şükela:  tümü | bugün
  • disc jockey (ing. disk, plak vs. kullanıcı, oynatıcı) olmak isteyenlere verilecek tavsiyelerdir. bulduğu ilk indirme programıyla 3 şarkı indirdikten sonra "tamam lan, ben de dj olacam" diye bir hevesle değil de gerçekten profesyonel olarak yapacaklara verilebileceklerden bazıları şunlardır:

    * adımınızı atmadan 50'ler, 60'lar, 70'ler, 80'ler, 90'lar, 2000'ler gibi dönemlerin müzik kültürünü yalayın yutun. bikaç sebepten ötürü. 1- şarkı istemeye gelen kadın ya da erkek, yaşlı ya da genç bilmiş tipler olabilir. sizde olmadığını ya da bilmediğinizi düşündüğü bir şarkıyı isteyip, bir de "yaa sen bilmezsin" havalarına girmeye çalışan bu amaçsız çaresiz tiplerin hamlelerini savuşturabilmek için. 2- mekan, organizasyon vs. sahipleri müzik kültürü aşmış insanlar olabilir. dj olan sen olduğuna göre iş vereninin senin yaptığın işle ilgili senden daha fazla bilgiye sahipse bu bir kafayı mixere sokma sebebidir. 3- bil ulan işte. bilmek zorundasın. mühendis olan adam mühendislik okuyor, rusça hocası olan adam rusça okuyor. bu işin bir okulu yok. otur çalış. 10 tane cd çekip dj oldum yaa deme.

    * paran varsa al bir setup evine, başarılı dj setlerinden bul, onları dinle, gözlemleye gözlemleye, çalışa çalışa sökersin işi. ritim saymayı, hissetmeyi öğren. onu öğrenemiyorsan zaten bırak git. bu iş için doğmamışsın. bir şarkının sonuna ötekini ne zaman ve nasıl eklemleyeceğini öğrenmeden önce çalacağın şarkıları baştan sona biliyor olmayı unutma. çünkü biten şarkının vokali devam ederken giren şarkının vokaliyle üst üste binebilir, ya da melodiler çakışabilir. melodiler demişken setini çalarken kafana göre çalamazsın, ülkemizdeki 100 dj'den 99'u öyle çalar ama sen bakma. şarkıların tonları birbiriyle uyumlu olmalıdır. yani olursa çok daha harika bir set ortaya çıkar. onu da şurdan okuyup çözebilirsin. tabi bazen ton uyumu olmayan iki şarkı peşpeşe çok iyi de gidebilir. onu bulmak yerine ve zamanına göre uygulamak ayrı mesele.

    * cd çantan kalitenin belirleyicilerindendir. mümkün olduğunca pahalısından al. çantaları nicel olarak artır. ekstra bir mekana, partiye vs. giderken çantaların şov yapsın. paran varsa tabi kulaklığın da en iyisinden al dememe gerek yoktur sanırım.

    * tanıdığın mekan sahiplerini, dj'leri sürekli artırmaya bak. bunu başarırsan her hafta şurda iş var çalar mısın? burda parti var dj var mı? gibi telefonlar alman işten bile değil.

    5 yıl sonra gelen edit: cd çantası mı kaldı abi? :)
  • iyi ve çok müzik dinlemek ana kuraldır. çaldığınız mekanı, zamanı ve kitleyi iyi okumak da ikinci kural. teknik zamanla gelişir, çaldıkça zaten teknik detayları halledersiniz.

    çaldığınız türe göre teknik ihtiyaçlarınız azalır ya da artar. örneğin trance gibi bol efektli türlerde teknik ihtiyaçlar, donanım vs daha önemliyken down tempo çalıyorsanız teknikten, donanımdan önce doğru şarkı ve doğru geçiş anıdır önemli olan. bu nedenle alet edevata, çaldığınız setupa çok takılmayın başlarda. sadece bilgisayara virtual dj yükleyerek, controller olmadan bile ortamı dağıtabilirsiniz.

    çalışınız. çok ama çok çalışınız. burun bükmeden bol bol kitleye çalabileceğiniz ortamları değerlendiriniz. kimse indigo residenti olarak başlamıyor. ilkokul diplomanız olmadan lisans eğitimi alamazsınız...

    hata yaparsanız demoralize olmayınız. tutkunuzu kaybetmeyiniz.