şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: doberman)
  • dobermannın(vincent cassel),sağir sevgilisi(monica belucci) ve psikopat kanunsuz arkadaşlarının soygun hikayesinin anlatildiği fransiz actionlarının en süperi...çizgi romanın ilerleyen kareleri şeklinde çekilmiş sanki...
  • ünlü fransız doberman serisinin beyaz perdeye geçmiş hali, ilginç kamera animasyonlarının ve sıradısı tiplerin sıradan bir senaryoyu nası guzel bi film haline getirebildiine örnek
  • fransızların olayıdır bu yererler kendi polis teşkilatlarını hep (bkz: taxi). çok şık bir fransız filmidir.
  • hollanda asilli fransiz reklam yonetmeni jan kounen in birkac kisa film denemesinden sonra ilk uzun metraj filmidir.
    siddetin ve aksiyonun icice islendigi filmde macera kismi ve gorsellik iyi olmasina ragmen etkileyicilkten uzak bir yapiya sahip.
  • where were the eyes that followed
    how could they´ve found
    these misery´s merchants
    struck the message deep
    we have come to stay

    dogs fled there in the dark of his path
    feared him as once they all did

    like a ghost in daylight
    on an overcrowded street
    he wishes
    to be something he is not

    like a shadow at midnight
    that originate in air
    he wishes for release

    deep in the back it had caught him
    the anchor they threw at his life
    oh these misery´s merchants
    dragged through life as a burden

    rushed off to his cage of glass
    to open the single window
    a means of escape, out in the open
    there are still holes in these walls
    puking information into the unwanting
    probing the last hope of defence
    so he plugged up the holes
    shut the outside window
    in doing that, madness payed a visit

    ...and then suddenly in midthought,
    escape was a factor and as from inside
    pushing out were words
    through fingers came uncovering
    revealing the truth of him there in the dark...

    skin began to crawl as they neared him
    is all pleasure release?
    oh these misery´s merchants
    saw the message clear
    it is time to pay

    dogs fled there in the dark of his path of the damned
    feared him as once they all did

    like a ghost in daylight
    on an overcrowded street
  • siddet ve mizahi bunyesinde eriten, siradisi karakterleriye kopmaniza sebep olan, vincent casselin ve ozellikle tcheky karyonun sadist polis roluyle parladigi, kurgusu ve ses efektleri ustalik ve zeka mamulu, muhtesem tempolu modern zamanlar gansta filmi. tekrar tekrar izlemeye doyamiycaginiz görsel isitsel siddet, junk ve tecno soleni,
  • karizmatik kotu adam filmi furyasindan etkilenen fransizlarin,ulan biz de yapariz ustelik kralini yapariz diye giristikleri sinema olayi. bastan sona karizma yapmaya kasan kotu adamlar, sagdan soldan abartma sahneler (kalkanlari siper yapan ozel tim-leon, kafayi dine takmis katil-hirsiz gene adini simdi hatirlayamadigim bir baska film, karizmatik, latin esintili kotu adam ve latin sevgili- desperado ve daha bir coklari). heriflerin kol uzunlugundaki namlusu olan tabancalari pantolonlarina sikistirip gezmeleri, snatch' teki acaba herifler her oturduklarinda tasaklarinin ucmamasi icin ne yapiyorlar sorusunu akla getirir. bar tezgahi arkasina siper almis dobermann' a ates eden iki otomatik tufek avuc ici kadar yerde adami bir turlu vuramaz, iki cete elemani yaylim ates altinda kosarken rampadan ziplayip, havuza dalar gibi citroen arabalarin altina giriverirler vs. insanin fahrettin cureklibatur` dan ozur dileyesi geliyor. monica belluci bile kurtaramadiktan sonra.
  • türkçesi de var elimde bu şarkının:

    neredeydi o izleyen gözler
    nasıl bulabilirlerdi
    bu ıstırap tüccarları(nı)
    mesajı derinlere çaldılar:
    " buraya kalmaya geldik "

    köpekler orada gözden kayboldular onun yolunda
    bir zamanlar onların hepsinin yaptığı gibi korkuttular onu

    kalabalık bir caddede
    gün ışığındaki bir hayalet gibi
    olmadığı bir şeyi olmayı istiyor

    havada oluşan
    gece yarısındaki bir gölge gibi
    serbest bırakılmayı diliyor

    (onun) yaşamına attıkları çapa
    geride, derinlerde onu yakalamıştı
    ah bu ıstırap tüccarları
    yaşamın içinden bir yük gibi sürüklediler

    camdan kafesine saldırdı
    tek bir pencere açabilmek için
    kaçış için bir vesile, açık havada
    hala delikler var bu duvarlarda;
    istenmeyene bilgi kusan
    ve savunuşun son umudunu irdeleyen...
    o, bu yüzden delikleri tıkadı
    dışarıya pencereyi kapattı
    bunu yaparken, delilik çöktü üzerine...

    ...ve sonra birden düşüncelerin ortasında
    içindeki sözcükler denize açılıyormuşçasına,
    kaçış bir etkendi (olmuştu)
    parmakların aracılığıyla örtüsü kalktı,
    onun gerçeğini orada, karanlıkta gözler önüne sererek...

    onlar ona yaklaştıkça deri sürünmeye başladı
    bütün haz özgür mü?
    ah bu ıstırap tüccarları
    mesajı açıkça gördü:
    " ödeme zamanı geldi "

    köpekler orada gözden kayboldular onun lanetli yolunda
    bir zamanlar onların hepsinin yaptığı gibi korkuttular onu

    kalabalık bir caddede
    gün ışığındaki bir hayalet gibi...
  • filmin basindaki villa sahnesinde arka planda televizyonda bir film oynar. bu film yonetmenin 1990 da bir kisa film festivalinde buyuk odul almis filmidir. hakkaten de guzeldir...