şükela:  tümü | bugün
  • merhaba sevgili senarist,

    merak etmeyin sektörün gerçeklerinden, sizin yaşadığınız zorluklardan haberim var. daha kısa yazın, sahneleri boş yere uzatmayın filan demeyeceğim yani... bunlar sizin suçunuz değil.

    daha özgün yazın, şimdiye kadar yazılmış hiçbir diziye benzemesin de demeyeceğim zira bu hususta da sınırlar, sınırlamalar var. kimseye niye daha yetenekli değilsin, daha yaratıcı değilsin diyemem.

    ama sizlerden çok ama çok önemli bir ricam var... bunu yapabilirsiniz herhalde, silah zoruyla yaptırdıklarını sanmıyorum.

    sevgili senaristler,

    bundan bir zaman önce içinizden bir deli bir kuyuya taş attı, şimdi aynı kuyuya taş atan yüzlerce deli oldunuz...

    kendi çocuğuna "annecim" diye hitap eden ilk anne belki de ilginç bir karakterdi... çocuğunun kendisine "annecim" demesini kendi hitabı şekline çevirmişti, ya da çocuk kendisine "annecim" desin diye çocuğu ne zaman görse "annecim" diyordu... olabilir.

    iş hemen sonra çığırından çıktı... erkek çocuğa "teyzecim" diyen teyzeler, kız çocuğa "dayıcım" diyen dayılar, "babacım"lar, "amcacım"lar, "ablacım"lar, "babanecim"ler her dizide aile ahalisinin normal konuşma şekli oldu...

    bu sempatik olduğunu sandığınız ama çileden çıkartacak kadar sevimsiz hitap şekli maalesef "vatanım sensin" dizisinde, yani 1920'lerde bile kullanıldı... o tarihlerde elbette böyle bir sevimsizlik, antipatiklik yoktu çocuklarla konuşurken. son 6-7 senede ortaya çıkan bir garabet bu hitap şekli.

    rica ediyorum, türkiye'yi, halkı bu eziyetten kurtarın. yazmayın böyle saçmalıkları... çocuğa adıyla seslenen bir aile kalmadı ülkede sizin senaryolara göre. "kaancım", "elifcim", ya da "yakışıklı oğlum", "güzel kızım" diyen yok. ille "halacım" diyecekler 6 yaşındaki berke'ye...

    lütfen bu saçmalığı durdurun. çocuklara da yazık, bize de yazık...
  • meşazını aldım kardeşim