şükela:  tümü | bugün
135 entry daha
  • 2 numaralı vals*'inin bir saatlik versiyonu ile insanı dinginleştirir, huzura erdirir.

    doğal gülüşü* dahil dünyanın en güzel adamlarından birisidir. wehrmacht ordusu bütün heybeti ve gücüyle leningrad önlerindeyken "şu ana kadar hep barışçıl işler yaptım, artık silahlanmaya da hazırım," diyerek kızıl orduya katılmak ister. ancak görüş kabiliyetindeki zayıflık sebebiyle reddedilir. yılmaz tekrar başvurur ve tekrar reddedilir. ardından leningrad konservatuvarındaki birkaç tanıdığı ile birlikte vatan müdafaa* birliğine kaydolur. ilk haftalarda şehirde barikat kurma, yolları düzenleme ve siper kazma gibi işlerde aktif olarak rol alır. leningrad bombardımanı başladığında şehir yöneticileri böylesine değerli bir sanatçının orada bulunmasının yanlış olacağını ve onun gibi bir değeri kaybetme riskini almak istemediklerini belirterek güvenli bir yere gitmesini önerdiler ancak shostakovich kararlıdır. leningrad konservatuvarının çatısının söndürme görevine katıldı. bu görev, okul müdürü tarafından, en değerli öğretim görevlilerine* sürekli orkestra yönettirmeleri sebebiyle sembolik kalsa da leningrad için önemli bir katkıdır.

    sovyet propagandaları, propaganda konusunda goebbles'in fersahlarca gerisinde kalsa da böylesine ünlü ve önemli bir bestecinin itfaiye eri olarak leningrad savunma hattında bulunmasını değerlendirirler ve önce sovyet halkına, ardından da bütün dünya'ya bunu sunarlar. "biz buradayız. her yer yanabilir, kapılarımız düşmanla dolu olabilir, ancak biz bütün olarak buradayız. sovyetler birliği her zaman halkıyla, askeriyle ve sanatçısıyla bu yangını söndürecek ve düşmanın üstesinden gelecektir." gerçekten de işe yarayacaktır ve tarihi leningrad müdafaasında moraller bu gibi etkenlerle yükselecek ve korkuya düşen soyvet halkı bu duygunun yerini gurur ve kazanma isteğine bırakacaktır. harap olan şehirde alevler yükselirken shostakovich için müzikal bir savaş kaplar gökyüzünü. leningrad şehri'nde bombalar patlarken shostakovich zaferin akorlarını duyar. rusya'da eski bir deyim vardır; silahlar konuştuğunda ilham perisi dilini yutar. gerçekten de ruslar savaşmadıkları zaman muazzam sanat eserleri ortaya koymuşlardır ancak shostakovich için ilham perisi ile silahlar aynı anda dile gelmiştir. bu dile gelişin sonucunda da ünlü senfonisi no. 7 in c major leningrad op. 60'ı besteler.

    shostakovich bu savaş senfonisini bestelediğinde işler leningrad ve doğu cephesinde sovyetler için hiç de iyi gitmiyordu. 3 ve 17 eylül'de, alman ordusu leningrad'a iki taarruz geliştirip şehre büyük tahribat verdiyse de sonuç elde edemedi. 12 gün yoğun çatışmalı süren ikinci taarruzdan sonra alman ordusu, üçüncü bir taarruz daha düzenledi. leningrad için durum vahimdi. shostakovich bu üç büyük genel taarruz esnasında da oradadır ancak 30 eylül'de yukarılardan gelen bir emir sebebiyle ailesiyle birlikte moskova'ya doğru yola düşer.

    barbarossa harekatı dahilinde 3 koldan sovyetlere saldıran almanların hedeflerinden biri de leningrad ile birlikte üç taarruz bölgesinden bir diğeri olan moskova'dır. moskova şehri de kuşatma altındadır ve bu sebeple shostakovich ile ailesi samara kasabasında bir mülteci trenine yerleşirler. leningrad senfonisini burada, 14 günde yazıp tamamlar. senfonisini faşizme karşı olan mücadeleye, gelecek olan zafere ve memleketi leningrad'a adar. beste gereken üne kavuşur. hatta birkaç yıl içinde birleşik devletler'de dahi onlarca defa sergilenir ancak meydana geldiği ve anlattığı şehir olan leningrad'a 9 ağustos 1942'de, şehir hala kuşatma altındayken gelir. "keder ve sefaletle gözyaşı döken leningrad insanları, artık mutluluk gözyaşı dökmeye başlar" der orkestra senfoniyi çalarken gözlemleyen bir yazar. kuşatma 2. yıl sonunda kaldırılır ve geride neredeyse bir milyonluk bir sivil kaybı kalmıştır. göğsü ödüllerle doludur. defalarca stalin sanat ödülünü ve 3 kez de lenin nişanını alır. birer defa olmak üzere de sosyalist çalışkanlık kahramanı madalyası'nı, ekim devrimi nişanı'nı,
    kızıl bayrak işçi nişanı'nı, halk kardeşliği nişanı'nı, sscb halk sanatçısı ödülünü ve
    lenin ödülü'nü alır. 1959 yapımı khovanshchina filminin müziklerini yapar ve 1962'de oscar'a en iyi müzik dalında aday gösterilir.

    9 yaşındayken piyanist olan annesinden eğitim alarak başlar müzik hayatına. daha sonraları profesyonel öğretmenlerden ders alarak yeteneğini geliştirir. 1919'da 13 yaşındayken petrograd konservatuarı'na* başladı. babasını zatürreden 1922'de kaybettikten sonra piyanosunu satsa da durumu düzelmedi ve sinema'da piyano çalarak işe başladı. doğaçlama yapmayı burada öğrenip geliştirerek dönemdaşlarından sivrilecek yönlerini burada geliştirdi. hak ettiği bir hızda ünlenerek tanınmış en ünlü bestecilerden oldu ancak stalin tarafından daima kınandı ve yaftalandı. büyük terör yılları olan 1937'de mimlendi, birçok arkadaşı ve akrabası hapsedildi veya öldürüldü. bu dönemde onun tek tesellisi oğlu maxim'den 2 yıl sonra, 1936'da doğan kızı galina oldu. bütün bu suçlamalara cevabını 1937 yılında yaptığı beşinci senfonisi ile verdi. ilk eserleri arasında sayılan bu senfoni muhafazakar bir türdü.

    komünist ideolojisini benimsese de sovyetlerin içinde kendisini burjuvazi olarak bulan birçok kimse mevcuttu. bunun sebebi olarak yaptığı bestelerin proleteryadan uzak olduğu kanısı yaygındı. sovyetlerin en iyi eleştirmeni stalin(!), durmadan shostakovich'i kınıyor ve uyarıyordu. bu kısıtlamalar dolayısıyla potansiyelini tam açığa çıkaramıyordu shostakovich. ta ki stalin ölene kadar. komünist düşüncenin insancıl bir yanı olduğunu ortaya çıkaran nadir insanlardandı. naif, entelektüel, aydın, yetenekli ve insancıl bir komünist görmek kimileri için imkansızdı ama shostakovich bunun ayaklı kanıtıydı. librettosu nikolay leskov'un öyküsünden olan mtsenkli lady macbeth operası özellikle büyük bir kınama aldı ve gözden düşürülmeye çalışıldı. operada, 19. yüzyıl rusya'sında kocasının işçisine aşık olan yalnız bir kadının öyküsü anlatılır. geniş kitlelerce tanınmasına neden olduğu halde 1936'da komünist parti tarafından kınanmasına neden olmuştur. anonim bir adla -kuvvetle muhtemel stalin tarafından- komünist parti yayın organı pravda'da "müzik değil karmaşa" başlığıyla kınanmasından sonra yaklaşık 30 yıl sovyetler birliği'nde boykot edilmiştir. daha sonra bu operada çeşitli düzenlemeler yaparak opus 114 olarak bilinen katerina izmailova'yı yaratmıştır. bu versiyonun özelliği iki yeni antrakt eklenmesi, birinci perde üçüncü sahnede büyük bir değişiklik ve çeşitli yerlerde küçük değişikliklerdir. düzenleme yapılmış versiyon ilk kez 26 aralık 1962'de moskova stanislavsky-nemirovich-danchenko müzikal tiyatrosu'nda sahneye koyuldu.

    perde 1
    sahne 1: katerina'nın odası katerina yerel bir tüccar olan zinovy ile mutsuz bir evlilik yapmıştır. yalnızlığından kendini sorumlu tutmaktadır. kayınpederi boris bir mirasçısının olmamasından katerina'yı sorumlu tutar, katerina ise kocasını kendisiyle ilgilenmediği konusunda suçlar. zinovy işleriyle çok meşguldür ve boris, katerina'yı sadık olmamakla suçlamaktadır. aknisya isimli hizmetçi katerina'ya çiftlikte yeni bir işçi olan sergei'nin zamparalıklarından bahseder.
    sahne 2: izmailovların bahçesi sergei ve yoldaşı aksinya'yı kızdırıyorlardır. katerina karşısına çıkar ve kadınların erkeklerden çocuk doğurmaları ve daha birçok şeye katlanmaları nedeniyle daha güçlü olduklarını iddia eder. sergei ise bunun yanlış olduğunu savunur ve ikisi mücadele etmeye başlarlar. boris gözüktüğünde ise katerina kendisini yere atar ve tökezlediğini sergei'nin ise kendisine yardım etmeye çalıştığını söyler.
    sahne 3: katerina'nın odası katerina yatmaya hazırlanıyordur. sergei kapısını çalıp özür dileyerek uyuyamadığı için, ödünç bir kitap ister. ama katerina'da kitap yoktur, o okumaz. katerina tam kapıyı kapatmak üzereyken sergei konuşmaya devam eder ve gün içindeki konuyla ilgili çekişmelerini hatırlatır. içeriye girer ve katerina'ya sahip olmak ister, bu duruma katerina daha fazla direnemez. bu esnada boris kapıyı çalar sergei camdan kaçarak kurtulur.

    perde 2
    sahne 4: bahçe bir hafta sonra bir gece. boris oğlunun kocalık görevlerini yerine getirmesini düşünürken, sergei'yi katerina'nın penceresinden tırmanarak inerken fark eder. bir hırsız olduğunu sanıp dövmeye başlar. katerina bu duruma odasında kilitli tutulduğu için engel olamaz, sonunda bir başka pencereden kaçmayı başarır. sergei'i dövmekten yorulan boris akşam yemeği ister. katerina ona zehirli mantar verir. boris tam ölmek üzereyken elinden sergei'i serbest bırakmak için anahtarları alır.
    sahne 5: katerina'nın odası katerina ve sergei birliktelerdir. sergei uykuya daldıktan hemen sonra katerina, boris'in hayaleti tarafından rahatsız edilir ve uyuyamaz. daha sonra zinovy'nin döndüğünü duyar. zinovy'e babasının ölüm haberi bir hizmetçi tarafından verilir. sergei'in saklanmasına rağmen zinovy eşyalarını görür ve katerina'nın sadakatinden şüphelenir. katerina ve sergei bir kemerle zinovy'i boğarak öldürürler.

    perde 3
    sahne 6: mahzen yakınında katerina ve sergei evlenmek için hazırlanmaktadır ama katerina şarap mahzenine saklanmış zinovy'nin cesedi yüzünden acı çekmektedir. sergei ise katerina'ya düğün merasiminden sonra oradan ayrılacaklarına dair teminatlar vermektedir. sarhoş bir köylü mahzene girer ve zinovy'nin cesedini bulur ve gidip polis getirmeye karar verir.
    sahne 7: polis merkezi. polis düğüne davet edilmediğinden yakınır. köylü gelir ve onlara intikam için bir fırsat sağlar.
    scene 8: izmailovların bahçesi düğündeki herkes sarhoştur. katerina mahzenin kapısının açık olduğunu fark eder sergei ile kaçmaya çalışırken polis gelir.

    perde 4
    sahne 9. bir köprü yakınında geçici ceza kampı sibirya'ya giderken katerina bir gardiyana sergeii görmek için rüşvet verir. sergei ise her şeyden katerina'yı sorumlu tutmaktadır. katerina yanından ayrıldıktan sonra, sergei başka bir mahkum olan sonyetka'yı ayartmaya çalışır. sonyetka ise bunun bedeli olarak bir çift külotlu çorap talep eder. sergei, katerina'yı kendininkileri vermesi konusunda kandırır ve böylece sonyetka çoraplara sahip olur. sergei'nin genç mahkuma olan ilgisini fark eden katerina, sonyetka'yı köprüden buzlu nehire atar ve arkasından kendisi de atlar.

    stalin‘in ölümünden sonra devletin sanat siyasetindeki yumuşamaya koşut olarak 1954’te halk sanatçısı unvanıyla onurlandırıldı, 1960’ta gönülden bağlı olsa da sevmediği komünist parti üyesi oldu ve 1963’te konservatuardaki derslerine döndü. 1943'deki sovyetler birliği marşı yarışmasına katıldığı eseri, sonradan kızıl ordu marşı olmuştur.
    9 ağustos 1975'te, moskova'da, ardında ölümsüz eserler bırakarak klasik müzik cennetinde yerini aldı.
24 entry daha