmiş ve futbolcu/taraftar ayrımı yapmadan bir çoğunu yaralayarak modern ve çağdaş bir futbol kulübünün nasıl olması gerektiğini, futbolda kırolar arası uyumun ne denli önemli olduğunu, kör gözlerimize parmak olup sokmuştur. (şöyle bir kaynak buldum belki alakalıdır : http://www.medyakronik.net/…_ars/ofs/oal_diyar.html)

    (bkz: 13 mayıs 2001 diyarbakırspor altay maçı)

    edit : kasımpaşaspor'luyum.
  • "ezilmiş halkın, ezilmiş takımıymış"

    "peki altay ne o zaman?" diye sordurtan takımdır.

    (bkz: 31 mayıs 2003 diyarbakırspor elazığspor maçı)

    süper ligte vasat bir futbolcu bile olmayan eren...

    http://www.youtube.com/watch?v=u4cchmo_7w0

    ...böyle bir gol attı. altay küme düştü, elazığ ligte kaldı. bugün o maçta şike olmadığını iddia eden kimse yok. hatta o dönem görev yapmış teknik adam ve oyuncular bile itiraf etti. yaptırım uygulandı mı? "ezilmiş kentin, ezilmiş takımına" bir yaptırım uygulanmadı.

    (bkz: 13 mayıs 2001 diyarbakırspor altay maçı)

    bu maçın dünya'da benzeri yoktur eminim. bir maç düşünün futbolcuları taciz ediliyor, ligin en önemli maçının canlı yayını iptal ediliyor, jenaratörler devreye girmiyor, vb ve bu maçla ilgili bir iddiayı cevaplamamış takım diyarbakırspor. tüm futbolcular, o dönem görev yapmış polisler, gazeteciler, trt ekibi, herkes şahit. yaptırım uygulandı mı? "ezilmiş kentin ezilmiş takımına" yaptırım uygulanmadı.

    maçtan sonra altay 2.lig'te kalıyor, diyarbakırspor önemli bir virajı atlatıp 1.lig'e çıkıyor.

    (bkz: http://www.youtube.com/watch?v=nbfj1suuihs)

    daha niceleri yaşandı bu ülkede, diyarbakır sayesinde. her defasında "üzerimizden oyunlar oynanıyor" dendi, demagoji yapıldı ve geçiştirildi. bunlar basit 2 örnek. futbol topunu görse bomba sanacak adamlar, taraftar kisvesi altında türlü militanlıklar yaptı, diyarbakırspor kulübü de seyretti.

    sonuç olarak, sütten çıkma ak kaşık olmayan bir takım diyarbakırspor. eğer hala diyarbakırspor'u savunanı varsa, şu 2 maçı izlesin ve mantıklı bir açıklama getirsin bakalım.

    ister kabul edilsin, ister edilmesin, skandalların takımıdır diyarbakırspor.
  • belli kan rantiyecilerinin yaygaraları bi tarafa hükümet, tsk ve en umulmadık kesimler bile ama samimi ama işgüzari "açılım" peşinde koşar, barışa dair bir şeyler ortaya koymaya çalışırken taraftarı ayıp etmiş, iyiniyetlere sille indirmiştir.

    batıdaki belli stadyumlarda dönem dönem benzer olayların yaşandığından bahsetmeyin. barışa, iyi niyete, kardeşliğe en hasret bir coğrafyanın metropolünde insan kalabalıkları anlatılanlara özlemlerini göstermeliydi, diğerlerine örnek olmalıydı sahaya/sporcuya taşlar, sidik dolu pet şişeler/ yaralayıcı cisimler yağdırmak yerine..

    yörenin eğitim noksanlığından, geri kalmışlığından/bırakılmışlığından falan mazeret üretmeyin; doğunun/güneydoğunun en mahrumiyetlere düçar, en eğitime uzak köylerinde öyle misaperverlik öylesine insanlık görmüş bir şahsım ki; diyarbakırspor taraftarının şu yaptığı nazarımda eğitim yoksunluğuyla falan da hoş görülemez..

    yazık, çok yazık.. sevgiden, haktan, haksızlıktan, kardeşlikten falan bahsedeceksiniz samimi olun. vakarlı bir yüksek gönüllülükle uzatın ellerinizi. elimizi sıkmak için tutun, sebepsiz yere her fırsatta kırmak için değil...
  • pkk'nın ikinci lige düşürmek istediği ve göz göre göre bunu adım adım başardığı takım. çünkü diyarbakırspor bir bakıma o bölge için sosyalleşme, kaynaşma aracı. dolayısıyla bölge halkının sosyalleşmesini, ülke ile kaynaşmasını istemeyen pkk için de açık bir hedef. bugün diyarbakırspor sayesinde oraya bütün takımlar gidiyor, özellikle büyük takımlar ile yapılan maçlar sonrasında bölge halkı gazetelerde kendi şehirlerini, oyuncularını görüyorlar. bu basit gibi görünse de aslında oldukça önemli. diyarbakırspor ligden düşerse pkk bu sosyalleşme kanalını kesmiş ve en az onun kadar önemli olarak da bir bakıma güç gösterisi yapmış olacak.

    bu durumda meseleye çok daha ciddi bir şekilde yaklaşılması lazım. yıllardır diyarbakırspor'un birinci lige çıkması için devlet tarafından her türlü desteğin verildiğini artık herkes biliyor. hangi açıdan bakarsak bakalım bu çok yanlıştı. fakat asıl şimdi devletin bu konu üzerine eğilme zamanı geldi. kulüp üzerine oynanan oyunların engellenmesi gerekiyor. diyarbakırspor'u cezalandırmak bir çözüm değil. bir şekilde diyarbakırspor'un maçlara sağlıklı bir şekilde çıkmasını sağlamak gerekli. diyarbakırspor ligden düşecekse de pkk istediği için değil, kötü oynadığı için düşmeli.

    staddaki güvenlik meselesine gelince. bütün gün sokaklarda gezip kafasını göre onu bunu çeviren, üstünü başını arabasını arayan dostumuz ve arkadaşımız polis heralde bir stad güvenliğini sağlamaktan aciz değildir.
  • 28 mart 2009 tarihinde izmir'de oynanan ve 0-0 biten altay - diyabakırspor* maçından sonra taraftarlarının terörist başı ve malum örgüt lehinde tezahürat yaptıklarına bizzat şahit olduğum takımdır.
    bu nedenledir ki son olaylarda kendilerine hak vermiyorum. herşeyi hakediyor bunlar.
  • bir trabzonspor taraftarı olarak gittiğim deplasmanlarda ve hatta televizyondan izlediğim deplasman maçlarında trabzon ve doğu karadeniz insanını küçümseyen, aşağılayan birçok sloganla karşılaştım. temalar genellikle bellidir: laz, hamsi, saat on iki vs... en sık duyulan slogan ise "burası leş gibi hamsi kokuyor." olur genelde. buna karşılık trabzon camiasının tepkisi, karşı tribüne "hamsi bitti kalkan var." diye mukabele etmektir, o kadar.

    bugüne kadar bu sloganlar, alaylar, aşağılamalar nedeniyle trabzonspor'un ligden çekilme blöfü yaptığına şahit olmadım. hatta geçen seneki beşiktaş maçında çarşı'nın "uy, uy!" nidaları içeren küfürlü tezahüratını gülümseyerek karşıladım. güzel bestelemiş keratalar...

    diyarbakırspor aleyhine atılan sloganlar belki daha ağır, daha çekilmez... fakat mazeret değil.

    diyarbakırspor devlet desteği ile birinci lige çıkarılırken bu sloganlar atılmıyor muydu? o zaman neden "biz ligden çekiliyoruz." demedi hiçkimse? hadi bu yönetim yoktu... o danıştıkları sivil toplum kuruluşları ne düşünmekteydi?

    hayır, ligden çekilsen, alt lige gitsen değişecek mi durum? kapat kulübü gitsin o zaman. zaten diskispor hazır bekliyor. güllük gülistanlık...

    diyarbakırspor anlattığı teranelere inanmamızı bekliyorsa, daha çok bekler. her zora düştüğünde ağlamayı adet hâline getirmiş, yine birisi koltuk çıkacak diye umuyor...

    bu kulüp başarıya ulaşmak istiyorsa bir şeyleri bir şeylerle değiştirmeli... hatta dur listeyi de vereyim, benden kıyak olsun yeşil-kırmızılılara: gözyaşı yerine alın teri, mikrofon yerine top, televizyon programı yerine idman sahası...

    bu kadar...