şükela:  tümü | bugün
  • charlie parker ile birlikte cazın be bop çağını başlatmış usta cazcı ve trompetçi. kendine özgü bükük trompeti üzerine oturulmuş* olduğu için öyledir
  • ikinci dünya savaşının başlamasıyla birlikte swing dönemi eski önemini kaybetmeye başlayıp big band'lerin neredeyse hepsinin birbirinin kopyası gibi olmaya başlaması ile big band döneminin de kapandığının belli olmasıyla yeni arayışlara giren zenci müzisyenlerin harlem'de mintons place (minton's place) adında, müzisyenleri rahat bırakan *, hatta onları teşvik eden bir işletmeciye sahip güzide bir barda toplaşıp * jam session yapmaları esnasında oraya takılıp davulcu kenny clarke ve piyanist thelonious monk ile çalan, daha sonra aralarına ününü işittikleri yeni bir müzisyen olan alto saksofoncu charlie parker'ın da katılması ile, geleneksel müzisyenlerin gözünü korkutmak ve beyazların yapamayacağı bir müzik yapmayı kendilerine amaç edinen bir grup toparlayan, bebop türünün öncüsü olmuş, trompet üstadı yüce insan.
  • kurbağa gibi şişirebildiği yanakları ile sevimli ötesi jazz üstadı. 1993 de kaybettik.
  • 6 ocak 1993'de new jersey'de bir hastanede pankreas kanserinden oldu... gillespie cocuklari disinda herkes agladi, sadece onlar koca john*'un gidisine hayranlardi. dizzy bir dahiydi, ustelik paylastikca artan bir dehasi vardi. onun yasini tutmak trompet'ine isemek gibi bir seydi...
  • 21 ekim 1917 de cheraw, guney carolina da dogmustur, gercek ismi john birks gillespiedir. ilk trompetini 12 yasinda almistir, bellidir zaten calisindan. guzel adamdir.
    a night in tunisia diye bir sarkisi vardir ki dinlenesi mutlu olunasi.
    ayrica cok deneysel takildigi bazi sarkilarda mevcuttur.
    hele istanbul not constantinople sarkisini cok hatirlatan bir sarkisi vardir (ismini unutmus durumdayim), ama hangi sarki daha eskidir bilememekteyim. yine de bir arak mevzusu olabilir.
  • tavana üfleyen bir abidir bu, evet...
  • trompeti eline aldığı zaman, trompete kimliğini bulduran; bizlereyse "oişte trompet böyle çalınır" dedirttiren mucizevi insan
  • trompeti kendi kendine, el yordamıyla öğrenirken tüm olan nefesini üflemesi alışkanlığına sahip olmuş ve bu yüzden trompet çalarken kurbağamsı bir görünüme sahip olan ünlü ve eğlenceli be bopçı.
  • çok da espirili bir adamdı gillespie. kendisiyle yapılan bir söyleşide nasıl bu kadar iyi bir trompetçi olduğu sorulduğunda verdiği cevap yine kendine hastı:
    - iyi bir trompetçinin çok kuvvetli kıç kaslarına sahip olması gerekir. yoksa altına kaçırabilir...
  • kendine özgü ucu yukari kalkik trompetine üflerken, ensesi dahi sisebilen bir adamdir..