şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: dnd)
  • cimrilik yapan otellerde arka yuzunde yesil yesil "please clean the room" yazar bu yazili isaretin. bu durumda bir otel eglencesi olarak koridor koridor gezip butun do not disturb'leri ters cevirebilirsiniz. (bkz: zili calip kacmak)
  • türk tv.lerinde ara sıra gösterilen bir film.
    jennifer tilly de oynuyor...

    http://us.imdb.com/title/tt0185284/
  • eğer bir sebepten gündüz saatlerinde otel odasında bulunuluyorsa, kullanmaktan çekinilmemesi gereken kapı kolu tabelasının teması. aksi takdirde ancak çook sonra eğlenceli gelebilen şeyler yaşanabilr.

    arkadaşımla ile günlerce tartışıyorum, öyle ruhsuz bi yere gitmek istemiyorum, orijinal bi yer olsun, uzaylinin piramiti yaptiktan sonraki ilk cumlesini tahmin etmek için mısır'a gidelim veya hobbitler gibi ağaç evlerde yaşayalım, sabahları tulumbayla su çekip yüzümüzü yıkayalım , yaylalara çıkalım şeklindeki ısrarlarım, kendisinin gittiği yerde rus sanılma merakı yüzünden bir işe yaramıyor ve bir resort otele yazdırıyoruz kendimizi.

    uçağa yetişmek için sabaha karşı uyanıp yola çıkıyoruz. daha öğlen olmadan oteldeyiz. oda müsait olduğu için giriş saatimizden önce alıyorlar bizi odaya. iki kişilik odada kalacağız, oda gayet temiz. zemin kattayız, sürgülü balkon kapısından çıkınca verandadayız... ama yataklar fazla mı bitişik ne? neyse efem, arkadaşın "gider gitmez havuza dalacağım olm!" iddiası, yorgunluğa ve uykusuzluğa yenik düşüyor, eşyaları yerleştirip bi soluklanalım derken uyuyakalıyoruz. banyoda normal musluk var, tulumbayı ancak tatlı olarak yemekte görürüm artık diye iç geçiriyorum...

    bir ara gözümü açıyorum birkaç saniyeliğine... boynum bükük uyumuşum*, ayakucuma doğru bakıyorum... ince bıyıklı, bembeyaz giyinmiş bir adam. elinde bir tane muz tutuyor ve tedirgin tedirgin bana bakıyor. gözgöze geliyoruz ama birşey söylemiyor. gözümü kapatıp uyumaya devam ediyorum. absürd ve tribal rüya insanı olduğum için olsa gerek. bir süre sonra garipseme hormonu uyku hormonuna galip gelmiş olacak ki birden gözlerimi açıp yataktan fırlıyorum. arkadaşı uyandırıp:

    - hşşt, odada demin bi adam vardı galiba. diyorum
    - ne adamı olm?
    - ne biliim, elinde muz tutuyordu. (muzlu olduğunu bu cümleyi söyledikten sonra hatırlıyorum bir şekilde)
    - hö? muz mu?

    rüya mıydı diye merak edip kapıya yürüyorum, kapı aralık, iki oda görevlisi kapıda ellerinde meyveler ve çerezler ile bekliyor. biri tedirgin görünüyor, diğeri kıkırdıyor.

    o zamandan beri, arkadaşın ne zaman muz görse elinde tabanca gibi tutup adamın taklidini yapmak gibi sıkıcı bir huy edinmiş olması ve otelde uyurken içeriye biri dalacakmış paranoyası kapmış olmam hadisenin travmatik sonuçlarıdır. ama arkadaşın rus sanılma merakının gay sanılmak ile sonuçlanmış olması, bu yaz şiraz'ı görmemi sağlayacak gibi gözüküyor.
  • usturuplu olunuz anlamındadır. do not disturb, be usturb, be quiet, bi sus, bi efendi ol...
    (bkz: sayıklamalar)
  • jason bateman'ın yönettiği jerry o'connell'ın başrolde yer aldığı yeni (2009) fox komedisi. ilk sezon ilk bölümü preair olarak torrent alemlerinde dolanmakta..
  • du nat distörb diye okunur,yaa yaa insan her gun yeni bir seyler ogreniyor..
  • balayı çiftleri için hazırlanmışı da varmış.

    http://img20.imageshack.us/img20/377/adszrtx.jpg

    ilginç...
  • bir ios 6 özelliği olarak rahatsız etme.
  • ing: bu bir turp değildir.