şükela:  tümü | bugün
  • şimdi ben bu başlığı açarken kendimi tenzih etmiyorum.aslında,bu cümleyi öncelikle kendime söylüyorum.çünkü,benim yaş aralığımda (20-25) olup en azından bir diziyi heyecanla takip etmemiş olan yoktur ki benimde böyle heyecanla takip edip beklediğim diziler oldu.(evet,bir de birden fazla dizi oldu.)ama son birkaç aydır bende başka türlü bir farkındalık oluşmaya başladı.hayatta 1 gün 24 saat.en kısa dizi ki bunlar genelde yabancı diziler onlar bile en az 40 dakika. ve ben değil her gün haftada bir kez bile hayatımdan 40 dakika kaybetmenin benim için artık çok fazla olduğunu düşünür oldum.40 dakika spor yapsam haftada bir defa bile olsa benim sağlığıma yararlı bir şey yapmış olurum.veya o 40 dakikayı fazladan aileme ve sevdiklerime ayırsam daha mutlu olabilirim gibi geliyor.ha onlara yine hep vakit ayırıyorum ama daha çok ilgi göz çıkarmaz.ya da 40 dakikayı merak ettiğim bir şeyi öğrenmeye ayırsam bilgim çoğalır.bazen topluma bakıyorum dizilerden hep uyuşmuş haldeyiz.gerçek olmayan hikayelerle beyinimiz uyuşurken kendi gerçekliklerimizden kopuyoruz.ve en kötüsü de uyuşmak istiyoruz aslında.çünkü,gerçeklikle yüzleşmek çok zor,çok sert.ama ya gerçeklikle yüzleşip kendimizi geliştirip pek çok şeyde başarılı olabilecekken hiçbir şey yapmadığımızdan bize verilen kısıtlı zamanı boşa harcıyorsak ve belki de hep bu zaman yönetimi problemi yüzünden sahip olmak istediğimiz hayatı değil de bizim algımıza yön vermek isteyenlerin istediği hayatı yaşıyorsak?böyle düşünmeye başladım bu aralar ve merak ediyorum açıkçası başka insanlar ne düşünüyor diye.
  • türk dizileri olarak düzeltilirse anlam bulacak söz öbeği.