şükela:  tümü | bugün
  • henüz test aşamasında olan kollektif bir blog. ileride bir takım ilkleri gerçekleştireceklerini iddia eden bir yönetime sahip.

    http://www.diyorum.com/

    siteden bir alıntı:

    "şu an diyorum.com’u en çıplak haliyle sizlere sunuyoruz. tüm sistem hazır olmasına karşın böyle bir uygulamaya neden gittiğimizi merak edenlere kısa bir cevap : mükemmelletçiyiz.

    site’nin alt yapısının yanı sıra kullanımıyla ilgili kişiliği ile ilgili yapılarda hazır. lakin test aşamasında bunların bir önemi yok. ama yine merak edenler için manifestomuzdan bir madde :

    madde12 - diyorum.com birşeyler demek isteyenler içindir. yasalar çerçevesinde herşey serbesttir. reklam yapmak bile.

    sadece bu madde bile diyorum.com hakkında fikir sahibi olmanızı sağlayabileceğine inanıyoruz."
  • herkonuda diyebileceğiniz, susmayı yasak sayan.. sizin cümlelerinizi sayan, aynı zamanda da benzerlerinden farklı olarak maddi anlamda kazanım elde edebileceğiniz bir site... sosyomatın cılkının çıktığı şu zamanlarda iyi gelebilir.
  • masa üstü rpg oyunlarının korkulu rüyası olan bir cümle sonu ifadesi. bir kısım gm tepkisini "ne dediğini söylemyeceksin yarraaaam, direk konuşacaksın" şekinde ortaya koymuş, çok da etkili olmuştur zamanında algısı zayıf arkadaşlar için.
  • diyosuna verilen cevaptır genelde.
  • hayatımıza kral tv ile birlikte giren, salak bir kalıba yedirilmiş ve bizim de yutup kullanmaya başladığımız bir vj kelimesi bu. aslında kendi halinde bir kelime, "gidiyorum" "oturuyorum" falan gibi. kelimenin günahı yok zaten. bak şimdi:
    "süpersiniz diyorum ve sıradaki şarkıyı size armağan ediyorum!"
    şimdi kardeş... bu insan "süpersiniz!" diyip bitirse o cümleyi, zaten süpersiniz demiş oldu. eee, "diyorum" ne yapıyor orda? işlevi ne yani?
    ben bu vj beyinli insanlardan "nefes alıyorum, evet şimdi konuşmaya başlıyorum, aha konuşuyorum. aynı zamanda ayakta duruyorum ve elimi kolumu sallıyorum." şeklinde daha açıklayıcı anonslar da bekliyorum şahsen.
  • kral tv'den sonra bilimum sunum aktivitelerinde de gözlenmeye başlanmış sözde kibarlık, özde türkçe kanırtmaca;

    -evet sayın konuklar ve ekranları başındaki izleyiciler hepinize hoşgeldiniz diyorum.

    e dedin zaten. "hoşgeldiz" de kestir at. kendi kendine reported speech yapmanın alemi nedir?

    evet sen ağzınla diyorsun biz kulaklarımızla duyuyor, beynimizle algılıyoruz.

    -ve ardından nasılsınız? diye soruyorum.
    -cevabınızın "evet" olduğunu farzeder gibi yapıyorum.
    -ve sıradaki ödülümüzü "yılın çıkış yapan albümü" olarak anons ediyorum.
    -türkçenin ağzına şıçıyorum.
  • üc kitadan olusan, nice kaygilardan sonra adli kitabinda bulunan güzel bir sükran kurdakul siiri.
  • adamın nick'ine bak.

    çok hoşuma gitti.

    kısa bir entry yazmış. okudum, peşinden de nick'ini okudum. hoş yani.
  • sözlükteki ifade gücü yüksek, ne yazdığını bilen, tutarlı, etik değerlere sahip, aklı başında beşiktaş'lı yazar oranı; malesef tüm düzgün yazarların oranı gibi çöküşte. arada yeniden böyle yazarları tanımak, dipten çıkıp nefes almak gibi bir şeymiş, ben bugün bunu gördüm.

    sinirlerimin tepemde olduğu bir günde, hiç de olaya dahil olmayabilecekken, halimi görüp hiçbir mecburiyeti olmamasına rağmen üşenmeyip, zahmete girip, özene bezene çok güzel bir jest yaptı bana ve beni çok mutlu etti. o yüzden kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır.
  • ["sana bunu söylemekten korkar mı sanıyorsun?" diyorum.
    adam bana bakıyor. "öyle bir şey demedim," diyor.] william faulkner - as i lay dying