şükela:  tümü | bugün
  • tüm hayatımızı onlara göre yaşıyoruz.

    sabah 6'da kalkıyoruz.
    perşembe günü toplantımız oluyor.
    2020'de yurtdışı gezisi planlıyoruz.

    iyi de uykumun en güzel vaktinin adı neden 6 ve ben neden uyanmak zorundayım o sabahın sikinde? bir kere günün 24 eşit parçaya bölünmesinin nedeni ne? neden 30 değil? doğada bu 24 rakamının ortaya çıkmasını sağlayan başlangıç noktası, en küçük birim vs. nedir de günümü 24'e bölüp sadece 6 biriminde bana uyku hakkı olarak lütfediyorlar?

    farsça'da beşinci gün (neye göre kime göre) anlamına gelen perşembe, şimdi kullandığımız takvime göre haftanın dördüncü günü oluyor da hafta ne amk? neden hafta diye bir kavram var? hadi ay'ı anladık. 28 gecede bir tekrar eden bir durum var, amenna da o bir ayı neden 4'e bölmüşler neden mesela 7'ye bölmemişler? hepsinden önemlisi perşembe diye bir kelime benim hayatımda niye var? ben yaşadığım güne bir isim koymak istemiyorum veya başka bir isim koymak istiyorum belki, neden benim ömrümde bir kez yaşayacağım güne 7 günde bir tekrar eden bir isim veriliyor?

    2020 nedir ya? ben yaz tatili planımı yaparken neden yaşayıp yaşamadığı bile belli olmayan bir adamın doğum gününü referans almak zorundayım? o adamın 2020. doğum gününden sonraki yaz tatile çıkmayı planlıyorum, saçmalığa bak la!

    doğada 2020 de yok, perşembe de yok saat 6 da yok. bunlar bizim zincirlerimiz sadece.
    hepinize takvimsiz, saatsiz, mutlu ve özgür günler dilerim.

    not: söylemeye çalıştığım şu:
    10.000 yıl önce ne perşembe vardı ne saat 6 ne de yıl 2020.
    bunlar tamamen insan yapımı. tek olan şey periyodik olarak tekrarlayan olaylar (güneşin doğuşu ve batışı, mevsimler, ayın aldığı şekiller vb.) insanoğlu bu olaylardan yola çıkarak sistemler oluşturmuş ve bazı başlangıç noktaları kabul ederek takvim ve saati ortaya çıkarmış. ama bu başlangıç noktaları matematikteki sıfır gibi nesnel değil.
    ama artık takvim de saat de hayatımızın en büyük gerçeği ve hayatımızı kolaylaştırdığı gibi sınırlandıran tarafları da var. hayatımız bu takvim ve saat çerçevesinde işliyor.

    not 2: ağırlık, uzunluk var. çünkü sıfır noktaları var. takvimin ise sıfır noktasını insanlar belirlemiş. saatin en küçük birimi olan salisenin süresini de insanlar belirlemiş. insanlar soyut olan zamanı parçalara bölüp adlandırmış. bunu yaparken de bir sıfır noktası veya en küçük birim temel almış.

    not 3: bir arkadaş "dil de insan yapımı, konuşma o zaman", demiş. güzel bir eleştiri. ama dil daha somut bir şey. korku, acı, şaşkınlık gibi sebeplerle çıkarılan sesler bir süre sonra anlamlar ifade etmeye başlıyor ve dil bunun üzerine gelişiyor.
  • yanlış önermedir. doğada takvim ve saatin tillahı vardır, sadece bildiğiniz formatta değildir.
  • doğada internet, sözlük, entry girmek falan da yok, onu napcaz!?

    tanım:yanlış bir tespit.
  • doğada takvim yok takvimin ağababası var . bütün göçler takvime göre üreme dönemleri, ağaçların yaprak dökmesi çiçek açması takvime göre. fırtınalar,yağmurlar
    kısacası insan bilmesede doğa işini bilir takvim şaşmaz..
  • yanlış bir önermenin de ötesinde.

    doğa, takvim ve saate sadece yüzeysel bir kısmından kaynaktır. takvim ve saatin var olma sebebi doğadır.
  • insanlığı doğanın dışında düşünen benmerkezci bir insan yanılgısı
  • zaman yok sevgili suser, kölelik var.
  • biraz bilgisayar ve telefon başından kalkması gereken kisi beyanı bu.

    eskiler zamanı hayvan ve bitkilerin hareketlerine göre olcermis. yaşlılarla konuşurken hasat zamanı, tan vakti falan gibi tabirler kullandıklarını görürsünüz.

    takvim ya da saat dediğin de zaten var olan periyodik döngülerin kolay takip edilmesi için geliştirilmiş ölçü sistemleri. doğada 1 litre diye bir şey de yok ama her hayvan günde kaç litre su içmesi gerektiğini bilir.