şükela:  tümü | bugün
  • zombie sinemasına norveç'in yeni hediyesi.

    http://artperest.blogspot.com/…9/03/dd-sn-2009.html
  • inirned sitesi ve fragman için, http://www.deadsnow.com/
  • filmin tumu son 20 dakikasi gibi olsaydi gunumuzun braindead'i diyebilecegimiz film olurdu. ama bu haliyle bile bir hayli cizgi ustu bir fim. kahkahalar attiracak 2-3 harika yaratici fikir var.
  • gayet ciddi başlayıp yarısında birden komediye dönüşen kararsız film. shaun of the dead'in yanına yaklaşamaz tabi.
  • yeni hiçbirşey vermeyen,çok da başarılı sayılamayacak korku filmi. komedi demeye zaten dilim varmıyor. peki çok mu kötü? evet çok kötü, olmamış.
    (bkz: şakaysa hiç komik değil ciddiyse çok komik)
  • shaun of the dead'den beri doğru dürüst korku-komedi izleyememiş biri olarak bünyeme ilaç gibi gelen, şu boktan pazartesi gecemi keyiflendirmiş norveç filmi. öncelikle korku ve komedi oranının filmin başlarında korku, sonlarına doğru ise giderek komediye kayar şekilde ayarlanmasının doğru bir seçim olduğunu söylemeliyim. izleyici olarak beni dakikalar geçtikçe daha da ferahlattı ve eğlenmiş bir şekilde filmi tamamlamış oldum. allahın emri birkaç teen-slasher kuralı burada da karşımızı da çıksa da (sevişgen çiftin önce ölmesi, gençleri uyaran yaşlı karakter, vs.. tern ninja kanunu da uygulanmış birkaç yerde) bu klişelere fazla bulaşmadan kendi bildiği yöne doğru giden bir film olmuş dead snow. özellikle finalde çığrından çıkan gore'luğuysa tuhaf bir şekilde sempatik kılmayı başarmışlar. zaten kar-kan kontrastına bolca aşinalığımız var, belki de ondan hiç rahatsız etmedi. bir de alakasız bir not olacak belki ama daha önce hiçbir filmde bu denli bir kalın bağırsak çılgınlığına rastlamamıştım.

    filmi kolayca "boktan, beş para etmez" olarak yaftalamak benim de işime gelir ama bu sene korku hayranlarına o kadar boktan korku filmleri izlettirildi ki (splinter, vacancy, the strangers, eden lake, the broken, martyrs ve aklıma gelmeyen niceleri) türünü "korku-komedi" gibi belki de en zor sinema kategorisi olarak belirleyen bu filmde gördüğüm bazı sahnelerin az önce saydığım tüm o boktan korkuların toplamından daha orijinal ve etkileyici olması nedeniyle kötü diyemiyorum bu filme. en azından bir özgünlük yakalanmış. imajlar zengin. mizah yönü cıvık holywood tadında değil, güzel müzikler falan da var. daha ne olsun. canınız sıkılıyorsa ve iç organ görmekten tiksinmiyorsanız elinizin altında bulunsun. son olarak, bu filmi beğenmeyenlere shaun of the dead haricinde kaç adet iyi korku-komedi izlediklerini sormak istiyor (scary movie diyene tekme atarım), sözlerimi burada bitiriyorum. ulan, çok var da sanki bulmuşsunuz buluyorsunuz. ne adamsınız..
  • (bkz: çığ)
  • --- spoiler ---

    nazi askerlerini zombi moduna sokan ilk film olmuştur. *

    --- spoiler ---

    edit : ilk film değilmiş. düzeltme için sir gawain'e teşekkürler.
  • "dead snow", çoğu korku filminde de karşılaştığımız gibi, bir grup genç arkadaşın "bu hafta nerde ölsek ki?" gibisinden bir düşünceyle, norveç'in karlı dağlarına doğru yaptıkları yolculukla açılıyor. tıp öğrencisi olan bu genç dimağlar kartopu oynamak, biraz kayak yapmak ve olabildiğince sosisli sandwich yiyebilmek için, bir arkadaşlarının dağ evine doğru gitmektedirler. norveç'in karlı dağ manzaraları arasından evimize doğru giderken kendi aralarında korku filmi muhabbetleri de çevirmekten geri durmuyorlar. (bu esnada film de yavaş yavaş kendi ciddiyetini ortaya koyuyor ve bizleri nelerin beklediğinin işaretini alttan alttan veriyor.) gecenin ilerleyen saatlerinde bulundukları muhitin esrarengiz bilen adamı "çayınız kahveniz yok mudur gençler?" diyerekten arkadaşlarımızın kapısını çalıyor ve ufak da bir hikaye anlatıyor. zombi nedir?, nazi nedir?, bu zombiler neden gelecektir gibisinden. sonrası da malumunuz, gençlerin rahat durmaması, sevişmesi, harama el sürmesi ve olayların gelişmesi.

    son yıllarda oldukça revaşda olan korku filmi parodileri arasında benim için en başarılılarından biri diyebilirim dead snow için. böyle bir düşünceye kapılmamdaki en önemli unsur filmin yönetmeni tommy wirkola'nın tam bir korku filmi tutkunu olması ve bunu da filmin diyaloglarına olabildiğince yansıtmış olması. bunun yanında korku filmi klasiklerinden enstanteneleri çok iyi bir şekilde yerleştirerek hoş göndermeler yapması da cabası. (13. cuma, evil dead, braindead t-shirt'ü gibi) diğer tarafdan yönetmenin korku sineması (kokru parodi) adına yeni birşeyler getirme amacı olmadığını da fazlasıyla hissettirmesi filmi sorgulamadan izlememizi sağlıyor.

    zombi ihtiva eden bir korku parodisi dediğimizde en önemli unsurlardan birisi de tabii ki kesme, biçme, parçalama sahneleri. bazı makyajlar göze batsa da kovalamaca ve yakalamacaların kareografileri oldukça başarılı kotarılmış. kan revan unsurlarının da fazlasıyla braindead'den feyz aldığı gözden kaçmıyor. tommy wirkola , önceki kill bill parodisi tadında çektiği filminde de olduğu gibi absürd komedi sahneleri konusundaki başarısını bu filmde de gösterirken yeni yapımlarında neler yapacağı konusunda da heyecen yaratıyor.

    http://kavanozdakiadam.blogspot.com/…dead-snow.html